Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

BÖLÜM 10

 

Boşanmayla İlgili Soru
(Mat.19:1-12; Luk.16:18)

 

Mar.10: 1 İsa oradan ayrılıp Yahudiye'nin* Şeria Irmağı'nın karşı yakasındaki
topraklarına geçti. Çevresinde yine kalabalıklar toplanmıştı; her zamanki gibi
onlara öğretiyordu.

Mar.10: 2 Yanına gelen bazı Ferisiler O'nu denemek amacıyla, "Bir erkeğin, karısını boşaması Kutsal Yasa'ya uygun mudur?" diye sordular.

Mar.10: 3 İsa karşılık olarak, "Musa size ne buyurdu?" dedi.

Mar.10: 4 Onlar, "Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir" dediler.

Mar.10: 5 İsa onlara, "İnatçı olduğunuz için Musa bu buyruğu yazdı" dedi.

Mar.10: 6 "Tanrı, yaratılışın başlangıcından 'İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı.'

Mar.10: 7-8 'Bu nedenle adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.' Şöyle ki, onlar artık iki değil, tek bedendir.

Mar.10: 9 O halde Tanrı'nın birleştirdiğini insan ayırmasın."

Mar.10: 10 Öğrencileri evde O'na yine bu konuyla ilgili bazı sorular sordular.

Mar.10: 11 İsa onlara, "Karısını boşayıp başkasıyla evlenen, karısına karşı zina etmiş olur" dedi.

Mar.10: 12 "Kocasını boşayıp başkasıyla evlenen kadın da zina etmiş olur."

İsa Küçük Çocukları Kutsuyor
(Mat.19:13-15; Luk.18:15-17)

Mar.10: 13 Bu arada bazıları küçük çocukları İsa'nın yanına getiriyor, onlara
dokunmasını istiyorlardı. Ne var ki, öğrenciler onları azarladılar.

Mar.10: 14 İsa bunu görünce kızdı. Öğrencilerine, "Bırakın, çocuklar bana gelsin" dedi. "Onlara engel olmayın! Çünkü Tanrı'nın Egemenliği böylelerinindir.

Mar.10: 15 Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği'ni bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez."

Mar.10: 16 Çocukları kucağına aldı, ellerini üzerlerine koyup onları kutsadı.

 

Zenginlik ve Sonsuz Yaşam
(Mat.19:16-30; Luk.18:18-30)

 

Mar.10: 17 İsa yola çıkarken, biri koşarak yanına geldi. Önünde diz çöküp O'na, "İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?" diye sordu.

Mar.10: 18 İsa, "Bana neden iyi diyorsun?" dedi. "İyi olan yalnız biri var, O da
Tanrı'dır.

Mar.10: 19 O'nun buyruklarını biliyorsun: 'Adam öldürmeyeceksin, zina etmeyeceksin, çalmayacaksın, yalan yere tanıklık etmeyeceksin, kimsenin hakkını yemeyeceksin, annene babana saygı göstereceksin.'"

Mar.10: 20 Adam, "Öğretmenim, bunların hepsini gençliğimden beri yerine getiriyorum dedi.

Mar.10: 21 Ona sevgiyle bakan İsa, "Bir eksiğin var" dedi. "Git neyin varsa sat,
parasını yoksullara ver; böylece gökte hazinen olur. Sonra gel, beni izle."

Mar.10: 22 Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.

Mar.10: 23 İsa çevresine göz gezdirdikten sonra öğrencilerine, "Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliği'ne girmesi ne güç olacak!" dedi.

Mar.10: 24 Öğrenciler O'nun sözlerine şaştılar. Ama İsa onlara yine, "Çocuklar" dedi, "Tanrı'nın Egemenliği'ne girmek ne güçtür!

Mar.10: 25 Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği'ne girmesinden daha kolaydır."

Mar.10: 26 Öğrenciler büsbütün şaşırmışlardı. Birbirlerine, "Öyleyse kim
kurtulabilir?" diyorlardı.

Mar.10: 27 İsa onlara bakarak, "İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için değil. Tanrı için her şey mümkündür" dedi.

Mar.10: 28 Petrus O'na, "Bak, biz her şeyi bırakıp senin ardından geldik" demeye başladı.

Mar.10: 29-30 "Size doğrusunu söyleyeyim" dedi İsa, "Benim ve Müjde'nin uğruna evini,kardeşlerini, anne ya da babasını, çocuklarını ya da topraklarını bırakıp da şimdi, bu çağda çekeceği zulümlerle birlikte yüz kat daha fazla eve, kardeşe, anneye, çocuğa, toprağa ve gelecek çağda sonsuz yaşama kavuşmayacak hiç kimse yoktur.

Mar.10: 31 Ne var ki, birincilerin birçoğu sonuncu, sonuncuların birçoğu da birinci olacak."

 

İsa Ölüp Dirileceğini Üçüncü Kez Bildiriyor
(Mat.20:17-19; Luk.18:31-34)

 

Mar.10: 32-33 Yola çıkmış Yeruşalim'e gidiyorlardı. İsa önlerinde yürüyordu.
Öğrencileri şaşkınlık içindeydi, ardından gelenler ise korkuyorlardı. İsa
Onikiler'i* yine bir yana çekip kendi başına gelecekleri anlatmaya başladı:
"Şimdi Yeruşalim'e gidiyoruz" dedi. "İnsanoğlu*, başkâhinlerin ve din
bilginlerinin eline teslim edilecek. Onlar da O'nu ölüm cezasına çarptıracak ve
öteki uluslara teslim edecekler.

Mar.10: 34 O'nunla alay edecek, üzerine tükürecek ve O'nu kamçılayıp öldürecekler. Ne var ki O, üç gün sonra dirilecek."

 

Yakup'la Yuhanna'nın Dileği
(Mat.20:20-28)

 

Mar.10: 35 Zebedi'nin oğulları Yakup ile Yuhanna İsa'ya yaklaşıp, "Öğretmenimiz, bir dileğimiz var, bunu yapmanı istiyoruz" dediler.

Mar.10: 36 İsa onlara, "Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?" diye sordu.

Mar.10: 37 "Sen yüceliğine kavuşunca birimize sağında, ötekimize de solunda oturma ayrıcalığını ver" dediler.

Mar.10: 38 "Siz ne dilediğinizi bilmiyorsunuz" dedi İsa. "Benim içeceğim kâseden siz içebilir misiniz? Benim vaftiz olacağım gibi siz de vaftiz olabilir misiniz?"*fx*

Mar.10: 39-40 "Evet, olabiliriz" dediler.
İsa onlara, "Benim içeceğim kâseden siz de içeceksiniz, benim vaftiz olacağım
gibi siz de vaftiz olacaksınız" dedi. "Ama sağımda ya da solumda oturmanıza izin
vermek benim elimde değil. Bu yerler belirli kişiler için hazırlanmıştır."

