Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

BÖLÜM 22

 

Düğün Şöleni Benzetmesi
(Luk.14:15-24)

 

Mat.22: 1-2 İsa söz alıp onlara yine benzetmelerle şöyle seslendi: "Göklerin
Egemenliği, oğlu için düğün şöleni hazırlayan bir krala benzer.

Mat.22: 3 Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.

Mat.22: 4 "Kral yine başka kölelerini gönderirken onlara dedi ki, 'Davetlilere şunu söyleyin: Bakın, ben ziyafetimi hazırladım. Sığırlarım, besili hayvanlarım kesildi. Her şey hazır, buyrun şölene!'

Mat.22: 5 "Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.

Mat.22: 6 Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.

Mat.22: 7 Kral öfkelendi. Ordularını gönderip o katilleri yok etti, kentlerini ateşe verdi.

Mat.22: 8 "Sonra kölelerine şöyle dedi: 'Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.

Mat.22: 9 Gidin yol kavşaklarına, kimi bulursanız düğüne çağırın.'

Mat.22: 10 Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.

Mat.22: 11 "Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.

Mat.22: 12 Ona, 'Arkadaş, düğün giysisi giymeden buraya nasıl girdin?' diye sorunca, adamın dili tutuldu.

Mat.22: 13 "O zaman kral, uşaklarına, 'Şunun ellerini ayaklarını bağlayın, dışarıya, karanlığa atın!' dedi. 'Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.'

Mat.22: 14 "Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır."

 

Sezar'ın Hakkı Sezar'a
(Mar.12:13-17; Luk.20:20-26)

 

Mat.22: 15 Bunun üzerine Ferisiler çıkıp gittiler. İsa'yı, kendi söyleyeceği sözlerle tuzağa düşürmek amacıyla düzen kurdular.

Mat.22: 16 Hirodes* yanlılarıyla birlikte gönderdikleri kendi öğrencileri İsa'ya gelip, "Öğretmenimiz" dediler, "Senin dürüst biri olduğunu, Tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini, kimseyi kayırmadığını biliyoruz. Çünkü insanlar arasında ayrım yapmazsın.

Mat.22: 17 Peki, söyle bize, sence Sezar'a* vergi vermek Kutsal Yasa'ya uygun mu değil mi?"

Mat.22: 18 İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, "Ey ikiyüzlüler!" dedi. "Beni neden deniyorsunuz?

Mat.22: 19 Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!" O'na bir dinar getirdiler.

Mat.22: 20 İsa, "Bu resim, bu yazı kimin?" diye sordu.

Mat.22: 21 "Sezar'ın" dediler. O zaman İsa, "Öyleyse Sezar'ın hakkını Sezar'a, Tanrı'nın hakkını Tanrı'ya verin" dedi.

Mat.22: 22 Bu sözleri duyunca şaştılar, İsa'yı bırakıp gittiler.

 

Dirilişle İlgili Soru
(Mar.12:18-27; Luk.20:27-40)

 

Mat.22: 23-24 Ölümden sonra diriliş olmadığını söyleyen Sadukiler*, aynı gün İsa'ya gelip şunu sordular: "Öğretmenimiz, Musa şöyle buyurmuştur: 'Eğer bir adam çocuk sahibi olmadan ölürse, kardeşi onun karısını alsın, soyunu sürdürsün.'

Mat.22: 25 Aramızda yedi kardeş vardı. İlki evlendi ve öldü. Çocuğu olmadığından karısını kardeşine bıraktı.

Mat.22: 26 İkincisi, üçüncüsü, yedincisine kadar hepsine aynı şey oldu.

Mat.22: 27 Hepsinden sonra kadın da öldü.

Mat.22: 28 Buna göre diriliş günü kadın bu yedi kardeşten hangisinin karısı olacak? Çünkü hepsi de onunla evlendi."

Mat.22: 29 İsa onlara, "Siz Kutsal Yazılar'ı ve Tanrı'nın gücünü bilmediğiniz için
yanılıyorsunuz" diye karşılık verdi.

Mat.22: 30 "Dirilişten sonra insanlar ne evlenir, ne de evlendirilir, gökteki melekler gibidirler.

Mat.22: 31 Ölülerin dirilmesi konusuna gelince, Tanrı'nın size bildirdiği şu sözü
okumadınız mı?

Mat.22: 32 'Ben İbrahim'in Tanrısı, İshak'ın Tanrısı ve Yakup'un Tanrısı'yım' diyor. Tanrı ölülerin değil, dirilerin Tanrısı'dır."

Mat.22: 33 Bunları işiten halk, O'nun öğretişine şaşıp kaldı.

 

En Büyük Buyruk
(Mar.12:28-34; Luk.10:25-28)

 

Mat.22: 34 Ferisiler, İsa'nın Sadukiler'i susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.

Mat.22: 35-36 Onlardan biri, bir Kutsal Yasa uzmanı, İsa'yı denemek amacıyla O'na şunu sordu: "Öğretmenim, Kutsal Yasa'da en önemli buyruk hangisidir?"

Mat.22: 37 İsa ona şu karşılığı verdi: "'Tanrın Rab'bi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.'

Mat.22: 38 İşte ilk ve en önemli buyruk budur.

Mat.22: 39 İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: 'Komşunu kendin gibi seveceksin.'

Mat.22: 40 Kutsal Yasa'nın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır."

 

Mesih Kimin Oğlu?
(Mar.12:35-37; Luk.20:41-44)

 

Mat.22: 41-42 Ferisiler toplu haldeyken İsa onlara şunu sordu: "Mesih'le* ilgili olarak ne düşünüyorsunuz? O kimin oğludur?" Onlar da, "Davut'un Oğlu" dediler.

Mat.22: 43 İsa şöyle dedi: "O halde nasıl oluyor da Davut, Ruh'tan esinlenerek O'ndan 'Rab' diye söz ediyor? Şöyle diyor Davut:

Mat.22: 44 'Rab Rabbim'e dedi ki,

Ben düşmanlarını
Ayaklarının altına serinceye dek
Sağımda otur.'

Mat.22: 45 Davut O'ndan Rab diye söz ettiğine göre, O nasıl Davut'un Oğlu olur?"

Mat.22: 46 İsa'ya hiç kimse karşılık veremedi. O günden sonra artık kimse de O'na bir şey sormaya cesaret edemedi.

 

 

BÖLÜM 23

 

Vay Halinize!
(Mar.12:38-40; Luk.11:39-51; 13:34-35; 20:45-47)

 

Mat.23: 1-2 Bundan sonra İsa halka ve öğrencilerine şöyle seslendi: "Din bilginleri* ve Ferisiler* Musa'nın kürsüsünde otururlar.

