Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

LUKA


BÖLÜM 1

 

Luk.1: 1-3 Sayın Teofilos,
Birçok kişi aramızda olup bitenlerin tarihçesini yazmaya girişti. Nitekim başlangıçtan beri bu olayların görgü tanığı ve Tanrı sözünün hizmetkârı olanlar bunları bize ilettiler. Ben de bütün bu olayları ta başından özenle araştırmış biri olarak bunları sana sırasıyla yazmayı uygun gördüm.

Luk.1: 4 Öyle ki, sana verilen bilgilerin doğruluğunu bilesin.

 

Yahya'nın Doğumu Önceden Bildiriliyor

 

Luk.1: 5 Yahudiye Kralı Hirodes* zamanında, Aviya bölüğünden Zekeriya adında bir kâhin* vardı. Harun soyundan gelen karısının adı ise Elizabet'ti.

Luk.1: 6 Her ikisi de Tanrı'nın gözünde doğru kişilerdi, Rab'bin bütün buyruk ve
kurallarına eksiksizce uyarlardı.

Luk.1: 7 Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı
ilerlemişti.

Luk.1: 8 Zekeriya, hizmet sırasının kendi bölüğünde olduğu bir gün, Tanrı'nın önünde kâhinlik görevini yerine getiriyordu.

Luk.1: 9 Kâhinlik geleneği uyarınca Rab'bin Tapınağı'na girip buhur yakma görevi
kurayla ona verilmişti.

Luk.1: 10 Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.

Luk.1: 11 Bu sırada, Rab'bin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriya'ya
göründü.

Luk.1: 12 Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.

Luk.1: 13 Melek, "Korkma, Zekeriya" dedi, "Duan kabul edildi. Karın Elizabet sana bir oğul doğuracak, adını Yahya koyacaksın.

Luk.1: 14 Sevinip coşacaksın. Birçokları da onun doğumuna sevinecek.

Luk.1: 15 O, Rab'bin gözünde büyük olacak. Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha
annesinin rahmindeyken Kutsal Ruh'la dolacak.

Luk.1: 16 İsrailoğulları'ndan birçoğunu, Tanrıları Rab'be döndürecek.

Luk.1: 17 Babaların yüreklerini çocuklarına döndürmek, söz dinlemeyenleri doğru
kişilerin anlayışına yöneltmek ve Rab için hazırlanmış bir halk yetiştirmek
üzere, İlyas'ın ruhu ve gücüyle Rab'bin önünden gidecektir."

Luk.1: 18 Zekeriya meleğe, "Bundan nasıl emin olabilirim?" dedi. "Çünkü ben
yaşlandım, karımın da yaşı ilerledi."

Luk.1: 19 Melek ona şöyle karşılık verdi: "Ben Tanrı'nın huzurunda duran Cebrail'im. Seninle konuşmak ve bu müjdeyi sana bildirmek için gönderildim.

Luk.1: 20 İşte, belirlenen zamanda yerine gelecek olan sözlerime inanmadığın için
dilin tutulacak, bunların gerçekleşeceği güne dek konuşamayacaksın."

Luk.1: 21 Zekeriya'yı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına
şaştı.

Luk.1: 22 Zekeriya ise dışarı çıktığında onlarla konuşamadı. O zaman tapınakta bir
görüm gördüğünü anladılar. Kendisi onlara işaretler yapıyor, ama konuşamıyordu.

Luk.1: 23 Görev süresi bitince Zekeriya evine döndü.

Luk.1: 24 Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.

Luk.1: 25 "Bunu benim için yapan Rab'dir" dedi. "Bu günlerde benimle ilgilenerek
insanlar arasında utancımı giderdi."

 

İsa'nın Doğumu Önceden Bildiriliyor

 

Luk.1: 26-27 Elizabet'in hamileliğinin altıncı ayında Tanrı, Melek Cebrail'i
Celile'de bulunan Nasıra adlı kente, Davut'un soyundan Yusuf adındaki adamla
nişanlı kıza gönderdi. Kızın adı Meryem'di.

Luk.1: 28 Onun yanına giren melek, "Selam, ey Tanrı'nın lütfuna erişen kız! Rab
seninledir" dedi.

Luk.1: 29 Söylenenlere çok şaşıran Meryem, bu selamın ne anlama gelebileceğini
düşünmeye başladı.

Luk.1: 30 Ama melek ona, "Korkma Meryem" dedi, "Sen Tanrı'nın lütfuna eriştin.

Luk.1: 31 Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın.

Luk.1: 32 O büyük olacak, kendisine 'Yüceler Yücesi'nin Oğlu' denecek. Rab Tanrı
O'na, atası Davut'un tahtını verecek.

Luk.1: 33 O da sonsuza dek Yakup'un soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir."

Luk.1: 34 Meryem meleğe, "Bu nasıl olur? Ben erkeğe varmadım ki" dedi.

Luk.1: 35 Melek ona şöyle yanıt verdi: "Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, Yüceler
Yücesi'nin gücü sana gölge salacak. Bunun için doğacak olana kutsal, Tanrı Oğlu
denecek.

Luk.1: 36 Bak, senin akrabalarından Elizabet de yaşlılığında bir oğula gebe kaldı.
Kısır bilinen bu kadın şimdi altıncı ayındadır.

Luk.1: 37 Tanrı'nın yapamayacağı hiçbir şey yoktur."

Luk.1: 38 "Ben Rab'bin kuluyum" dedi Meryem, "Bana dediğin gibi olsun." Bundan sonar melek onun yanından ayrıldı.

 

Meryem, Elizabet'i Ziyaret Ediyor

 

Luk.1: 39 O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahuda'nın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.

Luk.1: 40 Zekeriya'nın evine girip Elizabet'i selamladı.

Luk.1: 41-42 Elizabet Meryem'in selamını duyunca rahmindeki çocuk hopladı. Kutsal Ruh'la dolan Elizabet yüksek sesle şöyle dedi: "Kadınlar arasında kutsanmış
bulunuyorsun, rahminin ürünü de kutsanmıştır!

Luk.1: 43 Nasıl oldu da Rabbim'in annesi yanıma geldi?

Luk.1: 44 Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.

Luk.1: 45 İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rab'bin ona söylediği sözler
gerçekleşecektir."

Luk.1: 46-47 Meryem de şöyle dedi:
"Canım Rab'bi yüceltir;
Ruhum, Kurtarıcım Tanrı sayesinde sevinçle coşar.

Luk.1: 48 Çünkü O, sıradan biri olan kuluyla ilgilendi.
İşte, bundan böyle bütün kuşaklar beni mutlu sayacak.

Luk.1: 49 Çünkü Güçlü Olan, benim için büyük işler yaptı.
O'nun adı kutsaldır.

Luk.1: 50 Kuşaklar boyunca kendisinden korkanlara merhamet eder.

Luk.1: 51 Bileğiyle büyük işler yaptı;
Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.

Luk.1: 52 Hükümdarları tahtlarından indirdi,
Sıradan insanları yükseltti.

Luk.1: 53 Aç olanları iyiliklerle doyurdu,
Zenginleri ise elleri boş çevirdi.

Luk.1: 54-55 Atalarımıza söz verdiği gibi,
İbrahim'e ve onun soyuna sonsuza dek
Merhamet etmeyi unutmayarak
Kulu İsrail'in yardımına yetişti."

Luk.1: 56 Meryem, üç ay kadar Elizabet'in yanında kaldı, sonra kendi evine döndü.

 

Yahya'nın Doğumu

 

Luk.1: 57 Elizabet'in doğurma vakti geldi ve bir oğul doğurdu.

Luk.1: 58 Komşularıyla akrabaları, Rab'bin ona ne büyük merhamet gösterdiğini
duyunca, onun sevincine katıldılar.

Luk.1: 59 Sekizinci gün çocuğun sünnetine geldiler. Ona babası Zekeriya'nın adını
vereceklerdi.

Luk.1: 60 Ama annesi, "Hayır, adı Yahya olacak" dedi.

Luk.1: 61 Ona, "Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki" dediler.

Luk.1: 62 Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini
sordular.

Luk.1: 63 Zekeriya bir yazı levhası istedi ve, "Adı Yahya'dır" diye yazdı. Herkes
şaşakaldı.

Luk.1: 64 O anda Zekeriya'nın ağzı açıldı, dili çözüldü. Tanrı'yı överek konuşmaya
başladı.

Luk.1: 65 Çevrede oturanların hepsi korkuya kapıldı. Bütün bu olaylar, Yahudiye'nin dağlık bölgesinin her yanında konuşulur oldu.

Luk.1: 66 Duyan herkes derin derin düşünüyor, "Acaba bu çocuk ne olacak?" diyordu. Çünkü Rab*fx* onunla birlikteydi.

 

Zekeriya'nın Şükran İlahisi

 

Luk.1: 67 Çocuğun babası Zekeriya, Kutsal Ruh'la dolarak şu peygamberlikte bulundu:

Luk.1: 68 "İsrail'in Tanrısı Rab'be övgüler olsun!
Çünkü halkının yardımına gelip onları fidyeyle kurtardı.

Luk.1: 69-71 Eski çağlardan beri
Kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi,
Kulu Davut'un soyundan
Bizim için güçlü bir kurtarıcı*fx* çıkardı;
Düşmanlarımızdan,
Bizden nefret edenlerin hepsinin elinden
Kurtuluşumuzu sağladı.

Luk.1: 72 Böylece atalarımıza merhamet ederek
Kutsal antlaşmasını anmış oldu.

Luk.1: 73-75 Nitekim bizi düşmanlarımızın elinden kurtaracağına
Ve ömrümüz boyunca
Kendi önünde kutsallık ve doğruluk içinde,
Korkusuzca kendisine tapınmamızı sağlayacağına dair
Atamız İbrahim'e ant içerek söz vermişti.

Luk.1: 76-77 Sen de, ey çocuk,
Yüceler Yücesi'nin peygamberi diye anılacaksın.
Rab'bin yollarını hazırlamak üzere önünden gidecek
Ve O'nun halkına,
Günahlarının bağışlanmasıyla kurtulacaklarını bildireceksin.

Luk.1: 78-79 Çünkü Tanrımız'ın yüreği merhamet doludur.
O'nun merhameti sayesinde,
Yücelerden doğan Güneş*fx*,
Karanlıkta ve ölümün gölgesinde yaşayanlara ışık saçmak
Ve ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltmek üzere
Yardımımıza gelecektir."

Luk.1: 80 Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.

 

BÖLÜM 2

 

İsa'nın Doğumu
(Mat.1:18-25)

 

Luk.2: 1 O günlerde Sezar* Avgustus bütün Roma dünyasında bir nüfus sayımının
yapılması için buyruk çıkardı.

Luk.2: 2 Bu ilk sayım, Kirinius'un Suriye valiliği zamanında yapıldı.

Luk.2: 3 Herkes yazılmak için kendi kentine gitti.