Mar.10: 41 Bunu işiten on öğrenci Yakup'la Yuhanna'ya kızmaya başladılar.

Mar.10: 42 İsa onları yanına çağırıp şöyle dedi: "Bilirsiniz ki, ulusların önderleri sayılanlar, onlara egemen kesilir, ileri gelenleri de onlara ağırlıklarını hissettirirler.

Mar.10: 43 Sizin aranızda böyle olmayacak. Aranızda büyük olmak isteyen, ötekilerin hizmetkârı olsun.

Mar.10: 44 Aranızda birinci olmak isteyen, hepinizin kulu olsun.

Mar.10: 45 Çünkü İnsanoğlu bile hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye geldi."

 

Kör Bartimay'ın Gözleri Açılıyor
(Mat.20:29-34; Luk.18:35-43)

 

Mar.10: 46 Sonra Eriha'ya geldiler. İsa, öğrencileri ve büyük bir kalabalıkla birlikte Eriha'dan ayrılırken, Timay oğlu Bartimay adında kör bir dilenci yol kenarında oturuyordu.
Mar.10: 47 Nasıralı İsa'nın orada olduğunu duyunca, "Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!" diye bağırmaya başladı.

Mar.10: 48 Birçok kimse onu azarlayarak susturmak istediyse de o, "Ey Davut Oğlu, halime acı!" diyerek daha çok bağırdı.

Mar.10: 49 İsa durdu, "Çağırın onu" dedi.
Kör adama seslenerek, "Ne mutlu sana! Kalk, seni çağırıyor!" dediler.

Mar.10: 50 Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsa'nın yanına geldi.

Mar.10: 51 İsa, "Senin için ne yapmamı istiyorsun?" diye sordu.
Kör adam, "Rabbuni*fx*, gözlerim görsün" dedi.

Mar.10: 52 İsa, "Gidebilirsin, imanın seni kurtardı" dedi. Adam o anda yeniden görmeye başladı ve yol boyunca İsa'nın ardından gitti.

 

 

BÖLÜM 11

 

İsa'nın Yeruşalim'e Girişi
(Mat.21:1-11; Luk.19:28-40; Yu.12:12-19)

 

Mar.11: 1-2 Yeruşalim'e yaklaşıp Zeytin Dağı'nın yamacındaki Beytfaci ile Beytanya'ya geldiklerinde İsa iki öğrencisini önden gönderdi. Onlara, "Karşınızdaki köye gidin" dedi, "Köye girer girmez, üzerine daha hiç kimsenin binmediği, bağlı duran bir sıpa bulacaksınız. Onu çözüp bana getirin.

Mar.11: 3 Biri size, 'Bunu niye yapıyorsunuz?' derse, 'Rab'bin ona ihtiyacı var, hemen geri gönderecek' dersiniz."

Mar.11: 4 Gittiler ve yol üzerinde, bir evin sokak kapısının yanında bağlı buldukları sıpayı çözdüler.

Mar.11: 5 Orada duranlardan bazıları, "Sıpayı ne diye çözüyorsunuz?" dediler.

Mar.11: 6 Öğrenciler İsa'nın kendilerine söylediklerini tekrarlayınca, adamlar onları rahat bıraktı.

Mar.11: 7 Sıpayı İsa'ya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.

Mar.11: 8 Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.

Mar.11: 9 Önden gidenler ve arkadan gelenler şöyle bağırıyorlardı:
"Hozana*! Rab'bin adıyla gelene övgüler olsun!

Mar.11: 10 Atamız Davut'un yaklaşan egemenliği kutlu olsun!
En yücelerde hozana!"

Mar.11: 11 İsa Yeruşalim'e varınca tapınağa gitti, her tarafı gözden geçirdi. Sonra vakit ilerlemiş olduğundan Onikiler'le* birlikte Beytanya'ya döndü.

Meyvesiz İncir Ağacı
(Mat.21:18-19)

Mar.11: 12 Ertesi gün Beytanya'dan çıktıklarında İsa acıkmıştı.

Mar.11: 13 Uzakta, yapraklanmış bir incir ağacı görünce belki incir bulurum diye yaklaştı. Ağacın yanına vardığında yapraktan başka bir şey bulamadı. Çünkü incir mevsimi değildi.

Mar.11: 14 İsa ağaca, "Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!" dedi. Öğrencileri de bunu duydular.

 

İsa Satıcıları Tapınaktan Kovuyor
(Mat.21:12-17; Luk.19:45-48; Yu.2:13-22)

 

Mar.11: 15 Oradan Yeruşalim'e geldiler. İsa tapınağın avlusuna girerek oradaki alıcı ve satıcıları dışarı kovdu. Para bozanların* masalarını, güvercin satanların
sehpalarını devirdi.

Mar.11: 16 Yük taşıyan hiç kimsenin tapınağın avlusundan geçmesine izin vermedi.

Mar.11: 17 Halka öğretirken şunları söyledi: "'Evime, bütün ulusların dua evi denecek' diye yazılmamış mı? Ama siz onu haydut inine çevirdiniz."

Mar.11: 18 Başkâhinler ve din bilginleri bunu duyunca İsa'yı yok etmek için bir yol aramaya başladılar. O'ndan korkuyorlardı. Çünkü bütün halk O'nun öğretisine hayrandı.

Mar.11: 19 Akşam olunca İsa'yla öğrencileri kentten ayrıldı.

 

İncir Ağacından Alınacak Ders
(Mat.21:20-22)

 

Mar.11: 20 Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.

Mar.11: 21 Olayı hatırlayan Petrus, "Rabbî*, bak! Lanetlediğin incir ağacı kurumuş!" dedi.

Mar.11: 22 İsa onlara şöyle karşılık verdi: "Tanrı'ya iman edin.

Mar.11: 23 Size doğrusunu söyleyeyim, kim şu dağa, 'Kalk, denize atıl!' der ve
yüreğinde kuşku duymadan dediğinin olacağına inanırsa, dileği yerine gelecektir.

Mar.11: 24 Bunun için size diyorum ki, duayla dilediğiniz her şeyi daha şimdiden almış olduğunuza inanın, dileğiniz yerine gelecektir.