Mat.23: 3 Bu nedenle size söylediklerinin tümünü yapın ve yerine getirin, ama onların yaptıklarını yapmayın. Çünkü söyledikleri şeyleri kendileri yapmazlar.

Mat.23: 4 Ağır ve taşınması güç yükleri bağlayıp başkalarının sırtına yüklerler, kendileriyse bu yükleri taşımak için parmaklarını bile oynatmak istemezler.

Mat.23: 5 "Yaptıklarının tümünü gösteriş için yaparlar. Örneğin, hamaillerini*fx* büyük, giysilerinin püsküllerini*fx* uzun yaparlar.

Mat.23: 6 Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.

Mat.23: 7 Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini 'Rabbî*' diye çağırmalarından zevk duyarlar.

Mat.23: 8 "Kimse sizi 'Rabbî' diye çağırmasın. Çünkü sizin tek öğretmeniniz var ve hepiniz kardeşsiniz.

Mat.23: 9 Yeryüzünde kimseye 'Baba' demeyin. Çünkü tek Babanız var, O da göksel Baba'dır.

Mat.23: 10 Kimse sizi 'Önder' diye çağırmasın. Çünkü tek önderiniz var, O da Mesih'tir.

Mat.23: 11 Aranızda en üstün olan, ötekilerin hizmetkârı olsun.

Mat.23: 12 Kendini yücelten alçaltılacak, kendini alçaltan yüceltilecektir.

Mat.23: 13-14 "Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Göklerin Egemenliği'nin kapısını insanların yüzüne kapıyorsunuz; ne kendiniz içeri giriyor, ne de girmek isteyenleri bırakıyorsunuz!*fx*

Mat.23: 15 "Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Tek bir kişiyi dininize döndürmek için denizleri, kıtaları dolaşırsınız. Dininize döneni de kendinizden iki kat cehennemlik yaparsınız.

Mat.23: 16 "Vay halinize kör kılavuzlar! Diyorsunuz ki, 'Tapınak üzerine ant içenin andı sayılmaz, ama tapınaktaki altın üzerine ant içen, andını yerine getirmek zorundadır.'

Mat.23: 17 Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?

Mat.23: 18 Yine diyorsunuz ki, 'Sunak üzerine ant içenin andı sayılmaz, ama sunaktaki adağın üzerine ant içen, andını yerine getirmek zorundadır.'

Mat.23: 19 Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?

Mat.23: 20 Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.

Mat.23: 21 Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.

Mat.23: 22 Gök üzerine ant içen, Tanrı'nın tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.

Mat.23: 23 "Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Siz nanenin, dereotunun ve kimyonun ondalığını verirsiniz de, Kutsal Yasa'nın daha önemli konularını -adaleti, merhameti, sadakati- ihmal edersiniz. Ondalık vermeyi ihmal etmeden asıl bunları yerine getirmeniz gerekirdi.

Mat.23: 24 Ey kör kılavuzlar! Küçük sineği süzer ayırır, ama deveyi yutarsınız!

Mat.23: 25 "Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Bardağın ve çanağın dışını temizlersiniz, oysa bunların içi açgözlülük ve taşkınlıkla doludur.

Mat.23: 26 Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.

Mat.23: 27 "Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Siz dıştan güzel görünen, ama içi ölü kemikleri ve her türlü pislikle dolu badanalı mezarlara benzersiniz.

Mat.23: 28 Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.

Mat.23: 29 "Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Peygamberlerin mezarlarını yapar, doğru kişilerin anıtlarını donatırsınız.

Mat.23: 30 'Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik' diyorsunuz.

Mat.23: 31 Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.

Mat.23: 32 Haydi, atalarınızın başlattığı işi bitirin!

Mat.23: 33 "Sizi yılanlar, engerekler soyu! Cehennem cezasından nasıl kaçacaksınız?

Mat.23: 34 İşte bunun için size peygamberler, bilge kişiler ve din bilginleri gönderiyorum. Bunlardan kimini öldürecek, çarmıha gereceksiniz. Kimini havralarınızda kamçılayacak, kentten kente kovalayacaksınız.

Mat.23: 35 Böylelikle, doğru kişi olan Habil'in kanından, tapınakla sunak arasında öldürdüğünüz Berekya oğlu Zekeriya'nın kanına kadar, yeryüzünde akıtılan her doğru kişinin kanından sorumlu tutulacaksınız.

Mat.23: 36 Size doğrusunu söyleyeyim, bunların hepsinden bu kuşak*fx* sorumlu tutulacaktır.

Mat.23: 37 "Ey Yeruşalim! Peygamberleri öldüren, kendisine gönderilenleri taşlayan Yeruşalim! Tavuğun civcivlerini kanatları altına topladığı gibi ben de kaç kez senin çocuklarını toplamak istedim, ama siz istemediniz.

Mat.23: 38 Bakın, eviniz ıssız bırakılacak!

Mat.23: 39 Size şunu söyleyeyim: 'Rab'bin adıyla gelene övgüler olsun!' diyeceğiniz zamana dek beni bir daha görmeyeceksiniz."

 

 

BÖLÜM 24

 

Sonun Belirtileri
(Mar.13:1-31; Luk.21:5-33)

 

Mat.24: 1 İsa tapınaktan çıkıp giderken, öğrencileri, tapınağın binalarını O'na göstermek için yanına geldiler.

Mat.24: 2 İsa onlara, "Bütün bunları görüyor musunuz?" dedi. "Size doğrusunu söyleyeyim, burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!"

Mat.24: 3 İsa, Zeytin Dağı'nda otururken öğrencileri yalnız olarak yanına geldiler.
"Söyle bize" dediler, "Bu dediklerin ne zaman olacak, senin gelişini ve çağın bitimini gösteren belirti ne olacak?"

Mat.24: 4 İsa onlara şu karşılığı verdi: "Sakın kimse sizi saptırmasın!

Mat.24: 5 Birçokları, 'Mesih* benim' diyerek benim adımla gelip birçok kişiyi aldatacaklar.

Mat.24: 6 Savaş gürültüleri, savaş haberleri duyacaksınız. Sakın korkmayın! Bunların olması gerek, ama bu daha son demek değildir.

Mat.24: 7 Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.

Mat.24: 8 Bütün bunlar, doğum sancılarının başlangıcıdır.

Mat.24: 9 "O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.

Mat.24: 10 O zaman birçok kişi imandan sapacak, birbirlerini ele verecek ve birbirlerinden nefret edecekler.

Mat.24: 11 Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.

Mat.24: 12 Kötülüklerin çoğalmasından ötürü birçoklarının sevgisi soğuyacak.

Mat.24: 13 Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır.