Luk.2: 4 Böylece Yusuf da, Davut'un soyundan ve torunlarından olduğu için Celile'nin Nasıra Kenti'nden Yahudiye bölgesine, Davut'un kenti Beytlehem'e gitti.

Luk.2: 5 Orada, hamile olan nişanlısı Meryem'le birlikte yazılacaktı.

Luk.2: 6-7 Onlar oradayken, Meryem'in doğurma vakti geldi ve ilk oğlunu doğurdu. Onu kundağa sarıp bir yemliğe yatırdı. Çünkü handa*fx* yer yoktu.

Çobanlar ve Melekler

Luk.2: 8 Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren
çobanlar vardı.

Luk.2: 9 Rab'bin bir meleği onlara göründü ve Rab'bin görkemi çevrelerini aydınlattı. Büyük bir korkuya kapıldılar.

Luk.2: 10-11 Melek onlara, "Korkmayın!" dedi. "Size, bütün halkı çok sevindirecek bir haber müjdeliyorum: Bugün size, Davut'un kentinde bir Kurtarıcı doğdu. Bu, Rab
olan Mesih'tir*.

Luk.2: 12 İşte size bir işaret: Kundağa sarılmış ve yemlikte yatan bir bebek
bulacaksınız."

Luk.2: 13-14 Birdenbire meleğin yanında, göksel ordulardan oluşan büyük bir topluluk belirdi. Tanrı'yı överek,
"En yücelerde Tanrı'ya yücelik olsun,
Yeryüzünde O'nun hoşnut kaldığı insanlara
Esenlik olsun!" dediler.

Luk.2: 15 Melekler yanlarından ayrılıp göğe çekildikten sonra çobanlar birbirlerine,
"Haydi, Beytlehem'e gidelim, Rab'bin bize bildirdiği bu olayı görelim" dediler.

Luk.2: 16 Aceleyle gidip Meryem'le Yusuf'u ve yemlikte yatan bebeği buldular.

Luk.2: 17 Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.

Luk.2: 18 Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.

Luk.2: 19 Meryem ise bütün bu sözleri derin derin düşünerek yüreğinde saklıyordu.

Luk.2: 20 Çobanlar, işitip gördüklerinin tümü için Tanrı'yı yüceltip överek geri
döndüler. Her şeyi, kendilerine anlatıldığı gibi bulmuşlardı.

 

İsa'nın Tapınakta Tanrı'ya Adanması

 

Luk.2: 21 Sekizinci gün, çocuğu sünnet etme zamanı gelince, O'na İsa adı verildi. Bu, O'nun anne rahmine düşmesinden önce meleğin kendisine verdiği isimdi.

Luk.2: 22 Musa'nın Yasası'na göre arınma günlerinin*fx* bitiminde Yusuf'la Meryem çocuğu Rab'be adamak için Yeruşalim'e* götürdüler.

Luk.2: 23 Nitekim Rab'bin Yasası'nda, "İlk doğan her erkek çocuk Rab'be adanmış
sayılacak" diye yazılmıştır.

Luk.2: 24 Ayrıca Rab'bin Yasası'nda buyrulduğu gibi, kurban olarak "bir çift kumru ya da iki güvercin yavrusu" sunacaklardı.

Luk.2: 25 O sırada Yeruşalim'de Şimon adında bir adam vardı. Doğru ve dindar biriydi. İsrail'in avutulmasını özlemle bekliyordu. Kutsal Ruh onun üzerindeydi.

Luk.2: 26 Rab'bin Mesihi'ni görmeden ölmeyeceği Kutsal Ruh aracılığıyla kendisine
bildirilmişti.

Luk.2: 27-28 Böylece Şimon, Ruh'un yönlendirmesiyle tapınağa geldi. Küçük İsa'nın
annesi babası, Kutsal Yasa'nın ilgili kuralını yerine getirmek üzere O'nu içeri
getirdiklerinde, Şimon O'nu kucağına aldı, Tanrı'yı överek şöyle dedi:

Luk.2: 29 "Ey Rabbim, verdiğin sözü tuttun;
Artık ben, kulun huzur içinde ölebilirim*fx*.

Luk.2: 30-32 Çünkü senin sağladığın,
Bütün halkların gözü önünde hazırladığın kurtuluşu,
Ulusları aydınlatıp
Halkın İsrail'e yücelik kazandıracak ışığı
Gözlerimle gördüm."

Luk.2: 33 İsa'nın annesiyle babası, O'nun hakkında söylenenlere şaştılar.

Luk.2: 34 Şimon onları kutsayıp çocuğun annesi Meryem'e şöyle dedi: "Bu çocuk,
İsrail'de birçok kişinin düşmesine ya da yükselmesine yol açmak ve aleyhinde
konuşulacak bir belirti olmak üzere belirlenmiştir.

Luk.2: 35 Senin kalbine de adeta bir kılıç saplanacak. Bütün bunlar, birçoklarının
yüreğindeki düşüncelerin açığa çıkması için olacak."

Luk.2: 36-37 Anna adında çok yaşlı bir kadın peygamber vardı. Aşer oymağından
Fanuel'in kızıydı. Genç kız olarak evlenip kocasıyla yedi yıl yaşadıktan sonra
dul kalmıştı. Şimdi seksen dört yaşındaydı. Tapınaktan ayrılmaz, oruç tutup dua
ederek gece gündüz Tanrı'ya tapınırdı.

Luk.2: 38 Tam o sırada ortaya çıkan Anna, Tanrı'ya şükrederek Yeruşalim'in
kurtuluşunu bekleyen herkese İsa'dan söz etmeye başladı.

Luk.2: 39 Yusuf'la Meryem, Rab'bin Yasası'nda öngörülen her şeyi yerine getirdikten sonra Celile'ye, kendi kentleri Nasıra'ya döndüler.

Luk.2: 40 Çocuk büyüyor, güçleniyor ve bilgelikte yetkinleşiyordu. Tanrı'nın lütfu
O'nun üzerindeydi.

 

İsa Tapınakta

 

Luk.2: 41 İsa'nın annesi babası her yıl Fısıh Bayramı'nda* Yeruşalim'e giderlerdi.

Luk.2: 42 İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.

Luk.2: 43-44 Bayramdan sonra eve dönerlerken küçük İsa Yeruşalim'de kaldı. Bunu
farketmeyen annesiyle babası, çocuğun yol arkadaşlarıyla birlikte olduğunu sanarak bir günlük yol gittiler. Sonra O'nu akrabalar ve dostlar arasında aramaya başladılar.

Luk.2: 45 Bulamayınca O'nu araya araya Yeruşalim'e döndüler.

Luk.2: 46 Üç gün sonra O'nu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş,
onları dinliyor, sorular soruyordu.

Luk.2: 47 O'nu dinleyen herkes, zekâsına ve verdiği yanıtlara hayran kalıyordu.

Luk.2: 48 Annesiyle babası O'nu görünce şaşırdılar. Annesi, "Çocuğum, bize bunu niçin yaptın? Bak, babanla ben büyük kaygı içinde seni arayıp durduk" dedi.

Luk.2: 49 O da onlara, "Beni niçin arayıp durdunuz?" dedi. "Babam'ın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?"

Luk.2: 50 Ne var ki onlar ne demek istediğini anlamadılar.

Luk.2: 51 İsa onlarla birlikte yola çıkıp Nasıra'ya döndü. Onların sözünü dinlerdi.
Annesi bütün bu olup bitenleri yüreğinde sakladı.

Luk.2: 52 İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini
kazanıyordu.

 

BÖLÜM 3

 

Yahya Rab'bin Yolunu Hazırlıyor
(Mat.3:1-12; Mar.1:1-8; Yu.1:19-28)

 

Luk.3: 1 Sezar* Tiberius'un egemenliğinin on beşinci yılıydı. Yahudiye'de Pontius
Pilatus valilik yapıyordu. Celile'yi Hirodes*, İtureya ve Trahonitis bölgesini Hirodes'in kardeşi Filipus, Avilini'yi Lisanias yönetiyordu.

Luk.3: 2 Hanan ile Kayafa başkâhinlik ediyorlardı. Bu sırada Tanrı çölde bulunan
Zekeriya oğlu Yahya'ya seslendi.

Luk.3: 3 O da Şeria Irmağı'nın çevresindeki bütün bölgeyi dolaşarak insanları,
günahlarının bağışlanması için tövbe edip vaftiz* olmaya çağırdı.

Luk.3: 4 Nitekim Peygamber Yeşaya'nın sözlerini içeren kitapta şöyle yazılmıştır:
"Çölde haykıran,
'Rab'bin yolunu hazırlayın,
Geçeceği patikaları düzleyin' diye sesleniyor.

Luk.3: 5 'Her vadi doldurulacak,
Her dağ ve her tepe alçaltılacak.
Dolambaçlı yollar doğrultulacak,
Engebeli yollar düzleştirilecek.

Luk.3: 6 Ve bütün insanlar
Tanrı'nın sağladığı kurtuluşu görecektir.'"

Luk.3: 7 Yahya, vaftiz olmak için kendisine gelen kalabalıklara şöyle seslendi: "Ey
engerekler soyu! Gelecek gazaptan kaçmak için sizi kim uyardı?

Luk.3: 8 Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin! Kendi kendinize, 'Biz
İbrahim'in soyundanız' demeye kalkmayın. Ben size şunu söyleyeyim: Tanrı,
İbrahim'e şu taşlardan da çocuk yaratabilir.

Luk.3: 9 Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip
ateşe atılır."

Luk.3: 10 Halk ona, "Öyleyse biz ne yapalım?" diye sordu.

Luk.3: 11 Yahya onlara, "İki mintanı olan birini mintanı olmayana versin; yiyeceği
olan yiyeceği olmayanla paylaşsın" yanıtını verdi.

Luk.3: 12 Bazı vergi görevlileri* de vaftiz olmaya gelerek, "Öğretmenimiz, biz ne
yapalım?" dediler.

Luk.3: 13 Yahya, "Size buyrulandan çok vergi almayın" dedi.

Luk.3: 14 Bazı askerler de, "Ya biz ne yapalım?" diye sordular.
O da, "Kaba kuvvetle ya da yalan suçlamalarla kimseden para koparmayın" dedi,
"Ücretinizle yetinin."

Luk.3: 15 Halk umut içinde bekliyordu. Yahya'yla ilgili olarak herkesin aklında,
"Acaba Mesih* bu mu?" sorusu vardı.

Luk.3: 16 Yahya ise hepsine şöyle yanıt verdi: "Ben sizi suyla vaftiz ediyorum, ama
benden daha güçlü Olan geliyor. Ben O'nun çarıklarının bağını çözmeye bile layık
değilim. O sizi Kutsal Ruh'la ve ateşle vaftiz edecek.

Luk.3: 17 Harman yerini temizlemek ve buğdayı toplayıp ambarına yığmak için yabası elinde hazır duruyor. Samanı ise sönmeyen ateşte yakacak."

Luk.3: 18 Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjde'yi duyuruyordu.