Mar.11: 25-26 Kalkıp dua ettiğiniz zaman, birine karşı bir şikâyetiniz varsa onu
bağışlayın ki, göklerdeki Babanız da sizin suçlarınızı bağışlasın."*fx*

 

İsa'nın Yetkisi
(Mat.21:23-27; Luk.20:1-8)

 

Mar.11: 27-28 Yine Yeruşalim'e geldiler. İsa tapınakta gezinirken başkâhinler, din bilginleri* ve ileri gelenler O'nun yanına gelip, "Bunları hangi yetkiyle
yapıyorsun, bunları yapma yetkisini sana kim verdi?" diye sordular.

Mar.11: 29 İsa da onlara, "Size bir soru soracağım" dedi. "Bana yanıt verin, ben de size bunları hangi yetkiyle yaptığımı söylerim.

Mar.11: 30 Yahya'nın vaftiz etme yetkisi Tanrı'dan*fx* mıydı, insanlardan mı? Yanıt verin bana."

Mar.11: 31 Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: "'Tanrı'dan' dersek, 'Öyleyse ona niçin inanmadınız?' diyecek.

Mar.11: 32 Yok eğer 'İnsanlardan' dersek..."
Halkın tepkisinden korkuyorlardı. Çünkü herkes Yahya'yı gerçekten peygamber
sayıyordu.

Mar.11: 33 İsa'ya, "Bilmiyoruz" diye yanıt verdiler.
İsa da onlara, "Ben de size bunları hangi yetkiyle yaptığımı söylemeyeceğim"
dedi.

 

 

BÖLÜM 12

 

Bağ Kiracıları Benzetmesi
(Mat.21:33-46; Luk.20:9-19)

 

Mar.12: 1 İsa onlara benzetmelerle konuşmaya başladı. "Adamın biri bağ dikti,
çevresini çitle çevirdi, üzüm sıkmak için bir çukur kazdı, bir de bekçi kulesi
yaptı. Sonra bağı bağcılara kiralayıp yolculuğa çıktı.

Mar.12: 2 Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.

Mar.12: 3 Bağcılar köleyi yakalayıp dövdü ve eli boş gönderdi.

Mar.12: 4 Bağ sahibi bu kez onlara başka bir köle yolladı. Onu da başından yaralayıp aşağıladılar.

Mar.12: 5 Birini daha yolladı, onu öldürdüler. Daha birçok köle yolladı. Kimini dövüp kimini öldürdüler.

Mar.12: 6 "Bağ sahibinin yanında tek kişi kaldı, o da sevgili oğluydu. 'Oğlumu
sayarlar' diyerek bağcılara en son onu yolladı.

Mar.12: 7 "Ama bağcılar birbirlerine, 'Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur' dediler.

Mar.12: 8 Böylece onu yakaladılar, öldürüp bağdan dışarı attılar.

Mar.12: 9 "Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.

Mar.12: 10-11 Şu Kutsal Yazı'yı okumadınız mı?'Yapıcıların reddettiği taş,
İşte köşenin baş taşı oldu.
Rab'bin işidir bu,
Gözümüzde harika bir iş!'"

Mar.12: 12 İsa'nın bu benzetmede kendilerinden söz ettiğini anlayan Yahudi önderler O'nu tutuklamak istediler; ama halkın tepkisinden korktukları için O'nu bırakıp gittiler.

 

Sezar'ın Hakkı Sezar'a
(Mat.22:15-22; Luk.20:20-26)

 

Mar.12: 13 Daha sonra İsa'yı söyleyeceği sözlerle tuzağa düşürmek amacıyla
Ferisiler'den ve Hirodes yanlılarından bazılarını O'na gönderdiler.

Mar.12: 14 Bunlar gelip İsa'ya, "Öğretmenimiz" dediler, "Senin dürüst biri olduğunu, kimseyi kayırmadan, insanlar arasında ayrım yapmadan Tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini biliyoruz. Sezar'a* vergi vermek Kutsal Yasa'ya uygun mu, değil mi? Verelim mi, vermeyelim mi?"

Mar.12: 15 Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: "Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım."

Mar.12: 16 Parayı getirdiler. İsa, "Bu resim, bu yazı kimin?" diye sordu.
"Sezar'ın" dediler.

Mar.12: 17 İsa da, "Sezar'ın hakkını Sezar'a, Tanrı'nın hakkını Tanrı'ya verin" dedi. İsa'nın sözlerine şaşakaldılar.

 

Dirilişle İlgili Soru
(Mat.22:23-33; Luk.20:27-40)

 

Mar.12: 18-19 Ölümden sonra diriliş olmadığını söyleyen Sadukiler İsa'ya gelip şunu sordular: "Öğretmenimiz, Musa yazılarında bize şöyle buyurmuştur: 'Eğer bir adam ölür, geride bir dul bırakır, ama çocuk bırakmazsa, kardeşi onun karısını alıp soyunu sürdürsün.'

Mar.12: 20 Yedi kardeş vardı. Birincisi evlendi ve çocuk bırakmadan öldü.

Mar.12: 21 İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.

Mar.12: 22 Yedisi de çocuksuz öldü. Hepsinden sonra kadın da öldü.

Mar.12: 23 Diriliş günü, ölümden dirildiklerinde kadın bunlardan hangisinin karısı olacak? Çünkü yedisi de onunla evlendi."

Mar.12: 24 İsa onlara şöyle karşılık verdi: "Ne Kutsal Yazılar'ı ne de Tanrı'nın
gücünü biliyorsunuz. Yanılmanızın nedeni de bu değil mi?

Mar.12: 25 İnsanlar ölümden dirilince ne evlenir ne evlendirilir, göklerdeki melekler gibidirler.

Mar.12: 26 Ölülerin dirilmesi konusuna gelince, Musa'nın Kitabı'nda, alevlenen çalıyla ilgili bölümde Tanrı'nın Musa'ya söylediklerini okumadınız mı? 'Ben İbrahim'in Tanrısı, İshak'ın Tanrısı ve Yakup'un Tanrısı'yım' diyor.

Mar.12: 27 Tanrı ölülerin değil, dirilerin Tanrısı'dır. Siz büyük bir yanılgı
içindesiniz."

 

En Büyük Buyruk
(Mat.22:34-40; Luk.10:25-28)

 

Mar.12: 28 Onların tartışmalarını dinleyen ve İsa'nın onlara güzel yanıt verdiğini gören bir din bilgini* yaklaşıp O'na, "Buyrukların en önemlisi hangisidir?" diye sordu.

Mar.12: 29 İsa şöyle karşılık verdi: "En önemlisi şudur: 'Dinle, ey İsrail! Tanrımız Rab tek Rab'dir.

Mar.12: 30 Tanrın Rab'bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün aklınla ve bütün
gücünle seveceksin.'

Mar.12: 31 İkincisi de şudur: 'Komşunu kendin gibi seveceksin.' Bunlardan daha büyük buyruk yoktur."