Mat.24: 14 Göksel egemenliğin bu Müjdesi bütün uluslara tanıklık olmak üzere dünyanın her yerinde duyurulacak. İşte o zaman son gelecektir.

Mat.24: 15-16 "Peygamber Daniel'in sözünü ettiği yıkıcı iğrenç şeyin* kutsal yerde dikildiğini gördüğünüz zaman -okuyan anlasın- Yahudiye'de bulunanlar dağlara kaçsın.

Mat.24: 17 Damda olan, evindeki eşyalarını almak için aşağı inmesin.

Mat.24: 18 Tarlada olan, abasını almak için geri dönmesin.

Mat.24: 19 O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!

Mat.24: 20 Dua edin ki, kaçışınız kışa ya da Şabat Günü'ne* rastlamasın.

Mat.24: 21 Çünkü o günlerde öyle korkunç bir sıkıntı olacak ki, dünyanın başlangıcından bu yana böylesi olmamış, bundan sonra da olmayacaktır.

Mat.24: 22 O günler kısaltılmamış olsaydı, hiç kimse kurtulamazdı. Ama seçilmiş olanlar uğruna o günler kısaltılacak.

Mat.24: 23 Eğer o zaman biri size, 'İşte Mesih burada', ya da 'İşte şurada' derse, inanmayın.

Mat.24: 24 Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar büyük belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse, seçilmiş olanları bile saptıracaklar.

Mat.24: 25 İşte size önceden söylüyorum.

Mat.24: 26 "Bunun için size, 'İşte Mesih çölde' derlerse gitmeyin. 'Bakın, iç odalarda' derlerse inanmayın.

Mat.24: 27 Çünkü İnsanoğlu'nun* gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.

Mat.24: 28 "Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.

Mat.24: 29 "O günlerin sıkıntısından hemen sonra,
'Güneş kararacak,
Ay ışık vermez olacak,
Yıldızlar gökten düşecek,
Göksel güçler sarsılacak.'

Mat.24: 30 "O zaman İnsanoğlu'nun belirtisi gökte görünecek. Yeryüzündeki bütün halklar ağlayıp dövünecek, İnsanoğlu'nun gökteki bulutlar üzerinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler.

Mat.24: 31 Kendisi güçlü bir borazan sesiyle meleklerini gönderecek. Melekler O'nun seçtiklerini göğün bir ucundan öbür ucuna dek, dünyanın dört bucağından toplayacaklar.

Mat.24: 32 "İncir ağacından ders alın! Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.

Mat.24: 33 Aynı şekilde, bütün bunların gerçekleştiğini gördüğünüzde bilin ki, İnsanoğlu yakındır, kapıdadır.

Mat.24: 34 Size doğrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan bu kuşak*fx* ortadan kalkmayacak.

Mat.24: 35 Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır."

 

Bilinmeyen Gün ve Saat
(Mar.13:32-37; Luk.12:41-48; 17:26-30,34-36)

 

Mat.24: 36 "O günü ve saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba'dan başka kimse bilmez.

Mat.24: 37 Nuh'un günlerinde nasıl olduysa, İnsanoğlu'nun* gelişinde de öyle olacak.

Mat.24: 38 Nuh'un gemiye bindiği güne dek, tufandan önceki günlerde insanlar yiyip içiyor, evlenip evlendiriliyorlardı.

Mat.24: 39 Tufan gelinceye, hepsini süpürüp götürünceye dek başlarına geleceklerden habersizdiler. İnsanoğlu'nun gelişi de öyle olacak.

Mat.24: 40 O gün tarlada bulunan iki kişiden biri alınacak, biri bırakılacak.

Mat.24: 41 Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.

Mat.24: 42 "Bunun için uyanık kalın. Çünkü Rabbiniz'in geleceği günü bilemezsiniz.

Mat.24: 43 Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın gece hangi saatte geleceğini bilse, uyanık kalır, evinin soyulmasına fırsat vermez.

Mat.24: 44 Bunun için siz de hazır olun! Çünkü İnsanoğlu beklemediğiniz saatte gelecektir.

Mat.24: 45 "Efendinin, hizmetkârlarına vaktinde yiyecek vermek için başlarına atadığı güvenilir ve akıllı köle kimdir?

Mat.24: 46 Efendisi eve döndüğünde işinin başında bulacağı o köleye ne mutlu!

Mat.24: 47 Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.

Mat.24: 48-51 Ama o köle kötü olur da içinden, 'Efendim gecikiyor' der ve öteki köleleri dövmeye başlarsa, sarhoşlarla birlikte yiyip içerse, efendisi, onun beklemediği günde, ummadığı saatte gelecek, onu şiddetle cezalandırıp ikiyüzlülerle bir tutacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır."

 

 

BÖLÜM 25

 

On Kız Benzetmesi

 

Mat.25: 1 "O zaman Göklerin Egemenliği, kandillerini alıp güveyi karşılamaya çıkan on kıza benzeyecek.

Mat.25: 2 Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.

Mat.25: 3 Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.

Mat.25: 4 Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.

Mat.25: 5 Güvey gecikince hepsini uyku bastı, dalıp uyudular.

Mat.25: 6 "Gece yarısı bir ses yankılandı: 'İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!'

Mat.25: 7 Bunun üzerine kızların hepsi kalkıp kandillerini tazelediler.

Mat.25: 8 "Akılsızlar akıllılara, 'Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!' dediler.

Mat.25: 9 "Akıllılar, 'Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın' dediler.

Mat.25: 10 "Ne var ki, onlar yağ satın almaya giderlerken güvey geldi. Hazırlıklı olan kızlar, onunla birlikte düğün şölenine girdiler ve kapı kapandı.

Mat.25: 11 "Daha sonra gelen öbür kızlar, 'Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!' dediler.

Mat.25: 12 "Güvey ise, 'Size doğrusunu söyleyeyim, sizi tanımıyorum' dedi.

Mat.25: 13 "Bu nedenle uyanık kalın. Çünkü o günü ve o saati bilemezsiniz."

 

Emanet Para Benzetmesi
(Luk.19:11-27)

 

Mat.25: 14 "Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.

Mat.25: 15 "Adam, her birinin yeteneğine göre, birine beş, birine iki, birine de bir talant vererek yola çıktı.

Mat.25: 16 Beş talant alan, hemen gidip bu parayı işletti ve beş talant daha kazandı.

Mat.25: 17 İki talant alan da iki talant daha kazandı.

Mat.25: 18 Bir talant alan ise gidip toprağı kazdı ve efendisinin parasını sakladı.

Mat.25: 19 "Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.

Mat.25: 20 Beş talant alan gelip beş talant daha getirdi, 'Efendimiz' dedi, 'Bana beş talant emanet etmiştin; bak, beş talant daha kazandım.'