Luk.3: 19-20 Ne var ki bölgenin kralı* Hirodes, kardeşinin karısı Hirodiya'yla ilgili
olayı ve kendi yapmış olduğu bütün kötülükleri yüzüne vuran Yahya'yı hapse
attırarak kötülüklerine bir yenisini ekledi.

 

İsa'nın Vaftiz Olması
(Mat.3:13-17; Mar.1:9-11)

 

Luk.3: 21-22 Bütün halk vaftiz olduktan sonra İsa da vaftiz oldu. Dua ederken gök
açıldı ve Kutsal Ruh, bedensel görünümde, güvercin gibi O'nun üzerine indi.
Gökten, "Sen benim sevgili Oğlum'sun, senden hoşnudum" diyen bir ses duyuldu.

 

İsa'nın Soyu
(Mat.1:1-17)

 

Luk.3: 23 İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusuf'un oğlu olduğu
sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,

Luk.3: 24 Mattat oğlu, Levi oğlu, Malki oğlu, Yannay oğlu, Yusuf oğlu,

Luk.3: 25 Mattitya oğlu, Amos oğlu, Nahum oğlu, Hesli oğlu, Nagay oğlu,

Luk.3: 26 Mahat oğlu, Mattitya oğlu, Şimi oğlu, Yosek oğlu, Yoda oğlu,

Luk.3: 27 Yohanan oğlu, Reşa oğlu, Zerubbabil oğlu, Şealtiel oğlu, Neri oğlu,

Luk.3: 28 Malki oğlu, Addi oğlu, Kosam oğlu, Elmadam oğlu, Er oğlu,

Luk.3: 29 Yeşu oğlu, Eliezer oğlu, Yorim oğlu, Mattat oğlu, Levi oğlu,

Luk.3: 30 Şimon oğlu, Yahuda oğlu, Yusuf oğlu, Yonam oğlu, Elyakim oğlu,

Luk.3: 31 Mala oğlu, Menna oğlu, Mattata oğlu, Natan oğlu, Davut oğlu,

Luk.3: 32 İşay oğlu, Ovet oğlu, Boaz oğlu, Salmon*fx* oğlu, Nahşon oğlu,

Luk.3: 33 Amminadav oğlu, Ram oğlu*fx*, Hesron oğlu, Peres oğlu, Yahuda oğlu,

Luk.3: 34 Yakup oğlu, İshak oğlu, İbrahim oğlu, Terah oğlu, Nahor oğlu,

Luk.3: 35 Seruk oğlu, Reu oğlu, Pelek oğlu, Ever oğlu, Şelah oğlu,

Luk.3: 36 Kenan oğlu, Arpakşat oğlu, Sam oğlu, Nuh oğlu, Lemek oğlu,

Luk.3: 37 Metuşelah oğlu, Hanok oğlu, Yeret oğlu, Mahalalel oğlu, Kenan oğlu,

Luk.3: 38 Enoş oğlu, Şit oğlu, Adem oğlu, Tanrı Oğlu'ydu.

 

BÖLÜM 4

 

İsa'nın Çölde Denenmesi
(Mat.4:1-11; Mar.1:12-13)

 

Luk.4: 1-2 Kutsal Ruh'la dolu olarak Şeria Irmağı'ndan dönen İsa, Ruh'un
yönlendirmesiyle çölde dolaştırılarak kırk gün İblis tarafından denendi. O
günlerde hiçbir şey yemedi. Dolayısıyla bu süre sonunda acıktı.

Luk.4: 3 Bunun üzerine İblis O'na, "Tanrı'nın Oğlu'ysan, şu taşa söyle ekmek olsun"
dedi.

Luk.4: 4 İsa, "'İnsan yalnız ekmekle yaşamaz' diye yazılmıştır" karşılığını verdi.

Luk.4: 5 Sonra İblis İsa'yı yükseklere çıkararak bir anda O'na dünyanın bütün
ülkelerini gösterdi.

Luk.4: 6 O'na, "Bütün bunların yönetimini ve zenginliğini sana vereceğim" dedi.
"Bunlar bana teslim edildi, ben de dilediğim kişiye veririm.

Luk.4: 7 Bana taparsan, hepsi senin olacak."

Luk.4: 8 İsa ona şu karşılığı verdi: "'Tanrın Rab'be tapacak, yalnız O'na kulluk
edeceksin' diye yazılmıştır."

Luk.4: 9 İblis O'nu Yeruşalim'e götürüp tapınağın tepesine çıkardı. "Tanrı'nın
Oğlu'ysan, kendini buradan aşağı at" dedi.

Luk.4: 10 "Çünkü şöyle yazılmıştır:
'Tanrı, seni korumaları için
Meleklerine buyruk verecek.'

Luk.4: 11 'Ayağın bir taşa çarpmasın diye
Seni elleri üzerinde taşıyacaklar.'"

Luk.4: 12 İsa ona şöyle karşılık verdi: "'Tanrın Rab'bi denemeyeceksin!' diye
buyrulmuştur."

Luk.4: 13 İblis, İsa'yı her bakımdan denedikten sonra bir süre için O'nun yanından
ayrıldı.

 

İsa Celile'de
(Mat.4:12-17; Mar.1:14-15)

 

Luk.4: 14 İsa, Ruh'un gücüyle donanmış olarak Celile'ye döndü. Haber bütün bölgeye yayıldı.

Luk.4: 15 Oranın havralarında öğretiyor, herkes tarafından övülüyordu.

Luk.4: 16-17 İsa, büyüdüğü Nasıra Kenti'ne geldiğinde her zamanki gibi Şabat Günü* havraya gitti. Kutsal Yazılar'ı okumak üzere ayağa kalkınca O'na Peygamber
Yeşaya'nın Kitabı verildi. Kitabı açarak şu sözlerin yazılı olduğu yeri buldu:

Luk.4: 18-19 "Rab'bin Ruhu üzerimdedir.
Çünkü O beni yoksullara Müjde'yi iletmek için meshetti*.
Tutsaklara serbest bırakılacaklarını,
Körlere gözlerinin açılacağını duyurmak için,
 

Ezilenleri özgürlüğe kavuşturmak
 

Ve Rab'bin lütuf yılını ilan etmek için
Beni gönderdi."

Luk.4: 20 Sonra kitabı kapattı, görevliye geri verip oturdu. Havradakilerin hepsi
dikkatle O'na bakıyordu.

Luk.4: 21 İsa, "Dinlediğiniz bu Yazı bugün yerine gelmiştir" diye konuşmaya başladı.

Luk.4: 22 Herkes İsa'yı övüyor, ağzından çıkan lütufkâr sözlere hayran kalıyordu.
"Yusuf'un oğlu değil mi bu?" diyorlardı.

Luk.4: 23 İsa onlara şöyle dedi: "Kuşkusuz bana şu deyimi hatırlatacaksınız: 'Ey
hekim, önce kendini iyileştir! Kefarnahum'da yaptıklarını duyduk. Aynısını
burada, kendi memleketinde de yap.'"

Luk.4: 24 "Size doğrusunu söyleyeyim" diye devam etti İsa, "Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.

Luk.4: 25 Yine size gerçeği söyleyeyim, gökyüzünün üç yıl altı ay kapalı kaldığı,
bütün ülkede korkunç bir kıtlığın baş gösterdiği İlyas zamanında İsrail'de çok
sayıda dul kadın vardı.

Luk.4: 26 İlyas bunlardan hiçbirine gönderilmedi; yalnız Sayda bölgesinin Sarefat
Kenti'nde bulunan dul bir kadına gönderildi.

Luk.4: 27 Peygamber Elişa'nın zamanında İsrail'de çok sayıda cüzamlı* vardı.
Bunlardan hiçbiri iyileştirilmedi; yalnız Suriyeli Naaman iyileştirildi."

Luk.4: 28 Havradakiler bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular.

Luk.4: 29 Ayağa kalkıp İsa'yı kentin dışına kovdular. O'nu uçurumdan aşağı atmak için kentin kurulduğu tepenin yamacına götürdüler.

Luk.4: 30 Ama İsa onların arasından geçerek oradan uzaklaştı.

 

İsa Kötü Bir Ruhu Kovuyor
(Mar.1:21-28)

 

Luk.4: 31 Sonra İsa Celile'nin Kefarnahum Kenti'ne gitti. Şabat Günü* halka
öğretiyordu.

Luk.4: 32 Yetkiyle konuştuğu için O'nun öğretişine şaşıp kaldılar.

Luk.4: 33-34 Havrada cinli, içinde kötü ruh olan bir adam vardı. Adam yüksek sesle,
"Ey Nasıralı İsa, bırak bizi! Bizden ne istiyorsun?" diye bağırdı. "Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum, Tanrı'nın Kutsalı'sın sen!"

Luk.4: 35 İsa, "Sus, çık adamdan!" diyerek cini azarladı. Cin adamı herkesin önünde
yere vurduktan sonra, ona hiç zarar vermeden içinden çıktı.

Luk.4: 36 Herkes şaşkına dönmüştü. Birbirlerine, "Bu nasıl söz? Güç ve yetkiyle kötü ruhlara çıkmalarını buyuruyor, onlar da çıkıyor!" diyorlardı.

Luk.4: 37 İsa'yla ilgili haber o bölgenin her yanında yankılandı.

İsa Birçok Hastayı İyileştiriyor
(Mat.8:14-17; Mar.1:29-34)

Luk.4: 38 İsa havradan ayrılarak Simun'un evine gitti. Simun'un kaynanası hastaydı,
ateşler içindeydi. Onun için İsa'dan yardım istediler.

Luk.4: 39 İsa kadının başucunda durup ateşi azarladı, kadının ateşi düştü. Kadın
hemen ayağa kalkıp onlara hizmet etmeye başladı.

Luk.4: 40 Güneş batarken herkes çeşitli hastalıklara yakalanmış akrabalarını İsa'ya
getirdi. İsa her birinin üzerine ellerini koyarak onları iyileştirdi.

Luk.4: 41 Birçoğunun içinden cinler de, "Sen Tanrı'nın Oğlu'sun!" diye bağırarak
çıkıyordu. Ne var ki, İsa onları azarladı, konuşmalarına izin vermedi. Çünkü kendisinin Mesih* olduğunu biliyorlardı.

Luk.4: 42 Sabah olunca İsa dışarı çıkıp ıssız bir yere gitti. Halk ise O'nu arıyordu.
Bulunduğu yere geldiklerinde O'nu yanlarında alıkoymaya çalıştılar.

Luk.4: 43 Ama İsa, "Öbür kentlerde de Tanrı'nın Egemenliği'yle ilgili Müjde'yi yaymam gerek" dedi. "Çünkü bunun için gönderildim."

Luk.4: 44 Böylece Yahudiye'deki*fx* havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.

 

BÖLÜM 5

 

İsa'nın İlk Öğrencileri
(Mat.4:18-22; Mar.1:16-20)

 

Luk.5: 1 Halk, Ginnesar Gölü'nün kıyısında duran İsa'nın çevresini sarmış, Tanrı'nın
sözünü dinliyordu.