Mar.12: 32 Din bilgini İsa'ya, "İyi söyledin, öğretmenim" dedi. "'Tanrı tektir ve
O'ndan başkası yoktur' demekle doğruyu söyledin.

Mar.12: 33 İnsanın Tanrı'yı bütün yüreğiyle, bütün anlayışıyla ve bütün gücüyle
sevmesi, komşusunu da kendi gibi sevmesi, bütün yakmalık sunulardan* ve
kurbanlardan daha önemlidir."

Mar.12: 34 İsa onun akıllıca yanıt verdiğini görünce, "Sen Tanrı'nın Egemenliği'nden
uzak değilsin" dedi.
Bundan sonra kimse O'na soru sormaya cesaret edemedi.

 

Mesih Kimin Oğlu?
(Mat.22:41-46; Luk.20:41-44)

 

Mar.12: 35 İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: "Nasıl oluyor da din bilginleri,
'Mesih*, Davut'un Oğlu'dur' diyorlar?

Mar.12: 36 Davut'un kendisi, Kutsal Ruh'tan esinlenerek şöyle demişti:
Rab Rabbim'e dedi ki,
Ben düşmanlarını
Ayaklarının altına serinceye dek
Sağımda otur.'

Mar.12: 37 Davut'un kendisi O'ndan Rab diye söz ettiğine göre, O nasıl Davut'un Oğlu olur?" Oradaki büyük kalabalık O'nu zevkle dinliyordu.

 

İsa İkiyüzlü Din Bilginlerini Kınıyor
(Mat.23:1-36; Luk.20:45-47)

 

Mar.12: 38-39 İsa öğretirken şöyle dedi: "Uzun kaftanlar içinde dolaşmaktan,
meydanlarda selamlanmaktan, havralarda en seçkin yerlere ve şölenlerde
başköşelere kurulmaktan hoşlanan din bilginlerinden sakının.

Mar.12: 40 Dul kadınların malını mülkünü sömüren, gösteriş için uzun uzun dua eden bu kişilerin cezası daha ağır olacaktır."

 

Dul Kadının Bağışı
(Luk.21:1-4)

 

Mar.12: 41 İsa tapınakta bağış toplanan yerin karşısında oturmuş, kutulara para atan halkı seyrediyordu. Birçok zengin kişi kutuya bol para attı.

Mar.12: 42 Yoksul bir dul kadın da geldi, birkaç kuruş değerinde iki bakır para*fx* attı.

Mar.12: 43 İsa öğrencilerini yanına çağırarak, "Size doğrusunu söyleyeyim" dedi, "Bu yoksul dul kadın kutuya herkesten daha çok para attı.

Mar.12: 44 Çünkü ötekilerin hepsi, zenginliklerinden artanı attılar. Bu kadın ise
yoksulluğuna karşın, varını yoğunu, geçinmek için elinde ne varsa, tümünü verdi."

 

 

BÖLÜM 13

 

Sonun Belirtileri
(Mat.24:1-28; Luk.21:5-24)

 

Mar.13: 1 İsa tapınaktan çıkarken öğrencilerinden biri O'na, "Öğretmenim" dedi, "Şu güzel taşlara, şu görkemli yapılara bak!"

Mar.13: 2 İsa ona, "Bu büyük yapıları görüyor musun? Burada taş üstünde taş
kalmayacak, hepsi yıkılacak!" dedi.

Mar.13: 3-4 İsa, Zeytin Dağı'nda, tapınağın karşısında otururken Petrus, Yakup,
Yuhanna ve Andreas özel olarak kendisine şunu sordular: "Söyle bize, bu
dediklerin ne zaman olacak, bütün bunların gerçekleşmek üzere olduğunu gösteren belirti ne olacak?"

Mar.13: 5 İsa onlara anlatmaya başladı: "Sakın kimse sizi saptırmasın" dedi.

Mar.13: 6 "Birçokları, 'Ben O'yum' diyerek benim adımla gelip birçok kişiyi saptıracaklar.

Mar.13: 7 Savaş gürültüleri, savaş haberleri duyunca korkmayın. Bunların olması gerek,ama bu daha son demek değildir.

Mar.13: 8 Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer depremler, kıtlıklar olacak. Bunlar, doğum sancılarının başlangıcıdır.

Mar.13: 9 "Ama siz kendinize dikkat edin! İnsanlar sizi mahkemelere verecek, havralarda dövecekler. Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara tanıklık edeceksiniz.

Mar.13: 10 Ne var ki, önce Müjde'nin bütün uluslara duyurulması gerekir.

Mar.13: 11 Sizi tutuklayıp mahkemeye verdiklerinde, 'Ne söyleyeceğiz?' diye önceden kaygılanmayın. O anda size ne esinlenirse onu söyleyin. Çünkü konuşan siz değil, Kutsal Ruh olacak.

Mar.13: 12 Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.

Mar.13: 13 Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır.

Mar.13: 14 "Yıkıcı iğrenç şeyin*, bulunmaması gereken yerde dikildiğini gördüğünüz zaman -okuyan anlasın- Yahudiye'de bulunanlar dağlara kaçsın.

Mar.13: 15 Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.

Mar.13: 16 Tarlada olan, abasını almak için geri dönmesin.

Mar.13: 17 O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!

Mar.13: 18 Dua edin ki, kaçışınız kışa rastlamasın.

Mar.13: 19 Çünkü o günlerde öyle bir sıkıntı olacak ki, Tanrı'nın var ettiği
yaratılışın başlangıcından bu yana böylesi olmamış, bundan sonra da olmayacaktır.

Mar.13: 20 Rab o günleri kısaltmamış olsaydı, hiç kimse kurtulamazdı. Ama Rab, seçilmiş olanlar, kendi seçtiği kişiler uğruna o günleri kısaltmıştır.

Mar.13: 21 Eğer o zaman biri size, 'İşte Mesih* burada', ya da, 'İşte şurada' derse, inanmayın.

Mar.13: 22 Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar, belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse seçilmiş olanları saptıracaklar.

Mar.13: 23 Ama siz dikkatli olun. İşte size her şeyi önceden söylüyorum."

 

Mesih'in Tekrar Gelişi
(Mat.24:29-35; Luk.21:25-33)

 

Mar.13: 24-25 "Ama o günlerde, o sıkıntıdan sonra,
'Güneş kararacak,
Ay ışık vermez olacak,
Yıldızlar gökten düşecek,
Göksel güçler sarsılacak.'

Mar.13: 26 "O zaman İnsanoğlu'nun* bulutlar içinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler.

Mar.13: 27 İnsanoğlu o zaman meleklerini gönderecek, seçtiklerini yeryüzünün bir ucundan göğün öbür ucuna dek, dünyanın dört bucağından toplayacak.