Mat.25: 21 "Efendisi ona, 'Aferin, iyi ve güvenilir köle!' dedi. 'Sen küçük işlerde güvenilir olduğunu gösterdin, ben de seni büyük işlerin başına geçireceğim. Gel, efendinin şenliğine katıl!'

Mat.25: 22 "İki talant alan da geldi, 'Efendimiz' dedi, 'Bana iki talant emanet etmiştin; bak, iki talant daha kazandım.'

Mat.25: 23 "Efendisi ona, 'Aferin, iyi ve güvenilir köle!' dedi. 'Sen küçük işlerde güvenilir olduğunu gösterdin, ben de seni büyük işlerin başına geçireceğim. Gel, efendinin şenliğine katıl!'

Mat.25: 24 "Sonra bir talant alan geldi, 'Efendimiz' dedi, 'Senin sert bir adam olduğunu biliyordum. Ekmediğin yerden biçer, harman savurmadığın yerden devşirirsin.

Mat.25: 25 Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!'

Mat.25: 26-27 "Efendisi ona şu karşılığı verdi: 'Kötü ve tembel köle! Ekmediğim yerden biçtiğimi, harman savurmadığım yerden devşirdiğimi bildiğine göre paramı faize vermeliydin. Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım...

Mat.25: 28 Haydi, elindeki talantı alın, on talantı olana verin!

Mat.25: 29 Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek ve o bolluk içinde olacak. Ama kimde yoksa, kendisinde olan da elinden alınacak.

Mat.25: 30 Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.'"

 

Yargı Günü

 

Mat.25: 31 "İnsanoğlu* kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.

Mat.25: 32 Ulusların hepsi O'nun önünde toplanacak, O da koyunları keçilerden ayıran bir çoban gibi, insanları birbirinden ayıracak.

Mat.25: 33 Koyunları sağına, keçileri soluna alacak.

Mat.25: 34 "O zaman Kral, sağındaki kişilere, 'Sizler, Babam'ın kutsadıkları, gelin!' diyecek. 'Dünya kurulduğundan beri sizin için hazırlanmış olan egemenliği miras alın!

Mat.25: 35 Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.

Mat.25: 36 Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.'

Mat.25: 37 "O vakit doğru kişiler O'na şu karşılığı verecek: 'Ya Rab, seni ne zaman aç görüp doyurduk, susuz görüp su verdik?

Mat.25: 38 Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?

Mat.25: 39 Seni ne zaman hasta ya da zindanda görüp yanına geldik?'

Mat.25: 40 "Kral da onları şöyle yanıtlayacak: 'Size doğrusunu söyleyeyim, bu en basit kardeşlerimden biri için yaptığınızı, benim için yapmış oldunuz.'

Mat.25: 41 "Sonra solundakilere şöyle diyecek: 'Ey lanetliler, çekilin önümden!
İblis'le melekleri için hazırlanmış sönmez ateşe gidin!

Mat.25: 42-43 Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek vermediniz; susamıştım, bana içecek vermediniz; yabancıydım, beni içeri almadınız; çıplaktım, beni giydirmediniz; hastaydım, zindandaydım, benimle ilgilenmediniz.'

Mat.25: 44 "O vakit onlar da şöyle karşılık verecekler: 'Ya Rab, seni ne zaman aç, susuz, yabancı, çıplak, hasta ya da zindanda gördük de yardım etmedik?'

Mat.25: 45 "Kral da onlara şu yanıtı verecek: 'Size doğrusunu söyleyeyim, mademki bu en basit kardeşlerimden biri için bunu yapmadınız, benim için de yapmamış oldunuz.'

Mat.25: 46 "Bunlar sonsuz azaba, doğrular ise sonsuz yaşama gidecekler."

 

 

BÖLÜM 26

 

İsa'yı Öldürme Tasarısı
(Mar.14:1-2; Luk.22:1-2; Yu.11:45-53)

 

Mat.26: 1-2 İsa bütün bunları anlattıktan sonra öğrencilerine, "İki gün sonra Fısıh Bayramı* olduğunu biliyorsunuz" dedi, "İnsanoğlu* çarmıha gerilmek üzere ele verilecek."

Mat.26: 3 Bu sırada başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, Kayafa adındaki başkâhinin sarayında toplandılar.

Mat.26: 4 İsa'yı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.

Mat.26: 5 Ama, "Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın" diyorlardı.

 

İsa Beytanya'da
(Mar.14:3-9; Yu.12:1-8)

 

Mat.26: 6-7 İsa Beytanya'da cüzamlı* Simun'un evindeyken, yanına bir kadın geldi. Kadın kaymaktaşından bir kap içinde çok değerli, güzel kokulu yağ getirmişti. İsa sofrada otururken, kadın yağı O'nun başına döktü.

Mat.26: 8 Öğrenciler bunu görünce kızdılar. "Nedir bu savurganlık?" dediler.

Mat.26: 9 "Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi."

Mat.26: 10 Söylenenleri farkeden İsa, öğrencilerine, "Kadını neden üzüyorsunuz?" dedi. "Benim için güzel bir şey yaptı.

Mat.26: 11 Yoksullar her zaman aranızdadır, ama ben her zaman aranızda olmayacağım.

Mat.26: 12 Kadın bu güzel kokulu yağı, beni gömülmeye hazırlamak için bedenimin üzerine boşalttı.

Mat.26: 13 Size doğrusunu söyleyeyim, bu Müjde dünyanın neresinde duyurulursa, bu kadının yaptığı da onun anılması için anlatılacak."

 

Yahuda'nın İhaneti
(Mar.14:10-11; Luk.22:3-6)

 

Mat.26: 14-15 O sırada Onikiler'den* biri -adı Yahuda İskariot olanı başkâhinlere giderek, "O'nu ele verirsem bana ne verirsiniz?" dedi. Otuz gümüş tartıp ona verdiler.

Mat.26: 16 Yahuda o andan itibaren İsa'yı ele vermek için fırsat kollamaya başladı.

 

Fısıh Yemeği
(Mar.14:12-26; Luk.22:7-23; Yu.13:21-30; 1Ko.11:23-25)

 

Mat.26: 17 Mayasız Ekmek Bayramı'nın* ilk günü öğrenciler İsa'nın yanına gelerek, "Fısıh* yemeğini yemen için nerede hazırlık yapmamızı istersin?" diye sordular.

Mat.26: 18 İsa onlara, "Kente varıp o adamın evine gidin" dedi. "Ona şöyle deyin: 'Öğretmen diyor ki, zamanım yaklaştı. Fısıh Bayramı'nı, öğrencilerimle birlikte senin evinde kutlayacağım.'"

