Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

MATTA

 

BÖLÜM 1

 

İsa Mesih'in Soyu

 

(Luk.3:23-38)

Mat.1: 1-2 İbrahim oğlu, Davut oğlu İsa Mesih'in soy kaydı şöyledir:
İbrahim İshak'ın babasıydı, İshak Yakup'un babasıydı, Yakup Yahuda ve kardeşlerinin babasıydı,

Mat.1: 3 Yahuda, Tamar'dan doğan Peres'le Zerah'ın babasıydı, Peres Hesron'un babasıydı, Hesron Ram'ın babasıydı,

Mat.1: 4 Ram Amminadav'ın babasıydı, Amminadav Nahşon'un babasıydı, Nahşon Salmon'un babasıydı,

Mat.1: 5 Salmon, Rahav'dan doğan Boaz'ın babasıydı, Boaz, Rut'tan doğan Ovet'in babasıydı, Ovet İşay'ın babasıydı,

Mat.1: 6 İşay Kral Davut'un babasıydı, Davut, Uriya'nın karısından doğan Süleyman'ın babasıydı,

Mat.1: 7 Süleyman Rehavam'ın babasıydı, Rehavam Aviya'nın babasıydı, Aviya Asa'nın babasıydı,

Mat.1: 8 Asa Yehoşafat'ın babasıydı, Yehoşafat Yoram'ın babasıydı, Yoram Uzziya'nın babasıydı,

Mat.1: 9 Uzziya Yotam'ın babasıydı, Yotam Ahaz'ın babasıydı, Ahaz Hizkiya'nın babasıydı,

Mat.1: 10 Hizkiya Manaşşe'nin babasıydı, Manaşşe Amon'un babasıydı, Amon Yoşiya'nın babasıydı,

Mat.1: 11 Yoşiya, Babil sürgünü* sırasında doğan Yehoyakin'le kardeşlerinin babasıydı,

Mat.1: 12 Yehoyakin, Babil sürgününden sonra doğan Şealtiel'in babasıydı, Şealtiel Zerubbabil'in babasıydı,

Mat.1: 13 Zerubbabil Avihut'un babasıydı, Avihut Elyakim'in babasıydı, Elyakim Azor'un babasıydı,

Mat.1: 14 Azor Sadok'un babasıydı, Sadok Ahim'in babasıydı, Ahim Elihut'un babasıydı,

Mat.1: 15 Elihut Elazar'ın babasıydı, Elazar Mattan'ın babasıydı, Mattan Yakup'un babasıydı,

Mat.1: 16 Yakup Meryem'in kocası Yusuf'un babasıydı. Meryem'den Mesih* diye tanınan İsa doğdu.

Mat.1: 17 Buna göre, İbrahim'den Davut'a kadar toplam on dört kuşak, Davut'tan Babil sürgününe kadar on dört kuşak, Babil sürgününden Mesih'e kadar on dört kuşak vardır.

İsa Mesih'in Doğumu
(Luk.2:1-7)

 

Mat.1: 18 İsa Mesih'in doğumu şöyle oldu: Annesi Meryem, Yusuf'la nişanlıydı. Ama birlikte olmalarından önce Meryem'in Kutsal Ruh'tan gebe olduğu anlaşıldı.

Mat.1: 19 Nişanlısı Yusuf, doğru bir adam olduğu ve onu herkesin önünde utandırmak istemediği için ondan sessizce ayrılmak niyetindeydi.

Mat.1: 20 Ama böyle düşünmesi üzerine Rab'bin bir meleği rüyada ona görünerek şöyle dedi: "Davut oğlu Yusuf, Meryem'i kendine eş olarak almaktan korkma. Çünkü onun rahminde oluşan, Kutsal Ruh'tandır.

Mat.1: 21 Meryem bir oğul doğuracak. Adını İsa*fx* koyacaksın. Çünkü halkını günahlarından O kurtaracak."

Mat.1: 22 Bütün bunlar, Rab'bin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:

Mat.1: 23 "İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacaklar." İmmanuel, Tanrı bizimle demektir.

Mat.1: 24 Yusuf uyanınca Rab'bin meleğinin buyruğuna uydu ve Meryem'i eş olarak yanına aldı.

Mat.1: 25 Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.

 

 

BÖLÜM 2

 

Yıldızbilimcilerin Ziyareti

 

Mat.2: 1-2 İsa'nın Kral Hirodes* devrinde Yahudiye'nin Beytlehem Kenti'nde doğmasından sonra bazı yıldızbilimciler doğudan Yeruşalim'e* gelip şöyle dediler: "Yahudiler'in Kralı olarak doğan çocuk nerede? Doğuda O'nun yıldızını gördük*fx* ve O'na tapınmaya geldik."