Mar.13: 28 "İncir ağacından ders alın. Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.

Mar.13: 29 Aynı şekilde, bu olayların gerçekleştiğini gördüğünüzde bilin ki İnsanoğlu yakındır, kapıdadır.

Mar.13: 30 Size doğrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan bu kuşak*fx* ortadan kalkmayacak.

Mar.13: 31 Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır."

 

Bilinmeyen Gün ve Saat
(Mat.24:36-44)

 

Mar.13: 32 "O günü ve o saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba'dan başka kimse bilmez.

Mar.13: 33 Dikkat edin, uyanık kalın, dua edin. Çünkü o anın ne zaman geleceğini bilemezsiniz.

Mar.13: 34 Bu, yolculuğa çıkan bir adamın durumuna benzer. Evinden ayrılırken kölelerine yetki ve görev verir, kapıdaki nöbetçiye de uyanık kalmasını buyurur.

Mar.13: 35 Siz de uyanık kalın. Çünkü ev sahibi ne zaman gelecek, akşam mı, gece yarısı mı, horoz öttüğünde mi, sabaha doğru mu, bilemezsiniz.

Mar.13: 36 Ansızın gelip sizi uykuda bulmasın!

Mar.13: 37 Size söylediklerimi herkese söylüyorum; uyanık kalın!"

 

 

BÖLÜM 14

 

İsa'nın Ölümü Yaklaşıyor
(Mat.26:1-16; Luk.22:1-6; Yu.11:45-53)

 

Mar.14: 1 Fısıh ve Mayasız Ekmek Bayramı'na* iki gün kalmıştı. Başkâhinlerle din bilginleri İsa'yı hileyle tutuklayıp öldürmenin bir yolunu arıyorlardı.

Mar.14: 2 "Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar" diyorlardı.

Mar.14: 3 İsa Beytanya'da cüzamlı* Simun'un evinde sofrada otururken yanına bir kadın geldi. Kadın kaymaktaşından bir kap içinde çok değerli, saf hintsümbülü yağı getirmişti. Kabı kırarak yağı O'nun başına döktü.

Mar.14: 4-5 Bazıları buna kızdılar; birbirlerine, "Bu yağ niçin böyle boş yere harcandı? Üç yüz dinardan fazlaya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi" diyerek kadını azarlamaya başladılar.

Mar.14: 6 "Kadını rahat bırakın" dedi İsa. "Neden üzüyorsunuz onu? Benim için güzel bir şey yaptı.

Mar.14: 7 Yoksullar her zaman aranızdadır, dilediğiniz anda onlara yardım edebilirsiniz; ama ben her zaman aranızda olmayacağım.

Mar.14: 8 Kadın elinden geleni yaptı, beni gömülmeye hazırlamak üzere daha şimdiden bedenimi yağladı.

Mar.14: 9 Size doğrusunu söyleyeyim, Müjde dünyanın neresinde duyurulursa, bu kadının yaptığı da onun anılması için anlatılacak."

Mar.14: 10 Bu arada Onikiler'den* biri olan Yahuda İskariot, İsa'yı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.

Mar.14: 11 Onlar bunu işitince sevindiler, Yahuda'ya para vermeyi vaat ettiler. O da İsa'yı ele vermek için fırsat kollamaya başladı.

 

Fısıh Yemeği
(Mat.26:17-30; Luk.22:7-23; Yu.13:21-30)

 

Mar.14: 12 Fısıh* kurbanının kesildiği Mayasız Ekmek Bayramı'nın* ilk günü öğrencileri İsa'ya, "Fısıh yemeğini yemen için nereye gidip hazırlık yapmamızı istersin?" diye sordular.

Mar.14: 13 O da öğrencilerinden ikisini şu sözlerle önden gönderdi: "Kente gidin, orada su testisi taşıyan bir adam çıkacak karşınıza. Onu izleyin.

Mar.14: 14 Adamın gideceği evin sahibine şöyle deyin: 'Öğretmen, öğrencilerimle birlikte Fısıh yemeğini yiyeceğim konuk odası nerede? diye soruyor.'

Mar.14: 15 Ev sahibi size üst katta döşenmiş, hazır büyük bir oda gösterecek. Orada bizim için hazırlık yapın."

Mar.14: 16 Öğrenciler yola çıkıp kente gittiler. Her şeyi, İsa'nın kendilerine söylediği gibi buldular ve Fısıh yemeği için hazırlık yaptılar.

Mar.14: 17 Akşam olunca İsa Onikiler'le* birlikte geldi.

Mar.14: 18 Sofraya oturmuş yemek yerlerken İsa, "Size doğrusunu söyleyeyim" dedi, "Sizden biri, benimle yemek yiyen biri bana ihanet edecek."

Mar.14: 19 Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, "Beni demek istemedin ya?" diye sormaya başladılar.

Mar.14: 20 İsa onlara, "Onikiler'den biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır" dedi.

Mar.14: 21 "Evet, İnsanoğlu* kendisi için yazılmış olduğu gibi gidiyor, ama İnsanoğlu'na ihanet edenin vay haline! O adam hiç doğmamış olsaydı, kendisi için daha iyi olurdu."

Mar.14: 22 İsa yemek sırasında eline ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve, "Alın, bu benim bedenimdir" diyerek öğrencilerine verdi.

Mar.14: 23 Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.

Mar.14: 24 "Bu benim kanım" dedi İsa, "Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.

Mar.14: 25 Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği'nde tazesini içeceğim o güne dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim."

Mar.14: 26 İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağı'na doğru gittiler.

 

Petrus'un İnkârı Önceden Bildiriliyor
(Mat.26:31-35; Luk.22:31-34; Yu.13:36-38)

 

Mar.14: 27 Bu arada İsa öğrencilerine, "Hepiniz sendeleyip düşeceksiniz" dedi. "Çünkü şöyle yazılmıştır:
'Çobanı vuracağım,
Koyunlar darmadağın olacak.'

Mar.14: 28 Ama ben dirildikten sonra sizden önce Celile'ye gideceğim."

Mar.14: 29 Petrus O'na, "Herkes sendeleyip düşse bile ben düşmem" dedi.

Mar.14: 30 "Sana doğrusunu söyleyeyim" dedi İsa, "Bugün, bu gece, horoz iki kez ötmeden sen beni üç kez inkâr edeceksin."

Mar.14: 31 Ama Petrus üsteleyerek, "Seninle birlikte ölmem gerekse bile seni asla inkâr etmem" dedi. Öğrencilerin hepsi de aynı şeyi söyledi.