Mat.26: 19 Öğrenciler, İsa'nın buyruğunu yerine getirerek Fısıh yemeği için hazırlık yaptılar.

Mat.26: 20 Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu.

Mat.26: 21 Yemek yerlerken, "Size doğrusunu söyleyeyim, sizden biri bana ihanet edecek" dedi.

Mat.26: 22 Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, "Ya Rab, beni demek istemedin ya?" diye sormaya başladılar.

Mat.26: 23 O da, "Bana ihanet edecek olan" dedi, "Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.

Mat.26: 24 İnsanoğlu*, kendisi için yazılmış olduğu gibi gidiyor, ama İnsanoğlu'na ihanet edenin vay haline! O adam hiç doğmamış olsaydı, kendisi için daha iyi olurdu."

Mat.26: 25 O'na ihanet edecek olan Yahuda, "Rabbî*, yoksa beni mi demek istedin?" diye sordu. İsa ona, "Söylediğin gibidir" karşılığını verdi.

Mat.26: 26 Yemek sırasında İsa eline ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve öğrencilerine verdi. "Alın, yiyin" dedi, "Bu benim bedenimdir."

Mat.26: 27 Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, "Hepiniz bundan için" dedi.

Mat.26: 28 "Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.

Mat.26: 29 Size şunu söyleyeyim, Babam'ın egemenliğinde sizinle birlikte tazesini içeceğim o güne dek, asmanın bu ürününden bir daha içmeyeceğim."

Mat.26: 30 İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağı'na doğru gittiler.

 

Petrus'un İnkârı Önceden Bildiriliyor
(Mar.14:27-31; Luk.22:31-34; Yu.13:36-38)

 

Mat.26: 31 Bu arada İsa öğrencilerine, "Bu gece hepiniz benden ötürü sendeleyip düşeceksiniz" dedi. "Çünkü şöyle yazılmıştır:
'Çobanı vuracağım,
Sürüdeki koyunlar darmadağın olacak.'

Mat.26: 32 Ama ben dirildikten sonra sizden önce Celile'ye gideceğim."

Mat.26: 33 Petrus O'na, "Herkes senden ötürü sendeleyip düşse de ben asla düşmem" dedi.

Mat.26: 34 "Sana doğrusunu söyleyeyim" dedi İsa, "Bu gece horoz ötmeden beni üç kez inkâr edeceksin."

Mat.26: 35 Petrus, "Seninle birlikte ölmem gerekse bile seni asla inkâr etmem" dedi. Öğrencilerin hepsi de aynı şeyi söyledi.

 

Getsemani Bahçesinde
(Mar.14:32-42; Luk.22:39-46)

 

Mat.26: 36 Sonra İsa öğrencileriyle birlikte Getsemani denen yere geldi. Öğrencilerine, "Ben şuraya gidip dua edeceğim, siz burada oturun" dedi.

Mat.26: 37 Petrus ile Zebedi'nin iki oğlunu yanına aldı. Kederlenmeye, ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.

Mat.26: 38 Onlara, "Ölesiye kederliyim" dedi. "Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun."

Mat.26: 39 Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. "Baba" dedi, "Mümkünse bu kâse* benden uzaklaştırılsın. Yine de benim değil, senin istediğin olsun."

Mat.26: 40 Öğrencilerin yanına döndüğünde onları uyumuş buldu. Petrus'a, "Demek ki benimle birlikte bir saat uyanık kalamadınız!" dedi.

Mat.26: 41 "Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür."

Mat.26: 42 İsa ikinci kez uzaklaşıp dua etti. "Baba" dedi, "Eğer ben içmeden bu kâsenin uzaklaştırılması mümkün değilse, senin istediğin olsun."

Mat.26: 43 Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.

Mat.26: 44 Onları bırakıp tekrar uzaklaştı, yine aynı sözlerle üçüncü kez dua etti.

Mat.26: 45 Sonra öğrencilerin yanına dönerek, "Hâlâ uyuyor, dinleniyor musunuz?" dedi. "İşte saat yaklaştı, İnsanoğlu* günahkârların eline veriliyor.

Mat.26: 46 Kalkın, gidelim. İşte bana ihanet eden geldi!"

 

İsa Tutuklanıyor
(Mar.14:43-50; Luk.22:47-53; Yu.18:3-12)

 

Mat.26: 47 İsa daha konuşurken, Onikiler'den* biri olan Yahuda geldi. Yanında, başkâhinlerle halkın ileri gelenleri tarafından gönderilmiş kılıçlı sopalı büyük bir kalabalık vardı.

Mat.26: 48 İsa'ya ihanet eden Yahuda, "Kimi öpersem, İsa O'dur, O'nu tutuklayın" diye onlarla sözleşmişti.

Mat.26: 49 Dosdoğru İsa'ya gidip, "Selam, Rabbî*!" diyerek O'nu öptü.

Mat.26: 50 İsa, "Arkadaş, ne yapacaksan yap*fx*!" dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsa'yı yakalayıp tutukladılar.

Mat.26: 51 İsa'yla birlikte olanlardan biri, ani bir hareketle kılıcını çekti, başkâhinin kölesine vurup kulağını uçurdu.

Mat.26: 52 O zaman İsa ona, "Kılıcını yerine koy!" dedi. "Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.

Mat.26: 53 Yoksa Babam'dan yardım isteyemez miyim sanıyorsun? İstesem, hemen şu an bana on iki tümenden* fazla melek gönderir.

Mat.26: 54 Ama böyle olması gerektiğini bildiren Kutsal Yazılar o zaman nasıl yerine gelir?"

Mat.26: 55 Bundan sonra İsa kalabalığa dönüp şöyle seslendi: "Niçin bir haydutmuşum gibi beni kılıç ve sopalarla yakalamaya geldiniz? Her gün tapınakta oturup öğretiyordum, beni tutuklamadınız.

Mat.26: 56 Ama bütün bunlar, peygamberlerin yazdıkları yerine gelsin diye oldu." O zaman öğrencilerin hepsi O'nu bırakıp kaçtı.

 

İsa Yüksek Kurul'un Önünde
(Mar.14:53-65; Luk.22:54-55,63-71; Yu.18:13-14,19-24)

 

Mat.26: 57 İsa'yı tutuklayanlar, O'nu başkâhin Kayafa'ya götürdüler. Din bilginleriyle ileri gelenler de orada toplanmışlardı.

Mat.26: 58 Petrus, İsa'yı uzaktan, ta başkâhinin avlusuna kadar izledi. Sonucu görmek için içeri girip nöbetçilerin yanına oturdu.