Luk.5: 2 İsa, gölün kıyısında iki tekne gördü. Balıkçılar teknelerinden inmiş
ağlarını yıkıyorlardı.

Luk.5: 3 İki tekneden Simun'a ait olanına binen İsa, ona kıyıdan biraz açılmasını
rica etti. Sonra oturdu, teknenin içinden halka öğretmeye devam etti.

Luk.5: 4 Konuşmasını bitirince Simun'a, "Derin sulara açılın, balık tutmak için
ağlarınızı atın" dedi.

Luk.5: 5 Simun şu karşılığı verdi: "Efendimiz, bütün gece çabaladık, hiçbir şey
tutamadık. Yine de senin sözün üzerine ağları atacağım."

Luk.5: 6 Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı.

Luk.5: 7 Öbür teknedeki ortaklarına işaret ederek gelip yardım etmelerini istediler.
Onlar da geldiler ve her iki tekneyi balıkla doldurdular; tekneler neredeyse
batıyordu.

Luk.5: 8 Simun Petrus bunu görünce, "Ya Rab, benden uzak dur, ben günahlı bir adamım" diyerek İsa'nın dizlerine kapandı.

Luk.5: 9 Kendisi ve yanındakiler, tutmuş oldukları balıkların çokluğuna şaşıp
kalmışlardı.

Luk.5: 10 Simun'un ortakları olan Zebedi oğulları Yakup'la Yuhanna'yı da aynı
şaşkınlık almıştı. İsa Simun'a, "Korkma" dedi, "Bundan böyle balık yerine insan tutacaksın."

Luk.5: 11 Sonra onlar tekneleri karaya çektiler ve her şeyi bırakıp İsa'nın ardından
gittiler.

 

İsa Bir Cüzamlıyı İyileştiriyor
(Mat.8:1-4; Mar.1:40-45)

 

Luk.5: 12 İsa kentlerden birindeyken, her yanını cüzam* kaplamış bir adamla
karşılaştı. Adam İsa'yı görünce yüzüstü yere kapanıp yalvardı: "Ya Rab, istersen
beni temiz kılabilirsin" dedi.

Luk.5: 13 İsa elini uzatıp adama dokundu, "İsterim, temiz ol!" dedi. Adam anında
cüzamdan kurtuldu.

Luk.5: 14 İsa ona, bundan kimseye söz etmemesini buyurdu. "Git, kâhine* görün ve
cüzamdan temizlendiğini herkese kanıtlamak için Musa'nın buyurduğu sunuları sun"
dedi.

Luk.5: 15 Ne var ki, İsa'yla ilgili haber daha da çok yayıldı. Kalabalık halk
toplulukları İsa'yı dinlemek ve hastalıklarından kurtulmak amacıyla akın akın
geliyordu.

Luk.5: 16 Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.

 

Bir Felçlinin İyileştirilmesi
(Mat.9:1-8; Mar.2:1-12)

 

Luk.5: 17 Bir gün İsa öğretiyordu. Celile'nin ve Yahudiye'nin bütün köylerinden ve
Yeruşalim'den gelen Ferisiler'le* Kutsal Yasa öğretmenleri O'nun çevresinde
oturuyorlardı. İsa, Rab'bin gücü sayesinde hastaları iyileştiriyordu.

Luk.5: 18 O sırada birkaç kişi, yatak üzerinde taşıdıkları felçli bir adamı evden
içeri sokup İsa'nın önüne koymaya çalışıyordu.

Luk.5: 19 Kalabalıktan ötürü onu içeri sokacak yol bulamayınca dama çıktılar,
kiremitleri kaldırıp adamı yatakla birlikte orta yere, İsa'nın önüne indirdiler.

Luk.5: 20 İsa onların imanını görünce, "Dostum, günahların bağışlandı" dedi.

Luk.5: 21 Din bilginleriyle* Ferisiler, "Tanrı'ya küfreden bu adam kim? Tanrı'dan
başka kim günahları bağışlayabilir?" diye düşünmeye başladılar.

Luk.5: 22 Akıllarından geçenleri bilen İsa onlara şöyle seslendi: "Aklınızdan neden
böyle şeyler geçiriyorsunuz?

Luk.5: 23 Hangisi daha kolay, 'Günahların bağışlandı' demek mi, yoksa 'Kalk, yürü'
demek mi?

Luk.5: 24 Ne var ki, İnsanoğlu'nun* yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip
olduğunu bilesiniz diye..." Sonra felçli adama, "Sana söylüyorum, kalk, yatağını
toplayıp evine git!" dedi.

Luk.5: 25 Adam onların gözü önünde hemen ayağa kalktı, üzerinde yattığı yatağı
topladı ve Tanrı'yı yücelterek evine gitti.

Luk.5: 26 Herkesi bir şaşkınlık almıştı. Tanrı'yı yüceltiyor, büyük korku içinde,
"Bugün şaşılacak işler gördük!" diyorlardı.

 

Levi'nin Öğrencilere Katılması
 

(Mat.9:9-13; Mar.2:13-17)

Luk.5: 27 Bu olaydan sonra İsa dışarı çıktı, vergi toplama yerinde oturan Levi adında bir vergi görevlisini* gördü. Adama, "Ardımdan gel" dedi.

Luk.5: 28 O da kalktı, her şeyi bırakıp İsa'nın ardından gitti.

Luk.5: 29 Sonra Levi, evinde İsa'nın onuruna büyük bir şölen verdi. Vergi görevlileriyle başka kişilerden oluşan büyük bir kalabalık onlarla birlikte yemeğe oturmuştu.

Luk.5: 30 Ferisiler'le onların din bilginleri söylenmeye başladılar. İsa'nın
öğrencilerine, "Siz neden vergi görevlileri ve günahkârlarla birlikte yiyip
içiyorsunuz?" dediler.

Luk.5: 31 İsa onlara şu karşılığı verdi: "Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime
ihtiyacı var.

Luk.5: 32 Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim."

Oruçla İlgili Soru
(Mat.9:14-17; Mar.2:18-22)

Luk.5: 33 Onlar İsa'ya, "Yahya'nın öğrencileri sık sık oruç tutup dua ediyorlar,
Ferisiler'in öğrencileri de öyle. Seninkiler ise yiyip içiyor" dediler.

Luk.5: 34 İsa şöyle karşılık verdi: "Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç
tutturabilir misiniz?

Luk.5: 35 Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o
günler oruç tutacaklar."

Luk.5: 36 İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: "Hiç kimse yeni giysiden bir parça
yırtıp eski giysiyi yamamaz. Yoksa hem yeni giysi yırtılır, hem de o giysiden
koparılan yama eskisine uymaz.

Luk.5: 37 Hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara doldurmaz. Yoksa yeni şarap tulumları patlatır; hem şarap dökülür, hem de tulumlar mahvolur.

Luk.5: 38 Yeni şarabı yeni tulumlara doldurmak gerek.

Luk.5: 39 Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. 'Eskisi
güzel' der."

 

BÖLÜM 6

 

Şabat Günü Sorunu
(Mat.12:1-14; Mar.2:23-3:6)

 

Luk.6: 1 Bir Şabat Günü* İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri başakları
koparıyor, avuçlarında ufalayıp yiyorlardı.

Luk.6: 2 Ferisiler'den bazıları, "Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorsunuz?"
dediler.

Luk.6: 3 İsa onlara şöyle karşılık verdi: "Davut'la yanındakiler acıkınca Davut'un ne
yaptığını okumadınız mı?

Luk.6: 4 Tanrı'nın evine girdi, kâhinlerden başkasının yemesi yasak olan adak
ekmeklerini* alıp yedi ve yanındakilere de verdi."

Luk.6: 5 Sonra İsa onlara, "İnsanoğlu* Şabat Günü'nün de Rabbi'dir" dedi.

Luk.6: 6 Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.

Luk.6: 7 İsa'yı suçlamak için fırsat kollayan din bilginleriyle Ferisiler, Şabat Günü
hastaları iyileştirecek mi diye O'nu gözlüyorlardı.

Luk.6: 8 İsa, onların ne düşündüklerini biliyordu. Eli sakat olan adama, "Ayağa kalk,
öne çık" dedi. O da kalktı, orta yerde durdu.

Luk.6: 9 İsa onlara, "Size sorayım" dedi, "Kutsal Yasa'ya göre Şabat Günü iyilik
yapmak mı doğru, kötülük yapmak mı? Can kurtarmak mı doğru, öldürmek mi?"

Luk.6: 10 Gözlerini hepsinin üzerinde gezdirdikten sonra adama, "Elini uzat" dedi.
Adam elini uzattı, eli yine sapasağlam oluverdi.

Luk.6: 11 Onlar ise öfkeden deliye döndüler ve aralarında İsa'ya ne yapabileceklerini
tartışmaya başladılar.

İsa On İki Elçisini Seçiyor
(Mat.10:1-4; Mar.3:13-19)

Luk.6: 12 O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrı'ya dua
ederek geçirdi.

Luk.6: 13-16 Gün doğunca öğrencilerini yanına çağırdı ve onların arasından, elçi diye adlandırdığı şu on iki kişiyi seçti: Petrus adını verdiği Simun, onun kardeşi
Andreas, Yakup, Yuhanna, Filipus, Bartalmay, Matta, Tomas, Alfay oğlu Yakup,
Yurtsever* diye tanınan Simun, Yakup oğlu Yahuda ve İsa'ya ihanet eden Yahuda
İskariot.

Luk.6: 17 İsa bunlarla birlikte aşağı inip düzlük bir yerde durdu. Öğrencilerinden
büyük bir kalabalık ve bütün Yahudiye'den, Yeruşalim'den, Sur'la Sayda
yakınlarındaki kıyı bölgesinden gelen büyük bir halk topluluğu da oradaydı.

Luk.6: 18 İsa'yı dinlemek ve hastalıklarına şifa bulmak için gelmişlerdi. Kötü ruhlar
yüzünden sıkıntı çekenler de iyileştiriliyordu.

Luk.6: 19 Kalabalıkta herkes İsa'ya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü O'nun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.


Mutlular ve Mutsuzlar
(Mat.5:1-12)

 

Luk.6: 20 İsa, gözlerini öğrencilerine çevirerek şöyle dedi:
"Ne mutlu size, ey yoksullar!
Çünkü Tanrı'nın Egemenliği sizindir.

Luk.6: 21 Ne mutlu size, şimdi açlık çekenler!
Çünkü doyurulacaksınız.
Ne mutlu size, şimdi ağlayanlar!
Çünkü güleceksiniz.

Luk.6: 22 İnsanoğlu'na* bağlılığınız yüzünden
İnsanlar sizden nefret ettikleri,
Sizi toplum dışı edip aşağıladıkları
Ve adınızı kötüleyip sizi reddettikleri zaman
Ne mutlu size!