 

Getsemani Bahçesinde
(Mat.26:36-46; Luk.22:39-46)

 

Mar.14: 32 Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, "Ben dua ederken siz burada oturun" dedi.

Mar.14: 33 Petrus'u, Yakup'u ve Yuhanna'yı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.

Mar.14: 34 Onlara, "Ölesiye kederliyim" dedi. "Burada kalın, uyanık durun."

Mar.14: 35 Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. "Mümkünse o saati yaşamayayım" dedi.

Mar.14: 36 "Abba*fx*, Baba, senin için her şey mümkün, bu kâseyi* benden uzaklaştır.*fx* Ama benim değil, senin istediğin olsun."

Mar.14: 37 Öğrencilerinin yanına döndüğünde onları uyumuş buldu. Petrus'a, "Simun" dedi, "Uyuyor musun? Bir saat uyanık kalamadın mı?

Mar.14: 38 Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür."

Mar.14: 39 Yine uzaklaştı, aynı sözleri tekrarlayarak dua etti.

Mar.14: 40 Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü. İsa'ya ne diyeceklerini bilemiyorlardı.

Mar.14: 41 İsa üçüncü kez yanlarına döndü, "Hâlâ uyuyor, dinleniyor musunuz?" dedi. "Yeter! Saat geldi. İşte İnsanoğlu* günahkârların eline veriliyor.

Mar.14: 42 Kalkın, gidelim. İşte bana ihanet eden geldi!"

 

İsa Tutuklanıyor
(Mat.26:47-56; Luk.22:47-53; Yu.18:3-12)

 

Mar.14: 43 Tam o anda, İsa daha konuşurken, Onikiler'den* biri olan Yahuda çıkageldi. Yanında başkâhinler, din bilginleri ve ileri gelenler tarafından gönderilmiş kılıçlı sopalı bir kalabalık vardı.

Mar.14: 44 İsa'ya ihanet eden Yahuda, "Kimi öpersem, İsa O'dur. O'nu tutuklayın, güvenlik altına alıp götürün" diye onlarla sözleşmişti.

Mar.14: 45 Gelir gelmez İsa'ya yaklaştı, "Rabbî*" diyerek O'nu öptü.

Mar.14: 46 Onlar da İsa'yı yakalayıp tutukladılar.

Mar.14: 47 İsa'nın yanında bulunanlardan biri kılıcını çekti, başkâhinin kölesine vurup kulağını uçurdu.

Mar.14: 48 İsa onlara, "Niçin bir haydutmuşum gibi beni kılıç ve sopalarla yakalamaya geldiniz?" dedi.

Mar.14: 49 "Her gün tapınakta, yanıbaşınızda öğretiyordum, beni tutuklamadınız. Ama bu, Kutsal Yazılar yerine gelsin diye oldu."

Mar.14: 50 O zaman öğrencilerinin hepsi O'nu bırakıp kaçtı.

Mar.14: 51 İsa'nın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.

Mar.14: 52 Ama keten bezden sıyrılıp çıplak olarak kaçtı.

 

İsa Yüksek Kurul'un Önünde
(Mat.26:57-68; Luk.22:54-55,63-71; Yu.18:13-14,19-24)

 

Mar.14: 53 İsa'yı görevli başkâhine götürdüler. Bütün başkâhinler, ileri gelenler ve din bilginleri* de orada toplandı.

Mar.14: 54 Petrus, İsa'yı başkâhinin avlusunun içine kadar uzaktan izledi. Avluda nöbetçilerle birlikte ateşin başında oturup ısınmaya başladı.

Mar.14: 55 Başkâhinler ve Yüksek Kurul'un* öteki üyeleri, İsa'yı ölüm cezasına
çarptırmak için kendisine karşı tanık arıyor, ama bulamıyorlardı.

Mar.14: 56 Birçok kişi O'na karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.

Mar.14: 57-58 Bazıları kalkıp O'na karşı yalan yere şöyle tanıklık ettiler: "Biz
O'nun, 'Elle yapılmış bu tapınağı yıkacağım ve üç günde, elle yapılmamış başka bir tapınak kuracağım' dediğini işittik."

Mar.14: 59 Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.

Mar.14: 60 Sonra başkâhin topluluğun ortasında ayağa kalkarak İsa'ya, "Hiç yanıt vermeyecek misin? Nedir bunların sana karşı ettiği bu tanıklıklar?" diye sordu.

Mar.14: 61 Ne var ki, İsa susmaya devam etti, hiç yanıt vermedi.
Başkâhin O'na yeniden, "Yüce Olan'ın*fx* Oğlu Mesih* sen misin?" diye sordu.

Mar.14: 62 İsa, "Benim" dedi. "Ve sizler, İnsanoğlu'nun* Kudretli Olan'ın*fx* sağında oturduğunu ve göğün bulutlarıyla geldiğini göreceksiniz."

Mar.14: 63-64 Başkâhin giysilerini yırtarak, "Artık tanıklara ne ihtiyacımız var?" dedi. "Küfürü işittiniz. Buna ne diyorsunuz?" Hepsi İsa'nın ölüm cezasını hak ettiğine karar verdiler.

Mar.14: 65 Bazıları O'nun üzerine tükürmeye, gözlerini bağlayarak O'nu yumruklamaya başladılar. "Haydi, peygamberliğini göster!" diyorlardı. Nöbetçiler de O'nu aralarına alıp tokatladılar.

 

Petrus İsa'yı İnkâr Ediyor
(Mat.26:69-75; Luk.22:56-62; Yu.18:15-18,25-27)

 

Mar.14: 66-67 Petrus aşağıda, avludayken, başkâhinin hizmetçi kızlarından biri geldi. Isınmakta olan Petrus'u görünce onu dikkatle süzüp, "Sen de Nasıralı İsa'yla birlikteydin" dedi.

Mar.14: 68 Petrus ise bunu inkâr ederek, "Senin neden söz ettiğini bilmiyorum,
anlamıyorum" dedi ve dışarıya, dış kapının önüne çıktı. Bu arada horoz öttü.

Mar.14: 69 Hizmetçi kız Petrus'u görünce çevrede duranlara yine, "Bu adam onlardan biri" demeye başladı.

Mar.14: 70 Petrus tekrar inkâr etti. Çevrede duranlar az sonra Petrus'a yine,
"Gerçekten onlardansın; sen de Celileli'sin" dediler.

Mar.14: 71 Petrus kendine lanet okuyup ant içerek, "Sözünü ettiğiniz o adamı
tanımıyorum" dedi.

Mar.14: 72 Tam o anda horoz ikinci kez öttü. Petrus, İsa'nın kendisine, "Horoz iki kez ötmeden beni üç kez inkâr edeceksin" dediğini hatırladı ve hüngür hüngür ağlamaya başladı.