Mat.26: 59 Başkâhinlerle Yüksek Kurul'un* öteki üyeleri, İsa'yı ölüm cezasına çarptırmak için kendisine karşı yalancı tanıklar arıyorlardı.

Mat.26: 60-61 Ortaya birçok yalancı tanık çıktığı halde, aradıklarını bulamadılar. Sonunda ortaya çıkan iki kişi şöyle dedi: "Bu adam, 'Ben Tanrı'nın Tapınağı'nı yıkıp üç günde yeniden kurabilirim' dedi."

Mat.26: 62 Başkâhin ayağa kalkıp İsa'ya, "Hiç yanıt vermeyecek misin?" dedi. "Nedir bunların sana karşı ettiği bu tanıklıklar?"

Mat.26: 63 İsa susmaya devam etti. Başkâhin ise O'na, "Yaşayan Tanrı adına ant
içmeni buyuruyorum, söyle bize, Tanrı'nın Oğlu Mesih* sen misin?" dedi.

Mat.26: 64 İsa, "Söylediğin gibidir" karşılığını verdi. "Üstelik size şunu söyleyeyim, bundan sonra İnsanoğlu'nun*, Kudretli Olan'ın*fx* sağında oturduğunu ve göğün bulutları üzerinde geldiğini göreceksiniz."

Mat.26: 65 Bunun üzerine başkâhin giysilerini yırtarak, "Tanrı'ya küfretti!" dedi.
"Artık tanıklara ne ihtiyacımız var? İşte küfürü işittiniz.

Mat.26: 66 Buna ne diyorsunuz?" "Ölümü hak etti!" diye karşılık verdiler.

Mat.26: 67-68 Bunun üzerine İsa'nın yüzüne tükürüp O'nu yumrukladılar. Bazıları da O'nu tokatlayıp, "Ey Mesih, peygamberliğini göster bakalım, sana vuran kim?" dediler.

 

Petrus İsa'yı İnkâr Ediyor
(Mar.14:66-72; Luk.22:56-62; Yu.18:15-18,25-27)

 

Mat.26: 69 Petrus ise dışarıda, avluda oturuyordu. Bir hizmetçi kız yanına gelip,
"Sen de Celileli İsa'yla birlikteydin" dedi.

Mat.26: 70 Ama Petrus bunu herkesin önünde inkâr ederek, "Neden söz ettiğini anlamıyorum" dedi.

Mat.26: 71 Sonra avlu kapısının önüne çıktı. Onu gören başka bir hizmetçi kız orada bulunanlara, "Bu adam Nasıralı İsa'yla birlikteydi" dedi.

Mat.26: 72 Petrus ant içerek, "Ben o adamı tanımıyorum" diye yine inkâr etti.

Mat.26: 73 Orada duranlar az sonra Petrus'a yaklaşıp, "Gerçekten sen de onlardansın. Konuşman seni ele veriyor" dediler.

Mat.26: 74 Petrus kendine lanet okuyup ant içerek, "O adamı tanımıyorum!" dedi. Tam o anda horoz öttü.

Mat.26: 75 Petrus, İsa'nın, "Horoz ötmeden beni üç kez inkâr edeceksin" dediğini
hatırladı ve dışarı çıkıp acı acı ağladı.

 

 

BÖLÜM 27

 

Yahuda Kendini Asıyor
(Elç.1:18-19)

 

Mat.27: 1 Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsa'yı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.

Mat.27: 2 O'nu bağladılar ve götürüp Vali Pilatus'a teslim ettiler.

Mat.27: 3 İsa'ya ihanet eden Yahuda, O'nun mahkûm edildiğini görünce yaptığına pişman oldu. Otuz gümüşü başkâhinlere ve ileri gelenlere geri götürdü.

Mat.27: 4 "Ben suçsuz birini*fx* ele vermekle günah işledim" dedi. Onlar ise, "Bundan bize ne? Onu sen düşün" dediler.

Mat.27: 5 Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.

Mat.27: 6 Paraları toplayan başkâhinler, "Kan bedeli olan bu paraları tapınağın hazinesine koymak doğru olmaz" dediler.

Mat.27: 7 Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlası'nı satın aldılar.

Mat.27: 8 Bunun için bu tarlaya bugüne dek "Kan Tarlası" denilmiştir.

Mat.27: 9-10 Böylece Peygamber Yeremya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelmiş oldu:
"İsrailoğulları'ndan kimilerinin
O'na biçtikleri değerin karşılığı olan
Otuz gümüşü aldılar;
Rab'bin bana buyurduğu gibi,
Çömlekçi Tarlası'nı satın almak için harcadılar."

 

İsa Vali Pilatus'un Önünde
(Mar.15:2-15; Luk.23:3-5,13-25; Yu.18:33-19:16)

 

Mat.27: 11 İsa valinin önüne çıkarıldı. Vali O'na, "Sen Yahudiler'in Kralı mısın?" diye sordu. İsa, "Söylediğin gibidir" dedi.

Mat.27: 12 Başkâhinlerle ileri gelenler O'nu suçlayınca hiç karşılık vermedi.

Mat.27: 13 Pilatus O'na, "Senin aleyhinde yaptıkları bunca tanıklığı duymuyor musun?" dedi.

Mat.27: 14 İsa tek konuda bile ona yanıt vermedi. Vali buna çok şaştı.

Mat.27: 15 Her Fısıh Bayramı'nda* vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.

Mat.27: 16 O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.

Mat.27: 17 Halk bir araya toplandığında, Pilatus onlara, "Sizin için kimi salıvermemi istersiniz, Barabba'yı mı, Mesih* denen İsa'yı mı?" diye sordu.

Mat.27: 18 İsa'yı kıskançlıktan ötürü kendisine teslim ettiklerini biliyordu.

Mat.27: 19 Pilatus yargı kürsüsünde otururken karısı ona, "O doğru adama dokunma. Dün gece rüyamda O'nun yüzünden çok sıkıntı çektim" diye haber gönderdi.

Mat.27: 20 Başkâhinler ve ileri gelenler ise, Barabba'nın salıverilmesini ve İsa'nın öldürülmesini istesinler diye halkı kışkırttılar.

Mat.27: 21 Vali onlara şunu sordu: "Sizin için hangisini salıvermemi istersiniz?" "Barabba'yı" dediler.

Mat.27: 22 Pilatus, "Öyleyse Mesih denen İsa'yı ne yapayım?" diye sordu. Hep bir ağızdan, "Çarmıha gerilsin!" dediler.

Mat.27: 23 Pilatus, "O ne kötülük yaptı ki?" diye sordu. Onlar ise daha yüksek sesle, "Çarmıha gerilsin!" diye bağrışıp durdular.