Luk.6: 23 O gün sevinin, coşkuyla zıplayın!
Çünkü gökteki ödülünüz büyüktür.
Nitekim onların ataları da
Peygamberlere böyle davrandılar.

Luk.6: 24 Ama vay halinize, ey zenginler,
Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!

Luk.6: 25 Vay halinize, şimdi karnı tok olan sizler,
Çünkü açlık çekeceksiniz!
Vay halinize, ey şimdi gülenler,
Çünkü yas tutup ağlayacaksınız!

Luk.6: 26 Bütün insanlar sizin için iyi sözler söyledikleri zaman,
Vay halinize!
Çünkü onların ataları da
Sahte peygamberlere böyle davrandılar."


Düşmanlarınızı Sevin
(Mat.5:38-48; 7:12)

 

Luk.6: 27-28 "Ama beni dinleyen sizlere şunu söylüyorum: Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenler için iyilik dileyin, size
hakaret edenler için dua edin.

Luk.6: 29 Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan
mintanınızı da esirgemeyin.

Luk.6: 30 Sizden bir şey dileyen herkese verin, malınızı alandan onu geri istemeyin.

Luk.6: 31 İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın.

Luk.6: 32 "Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır?
Günahkârlar bile kendilerini sevenleri sever.

Luk.6: 33 Size iyilik yapanlara iyilik yaparsanız, bu size ne övgü kazandırır?
Günahkârlar bile böyle yapar.

Luk.6: 34 Geri alacağınızı umduğunuz kişilere ödünç verirseniz, bu size ne övgü
kazandırır? Günahkârlar bile verdiklerini geri almak koşuluyla günahkârlara ödünç
verirler.

Luk.6: 35 Ama siz düşmanlarınızı sevin, iyilik yapın, hiçbir karşılık beklemeden ödünç verin. Alacağınız ödül büyük olacak, Yüceler Yücesi'nin oğulları
olacaksınız. Çünkü O, nankör ve kötü kişilere karşı iyi yüreklidir.
Luk.6: 36 Babanız merhametli olduğu gibi, siz de merhametli olun."

Başkasını Yargılamayın
(Mat.7:1-5)

Luk.6: 37 "Başkasını yargılamayın, siz de yargılanmazsınız. Suçlu çıkarmayın, siz de suçlu çıkarılmazsınız. Başkasını bağışlayın, siz de bağışlanırsınız.

Luk.6: 38 Verin, size verilecektir. İyice bastırılmış, silkelenmiş ve taşmış, dolu
bir ölçekle kucağınıza boşaltılacak. Hangi ölçekle verirseniz, aynı ölçekle
alacaksınız."

Luk.6: 39 İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: "Kör köre kılavuzluk edebilir mi?
 

İkisi de çukura düşmez mi?

 

Luk.6: 40 Öğrenci öğretmeninden üstün değildir, ama eğitimini tamamlayan her öğrenci öğretmeni gibi olacaktır.

Luk.6: 41 "Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği farketmezsin?

Luk.6: 42 Kendi gözündeki merteği görmezken, kardeşine nasıl, 'Kardeş, izin ver,
gözündeki çöpü çıkarayım' dersin? Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteği
çıkar, o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün."

 

Ağaç ve Meyvesi
(Mat.7:16-20; 12:33-35)

 

Luk.6: 43 "İyi ağaç kötü meyve, kötü ağaç da iyi meyve vermez.

Luk.6: 44 Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz,
çalılardan üzüm devşirilmez.

Luk.6: 45 İyi insan yüreğindeki iyilik hazinesinden iyilik, kötü insan içindeki
kötülük hazinesinden kötülük çıkarır. İnsanın ağzı, yüreğinden taşanı söyler.

Luk.6: 46 "Niçin beni 'Ya Rab, ya Rab' diye çağırıyorsunuz da söylediklerimi
yapmıyorsunuz?

Luk.6: 47 Bana gelen ve sözlerimi duyup uygulayan kişinin kime benzediğini size
anlatayım.

Luk.6: 48 Böyle bir kişi, evini yaparken toprağı kazan, derinlere inip temeli kaya
üzerine atan adama benzer. Sel sularıyla kabaran ırmak o eve saldırsa da, onu
sarsamaz. Çünkü ev sağlam yapılmıştır.

Luk.6: 49 Ama sözlerimi duyup da uygulamayan kişi, evini temel koymaksızın toprağın üzerine kuran adama benzer. Kabaran ırmak saldırınca ev hemen çöker. Evin yıkılışı da korkunç olur."

 

BÖLÜM 7

 

Yüzbaşının İmanı
(Mat.8:5-13)

 

Luk.7: 1 İsa, kendisini dinleyen halka bütün bu sözleri söyledikten sonra
Kefarnahum'a gitti.

Luk.7: 2 Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta
yatıyordu.

Luk.7: 3 İsa'yla ilgili haberleri duyan yüzbaşı, gelip kölesini iyileştirmesini rica
etmek üzere O'na Yahudiler'in bazı ileri gelenlerini gönderdi.

Luk.7: 4 Bunlar İsa'nın yanına gelince içten bir yalvarışla O'na şöyle dediler: "Bu
adam senin yardımına layıktır.

Luk.7: 5 Çünkü ulusumuzu seviyor. Havramızı yaptıran da kendisidir."

Luk.7: 6 İsa onlarla birlikte yola çıktı. Eve yaklaştığı sırada, yüzbaşı bazı dostlarını yollayıp O'na şu haberi gönderdi: "Ya Rab, zahmet etme; evime girmene layık değilim.

Luk.7: 7 Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz
söyle, uşağım iyileşir.

Luk.7: 8 Ben de buyruk altında bir görevliyim, benim de buyruğumda askerlerim var. Birine, 'Git' derim, gider; ötekine, 'Gel' derim, gelir; köleme, 'Şunu yap' derim, yapar."

Luk.7: 9 Bu sözleri duyan İsa yüzbaşıya hayran kaldı. Ardından gelen kalabalığa
dönerek, "Size şunu söyleyeyim" dedi, "İsrail'de bile böyle iman görmedim."

Luk.7: 10 Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.

 

İsa Bir Dulun Oğlunu Diriltiyor

 

Luk.7: 11 Bundan kısa bir süre sonra İsa, Nain denilen bir kente gitti.
Öğrencileriyle büyük bir kalabalık O'na eşlik ediyordu.

Luk.7: 12 İsa kentin kapısına tam yaklaştığı sırada, dul annesinin tek oğlu olan bir
adamın cenazesi kaldırılıyordu. Kent halkından büyük bir kalabalık da kadınla
birlikteydi.

Luk.7: 13 Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, "Ağlama" dedi.

Luk.7: 14 Yaklaşıp cenaze sedyesine dokununca sedyeyi taşıyanlar durdu. İsa,
"Delikanlı" dedi, "Sana söylüyorum, kalk!"

Luk.7: 15 Ölü doğrulup oturdu ve konuşmaya başladı. İsa onu annesine geri verdi.

Luk.7: 16 Herkesi bir korku almıştı. "Aramızda büyük bir peygamber ortaya çıktı!" ve "Tanrı, halkının yardımına geldi!" diyerek Tanrı'yı yüceltmeye başladılar.

Luk.7: 17 İsa'yla ilgili bu haber bütün Yahudiye'ye ve çevre bölgelere yayıldı.

 

İsa ve Vaftizci Yahya
(Mat.11:2-19)

 

Luk.7: 18-19 Yahya'nın öğrencileri bütün bu olup bitenleri kendisine bildirdiler.
Öğrencilerinden ikisini yanına çağıran Yahya, "Gelecek Olan sen misin, yoksa
başkasını mı bekleyelim?" diye sormaları için onları Rab'be gönderdi.

Luk.7: 20 Adamlar İsa'nın yanına gelince şöyle dediler: "Bizi sana Vaftizci Yahya
gönderdi. 'Gelecek Olan sen misin, yoksa başkasını mı bekleyelim?' diye soruyor."

Luk.7: 21 Tam o sırada İsa, çeşitli hastalıklara, illetlere ve kötü ruhlara tutulmuş
birçok kişiyi iyileştirdi, birçok körün gözünü açtı.

Luk.7: 22 Sonra Yahya'nın öğrencilerine şöyle karşılık verdi: "Gidin, görüp
işittiklerinizi Yahya'ya bildirin. Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor,
cüzamlılar temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve Müjde
yoksullara duyuruluyor.

Luk.7: 23 Benden ötürü sendeleyip düşmeyene ne mutlu!"

Luk.7: 24 Yahya'nın gönderdiği haberciler gittikten sonra İsa, halka Yahya'dan söz
etmeye başladı. "Çöle ne görmeye gittiniz?" dedi. "Rüzgarda sallanan bir kamış mı?

Luk.7: 25 Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Pahalı giysiler giymiş bir adam mı? Oysa
şahane giysiler giyip bolluk içinde yaşayanlar kral saraylarında bulunur.

Luk.7: 26 Öyleyse ne görmeye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Size şunu söyleyeyim, gördüğünüz kişi peygamberden de üstündür.

Luk.7: 27 'İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum;
O önden gidip senin yolunu hazırlayacak'
diye yazılmış olan sözler onunla ilgilidir.

Luk.7: 28 Size şunu söyleyeyim, kadından doğanlar arasında Yahya'dan daha üstün olanı yoktur. Bununla birlikte, Tanrı'nın Egemenliği'nde en küçük olan ondan üstündür."

Luk.7: 29 Yahya tarafından vaftiz edilen halk, hatta vergi görevlileri* bile bunu
duyunca Tanrı'nın adil olduğunu doğruladılar.

Luk.7: 30 Oysa Yahya tarafından vaftiz edilmeye yanaşmayan Ferisiler'le Kutsal Yasa uzmanları, Tanrı'nın kendileriyle ilgili tasarısını reddettiler.

Luk.7: 31 İsa, "Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?"
dedi.

Luk.7: 32 "Çarşı meydanında oturup birbirlerine,
'Size kaval çaldık, oynamadınız;
Ağıt yaktık, ağlamadınız'
\m diye seslenen çocuklara benziyorlar.

Luk.7: 33 Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona 'cinli'
diyorsunuz.

Luk.7: 34 İnsanoğlu* geldiği zaman yiyip içti. Bu kez de diyorsunuz ki, 'Şu obur ve
ayyaş adama bakın! Vergi görevlileri* ve günahkârlarla dost oldu!'

Luk.7: 35 Ne var ki bilgelik, onu benimseyen herkes tarafından doğrulanır."

İsa ve Günahkâr Kadın

Luk.7: 36 Ferisiler'den biri İsa'yı yemeğe çağırdı. O da Ferisi'nin evine gidip
sofraya oturdu.