Mat.2: 3 Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.

Mat.2: 4 Bütün başkâhinleri ve halkın din bilginlerini* toplayarak onlara Mesih'in nerede doğacağını sordu.

Mat.2: 5 "Yahudiye'nin Beytlehem Kenti'nde" dediler. "Çünkü peygamber aracılığıyla şöyle yazılmıştır:

Mat.2: 6 'Ey sen, Yahuda'daki Beytlehem, Yahuda önderleri arasında hiç de en önemsizi değilsin! Çünkü halkım İsrail'i güdecek önder Senden çıkacak.'"

Mat.2: 7 Bunun üzerine Hirodes yıldızbilimcileri gizlice çağırıp onlardan yıldızın göründüğü anı tam olarak öğrendi.

Mat.2: 8 "Gidin, çocuğu dikkatle arayın, bulunca bana haber verin, ben de gelip O'na tapınayım" diyerek onları Beytlehem'e gönderdi.

Mat.2: 9 Yıldızbilimciler, kralı dinledikten sonra yola çıktılar. Doğuda*fx* görmüş oldukları yıldız onlara yol gösteriyordu, çocuğun bulunduğu yerin üzerine varınca durdu.

Mat.2: 10 Yıldızı gördüklerinde olağanüstü bir sevinç duydular.

Mat.2: 11 Eve girip çocuğu annesi Meryem'le birlikte görünce yere kapanarak O'na tapındılar. Hazinelerini açıp O'na armağan olarak altın, günnük ve mür* sundular.

Mat.2: 12 Sonra gördükleri bir düşte Hirodes'in yanına dönmemeleri için uyarılınca ülkelerine başka yoldan döndüler.

 

Mısır'a Kaçış

 

Mat.2: 13 Yıldızbilimciler gittikten sonra Rab'bin bir meleği Yusuf'a rüyada görünerek, "Kalk!" dedi, "Çocukla annesini al, Mısır'a kaç. Ben sana haber verinceye dek orada kal. Çünkü Hirodes öldürmek için çocuğu aratacak."

Mat.2: 14 Böylece Yusuf kalktı, aynı gece çocukla annesini alıp Mısır'a doğru yola çıktı.

Mat.2: 15 Hirodes'in ölümüne dek orada kaldı. Bu, Rab'bin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu: "Oğlumu Mısır'dan çağırdım."

Mat.2: 16 Hirodes, yıldızbilimciler tarafından aldatıldığını anlayınca çok öfkelendi. Onlardan öğrendiği vakti göz önüne alarak Beytlehem ve bütün yöresinde bulunan iki ve iki yaşından küçük erkek çocukların hepsini öldürttü.

Mat.2: 17 Böylelikle Peygamber Yeremya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelmiş oldu:

Mat.2: 18 "Rama'da bir ses duyuldu,

Ağlayış ve acı feryat sesleri!
Çocukları için ağlayan Rahel
Avutulmak istemiyor.
Çünkü onlar yok artık!"

 

Nasıra'ya Dönüş

 

Mat.2: 19-20 Hirodes öldükten sonra, Rab'bin bir meleği Mısır'da Yusuf'a rüyada görünerek, "Kalk!" dedi, "Çocukla annesini al, İsrail'e dön. Çünkü çocuğun canına kıymak isteyenler öldü."

Mat.2: 21 Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsrail'e döndü.

Mat.2: 22 Ama Yahudiye'de Hirodes'in yerine oğlu Arhelas'ın kral olduğunu duyunca oraya gitmekten korktu. Rüyada uyarılınca Celile bölgesine gitti.

Mat.2: 23 Oraya varınca Nasıra denen kente yerleşti. Bu, peygamberler aracılığıyla bildirilen, "O'na Nasıralı denecektir" sözü yerine gelsin diye oldu.

 

 

BÖLÜM 3

 

Yahya'nın Çağrısı

 

(Mar.1:1-8; Luk.3:1-18; Yu.1:19-28)

Mat.3: 1-2 O günlerde Vaftizci Yahya Yahudiye Çölü'nde ortaya çıktı. Şu çağrıyı yapıyordu: "Tövbe edin! Göklerin Egemenliği yaklaşmıştır."

Mat.3: 3 Nitekim Peygamber Yeşaya aracılığıyla sözü edilen kişi Yahya'dır. Yeşaya şöyle demişti:
"Çölde haykıran,
'Rab'bin yolunu hazırlayın,
Geçeceği patikaları düzleyin' diye sesleniyor."

Mat.3: 4 Yahya'nın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.