Mat.27: 24 Pilatus, elinden bir şey gelmediğini, tersine, bir kargaşalığın başladığını görünce su aldı, kalabalığın önünde ellerini yıkayıp şöyle dedi: "Bu adamın kanından ben sorumlu değilim. Bu işe siz bakın!"

Mat.27: 25 Bütün halk şu karşılığı verdi: "O'nun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!"

Mat.27: 26 Bunun üzerine Pilatus onlar için Barabba'yı salıverdi. İsa'yı ise kamçılattıktan sonra çarmıha gerilmek üzere askerlere teslim etti.

 

Askerlerin İsa'yı Aşağılaması
(Mar.15:16-20; Yu.19:2-3)

 

Mat.27: 27 Sonra valinin askerleri İsa'yı vali konağına götürüp bütün taburu başına topladılar.

Mat.27: 28 O'nu soyup üzerine kırmızı bir kaftan geçirdiler.

Mat.27: 29 Dikenlerden bir taç örüp başına koydular, sağ eline de bir kamış tutturdular. Önünde diz çöküp, "Selam, ey Yahudiler'in Kralı!" diyerek O'nunla alay ettiler.

Mat.27: 30 Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.

Mat.27: 31 O'nunla böyle alay ettikten sonra kaftanı üzerinden çıkarıp kendi giysilerini giydirdiler ve çarmıha germeye götürdüler.

 

İsa Çarmıha Geriliyor
(Mar.15:21-32; Luk.23:26-43; Yu.19:17-27)

 

Mat.27: 32 Dışarı çıktıklarında Simun adında Kireneli bir adama rastladılar. İsa'nın çarmıhını ona zorla taşıttılar.

Mat.27: 33-34 Golgota, yani Kafatası denilen yere vardıklarında içmesi için İsa'ya ödle karışık şarap verdiler. İsa bunu tadınca içmek istemedi.

Mat.27: 35 Askerler O'nu çarmıha gerdikten sonra kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.

Mat.27: 36 Sonra oturup yanında nöbet tuttular.

Mat.27: 37 Başının üzerine, BU, YAHUDİLER'İN KRALI İSA'DIR diye yazan bir suç yaftası astılar.

Mat.27: 38 İsa'yla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydut da çarmıha gerildi.

Mat.27: 39-40 Oradan geçenler başlarını sallayıp İsa'ya sövüyor, "Hani sen tapınağı yıkıp üç günde yeniden kuracaktın? Haydi, kurtar kendini! Tanrı'nın Oğlu'ysan çarmıhtan in!" diyorlardı.

Mat.27: 41-42 Başkâhinler, din bilginleri ve ileri gelenler de aynı şekilde O'nunla alay ederek, "Başkalarını kurtardı, kendini kurtaramıyor" diyorlardı. "İsrail'in Kralı imiş! Şimdi çarmıhtan aşağı insin de O'na iman edelim.

Mat.27: 43 Tanrı'ya güveniyordu; Tanrı O'nu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, 'Ben Tanrı'nın Oğlu'yum' demişti."

Mat.27: 44 İsa'yla birlikte çarmıha gerilen haydutlar da O'na aynı şekilde hakaret ettiler.

 

İsa'nın Ölümü
(Mar.15:33-41; Luk.23:44-49; Yu.19:28-30)

 

Mat.27: 45 Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.

Mat.27: 46 Saat* üçe doğru İsa yüksek sesle, "Eli, Eli, lema şevaktani?" yani, "Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?" diye bağırdı.

Mat.27: 47 Orada duranlardan bazıları bunu işitince, "Bu adam İlyas'ı çağırıyor" dediler.

Mat.27: 48 İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsa'ya içirdi.

Mat.27: 49 Öbürleri ise, "Dur bakalım, İlyas gelip O'nu kurtaracak mı?" dediler.

Mat.27: 50 İsa, yüksek sesle bir kez daha bağırdı ve ruhunu teslim etti.

Mat.27: 51 O anda tapınaktaki perde* yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı.

Mat.27: 52 Mezarlar* açıldı, ölmüş olan birçok kutsal kişinin cesetleri dirildi.

Mat.27: 53 Bunlar mezarlarından çıkıp İsa'nın dirilişinden sonra kutsal kente* girdiler ve birçok kimseye göründüler.

Mat.27: 54 İsa'yı bekleyen yüzbaşı ve beraberindeki askerler, depremi ve öbür olayları görünce dehşete kapıldılar, "Bu gerçekten Tanrı'nın Oğlu'ydu!" dediler.

Mat.27: 55 Orada, olup bitenleri uzaktan izleyen birçok kadın vardı. Bunlar, Celile'den İsa'nın ardından gelip O'na hizmet etmişlerdi.

Mat.27: 56 Aralarında Mecdelli Meryem, Yakup ile Yusuf'un annesi Meryem ve Zebedi oğullarının annesi de vardı.

 

İsa'nın Gömülmesi
(Mar.15:42-47; Luk.23:50-56; Yu.19:38-42)

 

Mat.27: 57 Akşama doğru Yusuf adında zengin bir Aramatyalı geldi. O da İsa'nın bir öğrencisiydi.

Mat.27: 58 Pilatus'a gidip İsa'nın cesedini istedi. Pilatus da cesedin ona verilmesini buyurdu.

Mat.27: 59-60 Yusuf cesedi aldı, temiz keten beze sardı, kayaya oydurduğu kendi yeni mezarına yatırdı. Mezarın girişine büyük bir taş yuvarlayıp oradan ayrıldı.

Mat.27: 61 Mecdelli Meryem ile öteki Meryem ise orada, mezarın karşısında oturuyorlardı.

Mat.27: 62-63 Ertesi gün, yani Hazırlık Günü'nden* sonraki gün, başkâhinlerle Ferisiler Pilatus'un önünde toplanarak, "Efendimiz" dediler, "O aldatıcının, daha yaşarken, 'Ben öldükten üç gün sonra dirileceğim' dediğini hatırlıyoruz.

Mat.27: 64 Onun için buyruk ver de üçüncü güne dek mezarı güvenlik altına alsınlar. Yoksa öğrencileri gelir, cesedini çalar ve halka, 'Ölümden dirildi' derler. Son aldatmaca ilkinden beter olur."

Mat.27: 65 Pilatus onlara, "Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın" dedi.

Mat.27: 66 Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.

 

 

BÖLÜM 28

 

İsa'nın Dirilişi
(Mar.16:1-10; Luk.24:1-12; Yu.20:1-10)

 

Mat.28: 1 Şabat Günü'nü* izleyen haftanın ilk günü*, tan yeri ağarırken, Mecdelli Meryem ile öbür Meryem mezarı* görmeye gittiler.