Luk.7: 37-38 O sırada, kentte günahkâr olarak tanınan bir kadın, İsa'nın, Ferisi'nin
evinde yemek yediğini öğrenince kaymaktaşından bir kap içinde güzel kokulu yağ
getirdi. İsa'nın arkasında, ayaklarının dibinde durup ağlayarak, gözyaşlarıyla O'nun ayaklarını ıslatmaya başladı. Saçlarıyla ayaklarını sildi, öptü ve yağı üzerlerine sürdü.

Luk.7: 39 İsa'yı evine çağırmış olan Ferisi bunu görünce kendi kendine, "Bu adam
peygamber olsaydı, kendisine dokunan bu kadının kim ve ne tür bir kadın olduğunu,
günahkâr biri olduğunu anlardı" dedi.

Luk.7: 40 Bunun üzerine İsa Ferisi'ye, "Simun" dedi, "Sana bir söyleyeceğim var."
O da, "Buyur, öğretmenim" dedi.

Luk.7: 41 "Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.

Luk.7: 42 Borçlarını ödeyecek güçte olmadıklarından, tefeci her ikisinin de borcunu
bağışladı. Buna göre, hangisi onu çok sever?"

Luk.7: 43 Simun, "Sanırım, kendisine daha çok bağışlanan" diye yanıtladı.
İsa ona, "Doğru söyledin" dedi.

Luk.7: 44 Sonra kadına bakarak Simun'a şunları söyledi: "Bu kadını görüyor musun? Ben senin evine geldim, ayaklarım için bana su vermedin. Bu kadın ise ayaklarımı
gözyaşlarıyla ıslatıp saçlarıyla sildi.

Luk.7: 45 Sen beni öpmedin, ama bu kadın eve girdiğimden beri ayaklarımı öpüp
duruyor.

Luk.7: 46 Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü.

Luk.7: 47 Bu nedenle sana şunu söyleyeyim, kendisinin çok olan günahları
bağışlanmıştır. Çok sevgi göstermesinin nedeni budur. Oysa kendisine az
bağışlanan, az sever."

Luk.7: 48 Sonra kadına, "Günahların bağışlandı" dedi.

Luk.7: 49 İsa'yla birlikte sofrada oturanlar kendi aralarında, "Kim bu adam?
Günahları bile bağışlıyor!" şeklinde konuşmaya başladılar.

Luk.7: 50 İsa ise kadına, "İmanın seni kurtardı, esenlikle git" dedi.

 

BÖLÜM 8

 

İsa'yı İzleyen Kadınlar

 

Luk.8: 1 Bundan kısa bir süre sonra İsa on iki öğrencisiyle birlikte köy kent
dolaşmaya başladı. Tanrı'nın Egemenliği'ni duyurup müjdeliyordu.

Luk.8: 2-3 Kötü ruhlardan ve hastalıklardan kurtulan bazı kadınlar, içinden yedi cin
çıkmış olan Mecdelli denilen Meryem, Hirodes'in* kâhyası Kuza'nın karısı Yohanna,
Suzanna ve daha birçokları İsa'yla birlikte dolaşıyordu. Bunlar, kendi
olanaklarıyla İsa'ya ve öğrencilerine yardım ediyorlardı.

 

Tohum Benzetmesi
(Mat.13:1-23; Mar.4:1-20)

 

Luk.8: 4-5 Büyük bir kalabalığın toplandığı, insanların her kentten kendisine akın
akın geldiği bir sırada İsa şu benzetmeyi anlattı: "Ekincinin biri tohum ekmeye
çıktı. Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü, ayak altında çiğnenip gökteki
kuşlara yem oldu.

Luk.8: 6 Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.

Luk.8: 7 Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri
boğdu.

Luk.8: 8 Kimi ise iyi toprağa düştü, büyüyünce yüz kat ürün verdi." Bunları
söyledikten sonra, "İşitecek kulağı olan işitsin!" diye seslendi.

Luk.8: 9-10 İsa, bu benzetmenin anlamını kendisinden soran öğrencilerine, "Tanrı
Egemenliği'nin sırlarını bilme ayrıcalığı size verildi" dedi. "Ama başkalarına
benzetmelerle sesleniyorum. Öyle ki,
'Gördükleri halde görmesinler,
Duydukları halde anlamasınlar.'

Luk.8: 11 "Benzetmenin anlamı şudur: Tohum Tanrı'nın sözüdür.

Luk.8: 12 Yol kenarındakiler sözü işiten kişilerdir. Ama sonra İblis gelir, inanıp
kurtulmasınlar diye sözü yüreklerinden alır götürür.

Luk.8: 13 Kayalık yere düşenler, işittikleri sözü sevinçle kabul eden, ama kök
salamadıkları için ancak bir süre inanan kişilerdir. Böyleleri denendikleri zaman
imandan dönerler.

Luk.8: 14 Dikenler arasına düşenler, sözü işiten ama zamanla yaşamın kaygıları,
zenginlikleri ve zevkleri içinde boğulan, dolayısıyla olgun ürün vermeyenlerdir.

Luk.8: 15 İyi toprağa düşenler ise, sözü işitince onu iyi ve sağlam bir yürekte
saklayanlardır. Bunlar sabırla dayanarak ürün verirler."

 

Her Şey Işığa Çıkacak
(Mar.4:21-25)

 

Luk.8: 16 "Hiç kimse kandil yakıp bunu bir kapla örtmez, ya da yatağın altına koymaz. Tersine, içeri girenler ışığı görsünler diye onu kandilliğe koyar.

Luk.8: 17 Çünkü açığa çıkarılmayacak gizli hiçbir şey yok; bilinmeyecek, aydınlığa
çıkmayacak saklı hiçbir şey yoktur.

Luk.8: 18 Bunun için, nasıl dinlediğinize dikkat edin. Kimde varsa, ona daha çok
verilecek. Ama kimde yoksa, kendisinde var sandığı bile elinden alınacak."

İsa'nın Yakınları
(Mat.12:46-50; Mar.3:31-35)

Luk.8: 19 İsa'nın annesiyle kardeşleri O'na geldiler, ama kalabalıktan ötürü
kendisine yaklaşamadılar.

Luk.8: 20 İsa'ya, "Annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seni görmek istiyorlar" diye
haber verildi.

Luk.8: 21 İsa haberi getirenlere şöyle karşılık verdi: "Annemle kardeşlerim,
Tanrı'nın sözünü duyup yerine getirenlerdir."

 

İsa Fırtınayı Dindiriyor
(Mat.8:23-27; Mar.4:35-41)

 

Luk.8: 22 Bir gün İsa öğrencileriyle birlikte bir tekneye binerek onlara, "Gölün
karşı yakasına geçelim" dedi. Böylece kıyıdan açıldılar.

Luk.8: 23 Teknede giderlerken İsa uykuya daldı. O sırada gölde fırtına koptu. Tekne
su almaya başlayınca tehlikeli bir duruma düştüler.

Luk.8: 24 Gidip İsa'yı uyandırarak, "Efendimiz, Efendimiz, öleceğiz!" dediler. İsa
kalkıp rüzgarı ve kabaran dalgaları azarladı. Fırtına dindi ve ortalık sütliman oldu.

Luk.8: 25 İsa öğrencilerine, "Nerede imanınız?" dedi.
Onlar korku ve şaşkınlık içindeydiler. Birbirlerine, "Bu adam kim ki, rüzgara,
suya bile buyruk veriyor, onlar da sözünü dinliyor!" dediler.

 

Cinli Bir Adamın İyileştirilmesi
(Mat.8:28-34; Mar.5:1-20)

 

Luk.8: 26 Celile'nin karşısında bulunan Gerasalılar'ın memleketine vardılar.

Luk.8: 27 İsa karaya çıkınca kentten bir adam O'nu karşıladı. Cinli ve uzun zamandan beri giysi giymeyen bu adam evde değil, mezarlık mağaralarda yaşıyordu.

Luk.8: 28 Adam İsa'yı görünce çığlık atıp önünde yere kapandı. Yüksek sesle, "Ey İsa, yüce Tanrı'nın Oğlu, benden ne istiyorsun?" dedi. "Sana yalvarırım, bana işkence
etme!"

Luk.8: 29 Çünkü İsa, kötü ruha adamın içinden çıkmasını buyurmuştu. Kötü ruh adamı sık sık etkisi altına alıyordu. Adam zincir ve kösteklerle bağlanıp başına
nöbetçi konulduğu halde bağlarını paralıyor ve cin tarafından ıssız yerlere
sürülüyordu.

Luk.8: 30 İsa ona, "Adın ne?" diye sordu.
O da, "Tümen*" diye yanıtladı. Çünkü onun içine bir sürü cin girmişti.

Luk.8: 31 Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsa'ya yalvarıp
durdular.

Luk.8: 32 Orada, dağın yamacında otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı. Cinler,
domuzların içine girmelerine izin vermesi için İsa'ya yalvardılar. O da onlara
izin verdi.

Luk.8: 33 Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı
koşuşarak göle atlayıp boğuldu.

Luk.8: 34 Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın
haberini yaydılar.

Luk.8: 35 Bunun üzerine halk olup biteni görmeye çıktı. İsa'nın yanına geldikleri
zaman, cinlerden kurtulan adamı giyinmiş ve aklı başına gelmiş olarak İsa'nın
ayakları dibinde oturmuş buldular ve korktular.

Luk.8: 36 Olayı görenler, cinli adamın nasıl kurtulduğunu halka anlattılar.

Luk.8: 37 O zaman Gerasa yöresinden gelen bütün kalabalık büyük bir korkuya kapılarak İsa'nın yanlarından ayrılmasını rica ettiler. O da geri dönmek üzere tekneye
bindi.

Luk.8: 38-39 Cinlerden kurtulan adam İsa'nın yanında kalmak için O'na yalvardı. Ama İsa, "Evine dön, Tanrı'nın senin için neler yaptığını anlat" diyerek onu salıverdi. Adam da gitti, İsa'nın kendisi için neler yaptığını bütün kentte duyurdu.

 

Dirilen Kız, İyileşen Kadın
(Mat.9:18-26; Mar.5:21-43)

 

Luk.8: 40 Karşı yakaya dönen İsa'yı halk karşıladı. Çünkü herkes O'nu bekliyordu.

Luk.8: 41 O sırada, havra yöneticisi olan Yair adında bir adam gelip İsa'nın
ayaklarına kapandı, evine gelmesi için yalvardı.

Luk.8: 42 Çünkü on iki yaşlarındaki biricik kızı ölmek üzereydi.
İsa oraya giderken kalabalık O'nu her yandan sıkıştırıyordu.

Luk.8: 43 On iki yıldır kanaması olan bir kadın da oradaydı. Varını yoğunu hekimlere harcamıştı; ama hiçbiri onu iyileştirememişti.

Luk.8: 44 İsa'nın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu ve o anda kanaması
kesildi.

Luk.8: 45 İsa, "Bana kim dokundu?" dedi.
Herkes inkâr ederken Petrus*fx*, "Efendimiz, kalabalık seni çepeçevre sarmış
sıkıştırıyor" dedi.

Luk.8: 46 Ama İsa, "Birisi bana dokundu" dedi. "İçimden bir gücün akıp gittiğini
hissettim."