 

 

BÖLÜM 15

 

İsa, Vali Pilatus'un Önünde
(Mat.27:1-2,11-14; Luk.23:1-5; Yu.18:28-38)

 

Mar.15: 1 Sabah olunca başkâhinler, ileri gelenler, din bilginleri ve Yüksek Kurul'un* öteki üyeleri bir danışma toplantısı yaptıktan sonra İsa'yı bağladılar, götürüp Pilatus'a teslim ettiler.

Mar.15: 2 Pilatus O'na, "Sen Yahudiler'in Kralı mısın?" diye sordu. İsa, "Söylediğin gibidir" yanıtını verdi.

Mar.15: 3 Başkâhinler O'na karşı birçok suçlamada bulundular.

Mar.15: 4 Pilatus O'na yeniden, "Hiç yanıt vermeyecek misin?" diye sordu. "Bak, seni ne çok şeyle suçluyorlar!"

Mar.15: 5 Ama İsa artık yanıt vermiyordu. Pilatus buna şaştı.

 

İsa Ölüm Cezasına Çarptırılıyor
(Mat.27:15-26; Luk.23:13-25; Yu.18:39-19:16)

 

Mar.15: 6 Pilatus, her Fısıh Bayramı'nda* halkın istediği bir tutukluyu salıverirdi.

Mar.15: 7 Ayaklanma sırasında adam öldüren isyancılarla birlikte Barabba adında bir tutuklu da vardı.

Mar.15: 8 Halk, Pilatus'a gelip her zamanki gibi kendileri için birini salıvermesini istedi.

Mar.15: 9 Pilatus onlara, "Sizin için Yahudiler'in Kralı'nı salıvermemi ister misiniz?" dedi.

Mar.15: 10 Başkâhinlerin İsa'yı kıskançlıktan ötürü kendisine teslim ettiklerini biliyordu.

Mar.15: 11 Ne var ki başkâhinler, İsa'nın değil, Barabba'nın salıverilmesini
istemeleri için halkı kışkırttılar.

Mar.15: 12 Pilatus onlara tekrar seslenerek, "Öyleyse Yahudiler'in Kralı dediğiniz adamı ne yapayım?" diye sordu.

Mar.15: 13 "O'nu çarmıha ger!" diye bağırdılar yine.

Mar.15: 14 Pilatus onlara, "O ne kötülük yaptı ki?" dedi. Onlar ise daha yüksek sesle, "O'nu çarmıha ger!" diye bağrıştılar.

Mar.15: 15 Halkı memnun etmek isteyen Pilatus, onlar için Barabba'yı salıverdi. İsa'yı ise kamçılattıktan sonra çarmıha gerilmek üzere askerlere teslim etti.

 

Askerlerin İsa'yı Aşağılaması
(Mat.27:27-31; Yu.19:2-3)

 

Mar.15: 16 Askerler İsa'yı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.

Mar.15: 17 O'na mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.

Mar.15: 18 "Selam, ey Yahudiler'in Kralı!" diyerek O'nu selamlamaya başladılar.

Mar.15: 19 Başına bir kamışla vuruyor, üzerine tükürüyor, diz çöküp önünde yere kapanıyorlardı.

Mar.15: 20 O'nunla böyle alay ettikten sonra mor giysiyi üzerinden çıkarıp kendi giysilerini giydirdiler ve çarmıha germek üzere O'nu dışarı götürdüler.

 

İsa Çarmıha Geriliyor
(Mat.27:32-44; Luk.23:26-43; Yu.19:17-27)

 

Mar.15: 21 Kırdan gelmekte olan Simun adında Kireneli bir adam oradan geçiyordu. İskender ve Rufus'un babası olan bu adama İsa'nın çarmıhını zorla taşıttılar.

Mar.15: 22 İsa'yı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.

Mar.15: 23 O'na mürle* karışık şarap vermek istediler, ama içmedi.

Mar.15: 24 Sonra O'nu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.

Mar.15: 25 İsa'yı çarmıha gerdiklerinde saat dokuzdu.

Mar.15: 26 Üzerindeki suç yaftasında, YAHUDİLER'İN KRALI diye yazılıydı.

Mar.15: 27-28 İsa'yla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmıha gerdiler.*fx*

Mar.15: 29-30 Oradan geçenler başlarını sallayıp İsa'ya sövüyor, "Hani sen tapınağı yıkıp üç günde yeniden kuracaktın? Çarmıhtan in de kurtar kendini!" diyorlardı.

Mar.15: 31 Aynı şekilde başkâhinler ve din bilginleri de O'nunla alay ederek aralarında, "Başkalarını kurtardı, kendini kurtaramıyor" diye konuşuyorlardı.

Mar.15: 32 "İsrail'in Kralı Mesih şimdi çarmıhtan insin de görüp iman edelim." İsa'yla birlikte çarmıha gerilenler de O'na hakaret ettiler.

 

İsa'nın Ölümü
(Mat.27:45-56; Luk.23:44-49; Yu.19:28-30)

 

Mar.15: 33 Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.

Mar.15: 34 Saat üçte İsa yüksek sesle, "Elohi, Elohi, lema şevaktani" yani, "Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?" diye bağırdı.

Mar.15: 35 Orada duranlardan bazıları bunu işitince, "Bakın, İlyas'ı çağırıyor" dediler.

Mar.15: 36 Aralarından biri koşup bir süngeri ekşi şaraba batırdı, bir kamışın ucuna takarak İsa'ya içirdi. "Dur bakalım, İlyas gelip O'nu indirecek mi?" dedi.

Mar.15: 37 Ama İsa yüksek sesle bağırarak son nefesini verdi.

Mar.15: 38 O anda tapınaktaki perde* yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü.

Mar.15: 39 İsa'nın karşısında duran yüzbaşı, O'nun bu şekilde son nefesini verdiğini görünce, "Bu adam gerçekten Tanrı'nın Oğlu'ydu" dedi.

Mar.15: 40 Olup bitenleri uzaktan izleyen bazı kadınlar da vardı. Aralarında Mecdelli Meryem, küçük Yakup ile Yose'nin annesi Meryem ve Salome bulunuyordu.

Mar.15: 41 İsa daha Celile'deyken bu kadınlar O'nun ardından gitmiş, O'na hizmet etmişlerdi. O'nunla birlikte Yeruşalim'e gelmiş olan daha birçok kadın da olup bitenleri izliyordu.