Mat.28: 2 Ansızın büyük bir deprem oldu. Rab'bin bir meleği gökten indi ve mezara gidip taşı bir yana yuvarlayarak üzerine oturdu.

Mat.28: 3 Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.

Mat.28: 4 Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.

Mat.28: 5 Melek kadınlara şöyle seslendi: "Korkmayın! Çarmıha gerilen İsa'yı aradığınızı biliyorum.

Mat.28: 6 O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, O'nun yattığı yeri görün.

Mat.28: 7 Çabuk gidin, öğrencilerine şöyle deyin: 'İsa ölümden dirildi. Sizden önce Celile'ye gidiyor, kendisini orada göreceksiniz.' İşte ben size söylemiş bulunuyorum."

Mat.28: 8 Kadınlar korku ve büyük sevinç içinde hemen mezardan uzaklaştılar; koşarak İsa'nın öğrencilerine haber vermeye gittiler.

Mat.28: 9 İsa ansızın karşılarına çıktı, "Selam!" dedi. Yaklaşıp İsa'nın ayaklarına sarılarak O'na tapındılar.

Mat.28: 10 O zaman İsa, "Korkmayın!" dedi. "Gidip kardeşlerime haber verin, Celile'ye gitsinler, beni orada görecekler."

 

Nöbetçilerin Getirdiği Haber

 

Mat.28: 11 Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.

Mat.28: 12-13 Başkâhinler ileri gelenlerle birlikte toplanıp birbirlerine danıştıktan sonra askerlere yüklü para vererek dediler ki, "Siz şöyle diyeceksiniz: 'Öğrencileri geceleyin geldi, biz uyurken O'nun cesedini çalıp götürdüler.'

Mat.28: 14 Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz."

Mat.28: 15 Böylece askerler parayı aldılar ve kendilerine söylendiği gibi yaptılar. Bu söylenti Yahudiler arasında bugün de yaygındır.

 

Son Buyruk
(Mar.16:14-18; Luk.24:36-49; Yu.20:19-23; Elç.1:6-8)

 

Mat.28: 16 On bir öğrenci Celile'ye, İsa'nın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.

Mat.28: 17 İsa'yı gördükleri zaman O'na tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.

Mat.28: 18 İsa yanlarına gelip kendilerine şunları söyledi: "Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi.

Mat.28: 19 Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla*fx* vaftiz edin;

Mat.28: 20 size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim."

 

DİPNOTLAR:

1:21 "İsa": "Rab kurtarır" anlamına gelir.
2:1-2 "Doğuda O'nun yıldızını gördük" ya da "O'nun yıldızının doğuşunu gördük".
2:9 "Doğuda" ya da "Doğuşunu".
4:3 "Ayartıcı": Şeytan.
5:22 "Aşağılayıcı bir söz": Grekçe "Raka", yani "Boş kafalı".
5:26 "Kuruş": Grekçe "Kodrantis" (bkz. Birimler Cetveli).
5:37 "Şeytan": Grekçe "Kötü olan".
6:13 "Çünkü egemenlik, güç ve yücelik sonsuzlara dek senindir! Amin" sözleri bazı Grekçe elyazmalarında yoktur.
6:22 "Gözünüz sağlamsa" diye çevrilen Grekçe deyim "Cömertseniz" anlamına gelebilir.
6:23 "Gözünüz bozuksa" diye çevrilen Grekçe deyim "Açgözlüyseniz" anlamına gelebilir.
6:24 "Para": Grekçe "Mamon". Aramice'de* zenginlik anlamına gelen mamon sözcüğü, para ya da para kazanma hırsı anlamında kullanılır.
6:27 "Ömrünü bir anlık" ya da "Boyunu bir arşın".
11:12 "Göklerin Egemenliği zorlanıyor, zorlu kişiler onu ele geçirmeye çalışıyor" ya da "Göklerin Egemenliği zorlu biçimde gelişiyor, zorlu kişiler ona sahip çıkıyor".
13:33 "Ölçek": Grekçe "Saton" (bkz. Birimler Cetveli).
14:24 "Bir hayli uzakta": Grekçe "Birçok stadion uzakta" (bkz. Birimler Cetveli).
14:25 "Sabaha karşı": Grekçe "Gecenin dördüncü nöbetinde"  (bkz. Sözlük, "Saat").
15:25 "O'nun önünde yere kapandı" ya da "O'na tapındı".
16:17 "İnsan": Grekçe "Et ve kan".
16:18 "Petrus": Grekçe "Petros", yani "Kaya parçası, taş".
16:18 "Kaya": Grekçe "Petra", yani "Büyük taş kütlesi, kaya".
17:20-21 Birçok Grekçe elyazması, "Ama bu tür cinler ancak dua ve oruçla kovulabilir" sözlerini de içerir.
17:24 "İki dirhemlik tapınak vergisi": Grekçe "Didrahma"  (bkz. Birimler Cetveli).
17:27 "Dört dirhemlik bir akçe": Grekçe "Bir statir" (bkz. Birimler Cetveli).
18:10-11 Birçok Grekçe elyazması, "İnsanoğlu, kaybolanı kurtarmak için geldi" sözlerini de içerir.
26:64 "Kudretli Olan": Tanrı.
27:4 "Birini": Grekçe "Kanı".
28:19 "Adıyla": Grekçe "Adı içine"._
19:9 "Boşanan kadınla evlenen de zina etmiş olur" sözleri birçok Grekçe elyazmasında yoktur.
21:25 "Yahya'nın vaftiz etme yetkisi": Grekçe "Yahya'nın vaftizi".
21:25 "Tanrı'dan mı": Grekçe "Gökten mi".
23:5 "Hamail": Eski Antlaşma'dan alınan bazı ayetlerin içine konduğu, alna ya da sol kola takılan küçük kutu anlamındadır (bkz. Çık.13:9; Yas.6:8,9).
23:5 "Püskül": Dindar Yahudiler, Kutsal Yasa'yı hatırlamak için giysilerinin eteğine dört püskül dikerler (bkz. Say.15:38,39; Yas.22:12).
23:13-14 Birçok Grekçe elyazması, "Vay halinize, ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Bir yandan gösteriş için uzun uzun dua edersiniz, öte yandan dul kadınların malını mülkünü sömürürsünüz. Bundan ötürü cezanız daha ağır olacaktır" sözlerini de içerir (bkz. Mar.12:40; Luk.20:47).
23:36 "Kuşak" ya da "Soy".
24:34 "Kuşak" ya da "Soy".
26:50 "Ne yapacaksan yap" ya da "Bunun için mi geldin?"

(kutsalkitap.tk)