Luk.8: 47 Yaptığını gizleyemeyeceğini anlayan kadın titreyerek geldi, İsa'nın
ayaklarına kapandı. Bütün halkın önünde, O'na neden dokunduğunu ve o anda nasıl
iyileştiğini anlattı.

Luk.8: 48 İsa ona, "Kızım" dedi, "İmanın seni kurtardı. Esenlikle git."

Luk.8: 49 İsa daha konuşurken havra yöneticisinin evinden biri geldi. Yöneticiye,
"Kızın öldü" dedi, "Artık öğretmeni rahatsız etme."

Luk.8: 50 İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: "Korkma, yalnız iman et,
kızın kurtulacak."

Luk.8: 51 İsa adamın evine gelince Petrus, Yuhanna, Yakup ve kızın annesi babası
dışında hiç kimsenin kendisiyle birlikte içeri girmesine izin vermedi.

Luk.8: 52 Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, "Ağlamayın" dedi, "Kız ölmedi, uyuyor."

Luk.8: 53 Kızın öldüğünü bildikleri için İsa'yla alay ettiler.

Luk.8: 54 O ise kızın elini tutarak, "Kızım, kalk!" diye seslendi.

Luk.8: 55 Ruhu yeniden bedenine dönen kız hemen ayağa kalktı. İsa, kıza yemek
verilmesini buyurdu.

Luk.8: 56 Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye
anlatmamaları için onları uyardı.

 

BÖLÜM 9

 

İsa On İki Elçisini Görevlendiriyor
(Mat.10:5-15; Mar.6:7-13)

 

Luk.9: 1 İsa, Onikiler'i* yanına çağırıp onlara bütün cinler üzerinde ve hastalıkları
iyileştirmek için güç ve yetki verdi.

Luk.9: 2 Sonra onları Tanrı'nın Egemenliği'ni duyurmaya ve hastalara şifa vermeye
gönderdi.

Luk.9: 3 Onlara şöyle dedi: "Yolculuk için yanınıza hiçbir şey almayın: Ne değnek, ne torba, ne ekmek, ne para, ne de yedek mintan.

Luk.9: 4 Hangi eve girerseniz, kentten ayrılıncaya dek orada kalın.

Luk.9: 5 Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrılırken onlara uyarı olsun diye
ayaklarınızın tozunu silkin."

Luk.9: 6 Onlar da yola çıktılar, her yerde Müjde'yi yayarak ve hastaları
iyileştirerek köy köy dolaştılar.

Luk.9: 7-8 Bölgenin kralı* Hirodes bütün bu olanları duyunca şaşkına döndü. Çünkü
bazıları Yahya'nın ölümden dirildiğini, bazıları İlyas'ın göründüğünü, başkaları
ise eski peygamberlerden birinin dirildiğini söylüyordu.

Luk.9: 9 Hirodes, "Yahya'nın başını ben kestirdim. Şimdi hakkında böyle haberler
duyduğum bu adam kim?" diyor ve İsa'yı görmenin bir yolunu arıyordu.

 

İsa Beş Bin Kişiyi Doyuruyor
(Mat.14:13-21; Mar.6:30-44; Yu.6:1-44)

 

Luk.9: 10 Elçiler geri dönünce, yaptıkları her şeyi İsa'ya anlattılar. Sonra İsa
yalnızca onları yanına alıp Beytsayda denilen bir kente çekildi.

Luk.9: 11 Bunu öğrenen halk O'nun ardından gitti. İsa onları ilgiyle karşıladı,
kendilerine Tanrı'nın Egemenliği'nden söz etti ve şifaya ihtiyacı olanları
iyileştirdi.

Luk.9: 12 Günbatımına doğru Onikiler gelip O'na, "Halkı salıver de çevredeki köylere ve çiftliklere gidip kendilerine barınak ve yiyecek bulsunlar. Çünkü ıssız bir
yerdeyiz" dediler.

Luk.9: 13 İsa, "Onlara siz yiyecek verin" dedi.
"Beş ekmekle iki balıktan başka bir şeyimiz yok" dediler. "Yoksa bunca halk için
yiyecek almaya biz mi gidelim?"

Luk.9: 14 Orada yaklaşık beş bin erkek vardı. İsa öğrencilerine, "Halkı yaklaşık ellişer kişilik kümeler halinde yere oturtun" dedi.

Luk.9: 15 Öğrenciler öyle yapıp herkesi yere oturttular.

Luk.9: 16 İsa, beş ekmekle iki balığı aldı, gözlerini göğe kaldırarak şükretti; sonra
bunları böldü ve halka dağıtmaları için öğrencilerine verdi.

Luk.9: 17 Herkes yiyip doydu. Artakalan parçalardan on iki sepet dolusu toplandı.

 

Petrus'un Mesih'i Tanıması
(Mat.16:13-28; Mar.8:27-9:1)

 

Luk.9: 18 Bir gün İsa tek başına dua ediyordu, öğrencileri de yanındaydı. İsa onlara,
"Halk benim kim olduğumu söylüyor?" diye sordu.

Luk.9: 19 Şöyle yanıtladılar: "Vaftizci Yahya diyorlar. Ama kimi İlyas, kimi de eski
peygamberlerden biri dirilmiş, diyor."

Luk.9: 20 İsa onlara, "Siz ne dersiniz" dedi, "Sizce ben kimim?"
Petrus, "Sen Tanrı'nın Mesihi'sin*" yanıtını verdi.

Luk.9: 21 İsa, onları uyararak bunu hiç kimseye söylememelerini buyurdu.

Luk.9: 22 İnsanoğlu'nun* çok acı çekmesi, ileri gelenler, başkâhinler ve din
bilginlerince reddedilmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini
söyledi.

Luk.9: 23 Sonra hepsine, "Ardımdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, her gün
çarmıhını yüklenip beni izlesin" dedi,

Luk.9: 24 "Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim uğruma yitiren ise
onu kurtaracaktır.

Luk.9: 25 İnsan bütün dünyayı kazanıp da canını yitirirse, canından olursa, bunun
kendisine ne yararı olur?

Luk.9: 26 Kim benden ve benim sözlerimden utanırsa, İnsanoğlu da kendisinin,
Babası'nın ve kutsal meleklerin görkemi içinde geldiğinde o kişiden utanacaktır.

Luk.9: 27 Size gerçeği söyleyeyim, burada bulunanlar arasında, Tanrı'nın
Egemenliği'ni görmeden ölümü tatmayacak olanlar var."

 

İsa'nın Görünümü Değişiyor
(Mat.17:1-8; Mar.9:2-8)

 

Luk.9: 28 Bu sözleri söyledikten yaklaşık sekiz gün sonra İsa, yanına Petrus, Yuhanna ve Yakup'u alarak dua etmek üzere dağa çıktı.

Luk.9: 29 İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.

Luk.9: 30-31 O anda görkem içinde beliren iki kişi İsa'yla konuşmaya başladılar.
Bunlar Musa ile İlyas'tı. İsa'nın yakında Yeruşalim'de gerçekleşecek olan
ayrılışını*fx* konuşuyorlardı.

Luk.9: 32 Petrus ile yanındakilerin üzerine uyku çökmüştü. Ama uykuları iyice
dağılınca İsa'nın görkemini ve yanında duran iki kişiyi gördüler.

Luk.9: 33 Bunlar İsa'nın yanından ayrılırken Petrus İsa'ya, "Efendimiz" dedi, "Burada bulunmamız ne iyi oldu! Üç çardak kuralım: Biri sana, biri Musa'ya, biri de
İlyas'a." Aslında ne söylediğinin farkında değildi.

Luk.9: 34 Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut
onları sarınca korktular.

Luk.9: 35 Buluttan gelen bir ses, "Bu benim Oğlum'dur, seçilmiş Olan'dır. O'nu
dinleyin!" dedi.

Luk.9: 36 Ses kesilince İsa'nın tek başına olduğu görüldü. Öğrenciler bunu gizli
tuttular ve o günlerde hiç kimseye gördüklerinden söz etmediler.

 

Cinli Bir Çocuğun İyileştirilmesi
(Mat.17:14-23; Mar.9:14-32)

 

Luk.9: 37 Ertesi gün dağdan indikleri zaman, İsa'yı büyük bir kalabalık karşıladı.

Luk.9: 38 Kalabalığın içinden bir adam, "Öğretmenim" diye seslendi, "Yalvarırım,
oğlumu bir gör, o tek çocuğumdur.

Luk.9: 39 Bir ruh onu yakalıyor, o da birdenbire çığlık atıyor. Ruh onu, ağzından
köpükler gelene dek şiddetle sarsıyor. Bedenini yara bere içinde bırakarak
güçbela ayrılıyor.

Luk.9: 40 Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar."

Luk.9: 41 İsa şöyle karşılık verdi: "Ey imansız ve sapmış kuşak! Sizinle daha ne
kadar kalıp size katlanacağım? Oğlunu buraya getir."

Luk.9: 42 Çocuk daha İsa'ya yaklaşırken cin onu yere vurup şiddetle sarstı. Ama İsa
kötü ruhu azarladı, çocuğu iyileştirerek babasına geri verdi.

Luk.9: 43-44 Herkes Tanrı'nın büyük gücüne şaşıp kaldı.

 

İsa Ölüp Dirileceğini Tekrar Bildiriyor
(Mat.17:22-23; Mar.9:30-32)

 

Herkes İsa'nın bütün yaptıkları karşısında hayret içindeyken, İsa öğrencilerine,
"Şu sözlerime iyice kulak verin" dedi. "İnsanoğlu*, insanların eline teslim
edilecek."

Luk.9: 45 Onlar bu sözü anlamadılar. Sözü kavramasınlar diye anlamı kendilerinden
gizlenmişti. Üstelik İsa'ya bu sözle ilgili soru sormaktan korkuyorlardı.

 

En Büyük Kim?
(Mat.18:1-5; Mar.9:33-40)

 

Luk.9: 46 Öğrenciler, aralarında kimin en büyük olduğunu tartışmaya başladılar.

Luk.9: 47-48 Akıllarından geçeni bilen İsa, küçük bir çocuğu tutup yanına çekti ve
onlara şöyle dedi: "Bu çocuğu benim adım uğruna kabul eden, beni kabul etmiş
olur. Beni kabul eden de beni göndereni kabul etmiş olur. Aranızda en küçük kim
ise, işte en büyük odur."

Luk.9: 49 Yuhanna buna karşılık, "Efendimiz" dedi, "Senin adınla cin kovan birini
gördük, ama bizimle birlikte seni izlemediği için ona engel olmaya çalıştık."

Luk.9: 50 İsa, "Ona engel olmayın!" dedi. "Size karşı olmayan, sizden yanadır."

 

Samiriyeliler İsa'yı İstemiyor

 

Luk.9: 51 Göğe alınacağı gün yaklaşınca İsa, kararlı adımlarla Yeruşalim'e doğru yola çıktı.