 

İsa'nın Gömülmesi
(Mat.27:57-61; Luk.23:50-56; Yu.19:38-42)

 

Mar.15: 42-43 O gün Hazırlık Günü, yani Şabat Günü'nden* önceki gündü. Artık akşam oluyordu. Bu nedenle, Yüksek Kurul'un* saygın bir üyesi olup Tanrı'nın Egemenliği'ni umutla bekleyen Aramatyalı Yusuf geldi, cesaretini toplayarak Pilatus'un huzuruna çıktı, İsa'nın cesedini istedi.

Mar.15: 44 Pilatus, İsa'nın bu kadar çabuk ölmüş olmasına şaştı. Yüzbaşıyı çağırıp, "Öleli çok oldu mu?" diye sordu.

Mar.15: 45 Yüzbaşıdan durumu öğrenince Yusuf'a, cesedi alması için izin verdi.

Mar.15: 46 Yusuf keten bez satın aldı, cesedi çarmıhtan indirip beze sardı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırarak mezarın girişine bir taş yuvarladı.

Mar.15: 47 Mecdelli Meryem ile Yose'nin annesi Meryem, İsa'nın nereye konulduğunu gördüler.

 

 

BÖLÜM 16

 

İsa'nın Dirilişi
(Mat.28:1-8; Luk.24:1-12; Yu.20:1-10)

 

Mar.16: 1 Şabat Günü* geçince, Mecdelli Meryem, Yakup'un annesi Meryem ve Salome gidip İsa'nın cesedine sürmek üzere baharat satın aldılar.

Mar.16: 2 Haftanın ilk günü* sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.

Mar.16: 3 Aralarında, "Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?" diye konuşuyorlardı.

Mar.16: 4 Başlarını kaldırıp bakınca, o kocaman taşın yana yuvarlanmış olduğunu gördüler.

Mar.16: 5 Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.

Mar.16: 6 Adam onlara, "Şaşırmayın!" dedi. "Çarmıha gerilen Nasıralı İsa'yı
arıyorsunuz. O dirildi, burada yok. İşte O'nu yatırdıkları yer.

Mar.16: 7 Şimdi öğrencilerine ve Petrus'a gidip şöyle deyin: 'İsa sizden önce
Celile'ye gidiyor. Size bildirdiği gibi, kendisini orada göreceksiniz.'"

Mar.16: 8 Kadınlar mezardan çıkıp kaçtılar. Onları bir titreme, bir şaşkınlık almıştı. Korkularından kimseye bir şey söylemediler.

 

İsa Öğrencilerine Görünüyor
(Mat.28:9-10; Luk.24:13-35; Yu.20:11-18)

 

Mar.16: 9 İsa, haftanın ilk günü* sabah erkenden dirildiği zaman önce Mecdelli
Meryem'e göründü. Ondan yedi cin kovmuştu.

Mar.16: 10 Meryem gitti, İsa'yla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.

Mar.16: 11 Ne var ki onlar, İsa'nın yaşadığını, Meryem'e göründüğünü duyunca
inanmadılar.

Mar.16: 12 Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.

Mar.16: 13 Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.

Mar.16: 14 İsa daha sonra, sofrada otururlarken Onbirler'e* göründü. Onları
imansızlıklarından ve yüreklerinin duygusuzluğundan ötürü azarladı. Çünkü
kendisini diri görenlere inanmamışlardı.

 

İsa Öğrencilerini Bütün Dünyaya Gönderiyor
(Mat.28:16-20; Luk.24:36-53; Yu.20:19-23; Elç.1:6-11)

 

Mar.16: 15 İsa onlara şöyle buyurdu: "Dünyanın her yanına gidin, Müjde'yi bütün yaratılışa duyurun.

Mar.16: 16 İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.

Mar.16: 17-18 İman edenlerle birlikte görülecek belirtiler şunlardır: Benim adımla cinleri kovacaklar, yeni dillerle konuşacaklar, yılanları elleriyle tutacaklar. Öldürücü bir zehir içseler bile, zarar görmeyecekler. Ellerini hastaların üzerine koyacaklar ve hastalar iyileşecek."

Mar.16: 19 Rab İsa, onlara bu sözleri söyledikten sonra göğe alındı ve Tanrı'nın sağında oturdu.

Mar.16: 20 Öğrencileri de gidip Tanrı sözünü her yere yaydılar. Rab onlarla birlikte çalışıyor, görülen belirtilerle sözünü doğruluyordu.*fx*

 

DİPNOTLAR:

6:47-48 "Sabaha karşı": Grekçe "Gecenin dördüncü nöbetinde" (bkz. Sözlük, "Saat").
7:6 "Beni": Tanrı'yı.
7:15-16 Birçok Grekçe elyazması, "İşitecek kulağı olan işitsin!" sözlerini de
içerir (bkz. Mar.4: 9,23).
7:24 "Sur": Bazı Grekçe elyazmalarında, "Sur ve Sayda" diye geçer.
9:29 "Duayla": Birçok Grekçe elyazmasında, "Dua ve oruçla" diye geçer.
9:48 Bu ayet bazı Grekçe elyazmalarında ayrıca 45. ve 47. ayetlerden önce
tekrarlanır.
10:38 Bu ayette İsa, çekeceği acılardan ve çarmıhtaki ölümünden söz etmektedir.
10:51 "Rabbuni": Aramice'de* öğretmenim anlamına gelir.
11:25-26 Birçok Grekçe elyazması, "Ama siz bağışlamazsanız, göklerdeki Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz" sözlerini de içerir (bkz. Mat.6:15; 18:35).
11:30 "Yahya'nın vaftiz etme yetkisi Tanrı'dan": Grekçe "Yahya'nın vaftizi
gökten". 31. ayette de "Tanrı'dan" diye çevrilen sözcük Grekçe "Gökten" diye
geçer.
12:42 "Birkaç kuruş değerinde iki bakır para": Grekçe "Bir kodrantis olan iki
lepton" (bkz. Birimler Cetveli).
13:30 "Kuşak" ya da "Soy".
14:35-36 Grekçe, "Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp mümkünse o saatin
kendisinden geçmesi için dua etti. Dedi ki, 'Abba, Baba, senin için her şey
mümkün, bu kâseyi benden uzaklaştır.'"
14:36 "Abba": Aramice'de* baba anlamına gelir.
14:61 "Yüce Olan'ın": Grekçe "Mübarek'in", yani "Tanrı'nın".
14:62 "Kudretli Olan": Tanrı.
15:27-28 Birçok Grekçe elyazması, "Böylece 'O, suçlularla bir sayıldı' diyen
Kutsal Yazı yerine geldi" sözlerini de içerir (bkz. Luk.22:37).
16:20 9-20 ayetleri bazı Grekçe elyazmalarında yoktur._

(kutsalkitap.tk)