Luk.9: 52 Kendi önünden haberciler gönderdi. Bunlar, kendisi için hazırlık yapmak
üzere gidip Samiriyeliler'e* ait bir köye girdiler.

Luk.9: 53 Ama Samiriyeliler İsa'yı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalim'e doğru
gidiyordu.

Luk.9: 54 Öğrencilerden Yakup'la Yuhanna bunu görünce, "Rab, bunları yok etmek için bir buyrukla gökten ateş yağdırmamızı ister misin?" dediler.

Luk.9: 55 Ama İsa dönüp onları azarladı.

Luk.9: 56 Sonra*fx* başka bir köye gittiler.

 

İsa'yı İzlemenin Bedeli
(Mat.8:19-22)

 

Luk.9: 57 Yolda giderlerken bir adam İsa'ya, "Nereye gidersen, senin ardından
geleceğim" dedi.

Luk.9: 58 İsa ona, "Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlu'nun başını
yaslayacak bir yeri yok" dedi.

Luk.9: 59 Bir başkasına, "Ardımdan gel" dedi.
Adam ise, "İzin ver, önce gidip babamı gömeyim" dedi.

Luk.9: 60 İsa ona şöyle dedi: "Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün. Sen
gidip Tanrı'nın Egemenliği'ni duyur."

Luk.9: 61 Bir başkası, "Ya Rab" dedi, "Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce
evimdekilerle vedalaşayım."

Luk.9: 62 İsa ona, "Sabanı tutup da geriye bakan, Tanrı'nın Egemenliği'ne layık
değildir" dedi.

 

BÖLÜM 10

 

Yetmişler'in Görevlendirilmesi

 

Luk.10: 1 Bu olaylardan sonra Rab yetmiş kişi daha görevlendirdi. Bunları ikişer
ikişer, kendisinin gideceği her kente, her yere kendi önünden gönderdi.

Luk.10: 2 Onlara, "Ürün bol, ama işçi az" dedi, "Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be
yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.

Luk.10: 3 Haydi gidin! İşte, sizi kuzular gibi kurtların arasına gönderiyorum.

Luk.10: 4 Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle
selamlaşmayın.

Luk.10: 5 Hangi eve girerseniz, önce, 'Bu eve esenlik olsun!' deyin.

Luk.10: 6 Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak;
yoksa, size dönecektir.

Luk.10: 7 Girdiğiniz evde kalın, size ne verirlerse onu yiyip için. Çünkü işçi
ücretini hak eder. Evden eve taşınmayın.

Luk.10: 8 "Bir kente girdiğinizde sizi kabul ederlerse, önünüze konulanı yiyin.

Luk.10: 9 Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, 'Tanrı'nın Egemenliği
size yaklaştı' deyin.

Luk.10: 10-11 Ama bir kente girdiğinizde sizi kabul etmezlerse, o kentin caddelerine
çıkıp şöyle deyin: 'Kentinizden ayaklarımızda kalan tozu bile size karşı silkiyoruz. Yine de şunu bilin ki, Tanrı'nın Egemenliği yaklaştı.'

Luk.10: 12 Size şunu söyleyeyim, yargı günü o kentin hali Sodom Kenti'nin halinden beter olacaktır.

Luk.10: 13 "Vay haline, ey Horazin! Vay haline, ey Beytsayda! Sizlerde yapılan
mucizeler Sur ve Sayda'da yapılmış olsaydı, çoktan çul* kuşanıp kül içinde
oturarak tövbe etmiş olurlardı.

Luk.10: 14 Ama yargı günü sizin haliniz Sur ve Sayda'nın halinden beter olacaktır.

Luk.10: 15 Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına
indirileceksin!

Luk.10: 16 "Sizi dinleyen beni dinlemiş olur, sizi reddeden beni reddetmiş olur. Beni
reddeden de beni göndereni reddetmiş olur."

Luk.10: 17 Yetmişler sevinç içinde döndüler. "Ya Rab" dediler, "Senin adını
andığımızda cinler bile bize boyun eğiyor."

Luk.10: 18 İsa onlara şöyle dedi: "Şeytan'ın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.

Luk.10: 19 Ben size, yılanları ve akrepleri ayak altında ezmek ve düşmanın bütün
gücünü alt etmek için yetki verdim. Hiçbir şey size zarar vermeyecektir.

Luk.10: 20 Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın
gökte yazılmış olmasına sevinin."

Luk.10: 21 O anda İsa Kutsal Ruh'un etkisiyle coşarak şöyle dedi: "Baba, yerin ve
göğün Rabbi! Bu gerçekleri bilge ve akıllı kişilerden gizleyip küçük çocuklara
açtığın için sana şükrederim. Evet Baba, senin isteğin buydu.

Luk.10: 22 "Babam her şeyi bana teslim etti. Oğul'un kim olduğunu Baba'dan başka kimse bilmez. Baba'nın kim olduğunu da Oğul'dan ve Oğul'un O'nu tanıtmak istediği kişilerden başkası bilmez."

Luk.10: 23 Sonra öğrencilerine dönüp özel olarak şöyle dedi: "Sizin gördüklerinizi
gören gözlere ne mutlu!

Luk.10: 24 Size şunu söyleyeyim, nice peygamberler, nice krallar sizin ördüklerinizi görmek istediler, ama göremediler. Sizin işittiklerinizi işitmek istediler, ama işitemediler."

 

İyi Samiriyeli

 

Luk.10: 25 Bir Kutsal Yasa uzmanı İsa'yı denemek amacıyla gelip şöyle dedi:
"Öğretmenim, sonsuz yaşamı miras almak için ne yapmalıyım?"

Luk.10: 26 İsa ona, "Kutsal Yasa'da ne yazılmıştır?" diye sordu. "Orada ne okuyorsun?"

Luk.10: 27 Adam şöyle karşılık verdi: "Tanrın Rab'bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün gücünle ve bütün aklınla seveceksin. Komşunu da kendin gibi seveceksin."

Luk.10: 28 İsa ona, "Doğru yanıt verdin" dedi. "Bunu yap ve yaşayacaksın."

Luk.10: 29 Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsa'ya, "Peki, komşum kim?"dedi.

Luk.10: 30 İsa şöyle yanıt verdi: "Adamın biri Yeruşalim'den Eriha'ya inerken
haydutların eline düştü. Onu soyup dövdüler, yarı ölü bırakıp gittiler.

Luk.10: 31 Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.

Luk.10: 32 Bir Levili* de oraya varıp adamı görünce aynı şekilde geçip gitti.

Luk.10: 33 O yoldan geçen bir Samiriyeli* ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.

Luk.10: 34 Adamın yanına gitti, yaralarının üzerine yağla şarap dökerek sardı. Sonra
adamı kendi hayvanına bindirip hana götürdü, onunla ilgilendi.

Luk.10: 35 Ertesi gün iki dinar çıkararak hancıya verdi. 'Ona iyi bak' dedi, 'Bundan
fazla ne harcarsan, dönüşümde sana öderim.'

Luk.10: 36 "Sence bu üç kişiden hangisi haydutlar arasına düşen adama komşu gibi
davrandı?"

Luk.10: 37 Yasa uzmanı, "Ona acıyıp yardım eden" dedi.
İsa, "Git, sen de öyle yap" dedi.

 

İsa, Marta ve Meryem'in Evinde

 

Luk.10: 38 İsa, öğrencileriyle birlikte yola devam edip bir köye girdi. Marta adında
bir kadın İsa'yı evinde konuk etti.

Luk.10: 39 Marta'nın Meryem adındaki kızkardeşi, Rab'bin ayakları dibine oturmuş O'nun konuşmasını dinliyordu.

Luk.10: 40 Marta ise işlerinin çokluğundan ötürü telaş içindeydi. İsa'nın yanına
gelerek, "Ya Rab" dedi, "Kardeşimin beni hizmet işlerinde yalnız bırakmasına
aldırmıyor musun? Ona söyle de bana yardım etsin."

Luk.10: 41 Rab ona şu karşılığı verdi: "Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp
telaşlanıyorsun.

Luk.10: 42 Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu
kendisinden alınmayacak."

 

BÖLÜM 11

 

Nasıl Dua Etmeli
(Mat.6:9-13; 7:7-11)

 

Luk.11: 1 İsa bir yerde dua ediyordu. Duasını bitirince öğrencilerinden biri, "Ya Rab"dedi, "Yahya'nın kendi öğrencilerine öğrettiği gibi sen de bize dua etmesini
öğret."

Luk.11: 2 İsa onlara, "Dua ederken şöyle söyleyin" dedi:
"Baba, adın kutsal kılınsın.
Egemenliğin gelsin.

Luk.11: 3 Her gün bize gündelik ekmeğimizi ver.

Luk.11: 4 Günahlarımızı bağışla.
Çünkü biz de bize karşı suç işleyen herkesi bağışlıyoruz.
Ayartılmamıza izin verme."

Luk.11: 5-7 Sonra şöyle dedi: "Sizlerden birinin bir arkadaşı olur da gece yarısı ona
gidip, 'Arkadaş, bana üç ekmek ödünç ver. Bir arkadaşım yoldan geldi, önüne
koyacak bir şeyim yok' derse, öbürü içerden, 'Beni rahatsız etme! Kapı kilitli,
çocuklarım da yanımda yatıyor. Kalkıp sana bir şey veremem' der mi hiç?

Luk.11: 8 Size şunu söyleyeyim, arkadaşlık gereği kalkıp ona istediğini vermese bile, adamın yüzsüzlüğünden ötürü kalkar, ihtiyacı neyse ona verir.

Luk.11: 9 "Ben size şunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız;
kapıyı çalın, size açılacaktır.

Luk.11: 10 Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır.

Luk.11: 11 "Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?

Luk.11: 12 Ya da yumurta isterse ona akrep verir?

Luk.11: 13 Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, gökteki Baba'nın, kendisinden dileyenlere Kutsal Ruh'u vereceği çok daha kesin değil mi?"

 

İsa ve Baalzevul
(Mat.12:22-30; Mar.3:20-27)

 

Luk.11: 14 İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili
çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.

Luk.11: 15 Ama içlerinden bazıları, "Cinleri, cinlerin önderi Baalzevul'un* gücüyle
kovuyor" dediler.

Luk.11: 16 Bazıları ise O'nu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini
istediler.

Luk.11: 17 Onların ne düşündüğünü bilen İsa şöyle dedi: "Kendi içinde bölünen ülke
yıkılır, kendi içinde bölünen ev çöker.

Luk.11: 18 Şeytan da kendi içinde bölünmüşse, onun egemenliği nasıl ayakta kalabilir? Siz, benim Baalzevul'un gücüyle cinleri kovduğumu söylüyorsunuz.

Luk.11: 19 Eğer ben cinleri Baalzevul'un gücüyle kovuyorsam, sizin adamlarınız kimin gücüyle kovuyor? Sizi bu durumda kendi adamlarınız yargılayacak.