Mat.3: 5-6 Yeruşalim, bütün Yahudiye ve Şeria yöresinin halkı ona geliyor, günahlarını itiraf ediyor, onun tarafından Şeria Irmağı'nda vaftiz ediliyordu.

Mat.3: 7 Ne var ki, birçok Ferisi'yle Saduki'nin* vaftiz olmak için kendisine geldiğini gören Yahya onlara şöyle seslendi: "Ey engerekler soyu! Gelecek gazaptan kaçmak için sizi kim uyardı?

Mat.3: 8 Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.

Mat.3: 9 Kendi kendinize, 'Biz İbrahim'in soyundanız' diye düşünmeyin. Ben size şunu söyleyeyim: Tanrı, İbrahim'e şu taşlardan da çocuk yaratabilir.

Mat.3: 10 Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.

Mat.3: 11 Gerçi ben sizi tövbe için suyla vaftiz ediyorum, ama benden sonra gelen benden daha güçlüdür. Ben O'nun çarıklarını çıkarmaya bile layık değilim. O sizi Kutsal Ruh'la ve ateşle vaftiz edecek.

Mat.3: 12 Yabası elindedir. Harman yerini temizleyecek, buğdayını toplayıp ambara yığacak, samanı ise sönmeyen ateşte yakacak."

 

İsa Vaftiz Oluyor

 

(Mar.1:9-11; Luk.3:21-22)

Mat.3: 13 Bu sırada İsa, Yahya tarafından vaftiz edilmek üzere Celile'den Şeria Irmağı'na, Yahya'nın yanına geldi.

Mat.3: 14 Ne var ki Yahya, "Benim senin tarafından vaftiz edilmem gerekirken sen mi bana geliyorsun?" diyerek O'na engel olmak istedi.

Mat.3: 15 İsa ona şu karşılığı verdi: "Şimdilik buna razı ol! Çünkü doğru olan her şeyi bu şekilde yerine getirmemiz gerekir." O zaman Yahya O'nun dediğine razı oldu.

Mat.3: 16 İsa vaftiz olur olmaz sudan çıktı. O anda gökler açıldı ve İsa, Tanrı'nın Ruhu'nun güvercin gibi inip üzerine konduğunu gördü.

Mat.3: 17 Göklerden gelen bir ses, "Sevgili Oğlum budur, O'ndan hoşnudum" dedi.

 

 

BÖLÜM 4

 

İsa Deneniyor
(Mar.1:12-13; Luk.4:1-13)

 

Mat.4: 1 Bundan sonra İsa, İblis tarafından denenmek üzere Ruh aracılığıyla çöle götürüldü.

Mat.4: 2 İsa kırk gün kırk gece oruç* tuttuktan sonra acıktı.

Mat.4: 3 O zaman Ayartıcı*fx* yaklaşıp, "Tanrı'nın Oğlu'ysan, söyle şu taşlar ekmek olsun" dedi.

Mat.4: 4 İsa ona şu karşılığı verdi: "'İnsan yalnız ekmekle yaşamaz, Tanrı'nın ağzından çıkan her sözle yaşar' diye yazılmıştır."

Mat.4: 5-6 Sonra İblis O'nu kutsal kente* götürdü. Tapınağın tepesine çıkarıp, "Tanrı'nın Oğlu'ysan, kendini aşağı at" dedi, "Çünkü şöyle yazılmıştır:

'Tanrı, senin için meleklerine buyruk verecek.'
'Ayağın bir taşa çarpmasın diye
Seni elleri üzerinde taşıyacaklar.'"

Mat.4: 7 İsa İblis'e şu karşılığı verdi: "'Tanrın Rab'bi denemeyeceksin' diye de yazılmıştır."

Mat 4: 8 İblis bu kez İsa'yı çok yüksek bir dağa çıkardı. O'na bütün görkemiyle
dünya ülkelerini göstererek,

Mat.4: 9 "Yere kapanıp bana taparsan, bütün bunları sana vereceğim" dedi.

Mat.4: 10 İsa ona şöyle karşılık verdi: "Çekil git, Şeytan! 'Tanrın Rab'be tapacak, yalnız O'na kulluk edeceksin' diye yazılmıştır."

Mat.4: 11 Bunun üzerine İblis İsa'yı bırakıp gitti. Melekler gelip İsa'ya hizmet ettiler.

 

İsa Müjde'yi Duyurmaya Başlıyor
(Mar.1:14-15; Luk.4:14-15)

 

Mat.4: 12 İsa, Yahya'nın tutuklandığını duyunca Celile'ye döndü.

Mat.4: 13 Nasıra'dan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahum'a yerleşti.

Mat.4: 14-15 Bu, Peygamber Yeşaya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelsin diye oldu:
"Zevulun ve Naftali bölgeleri,
Şeria Irmağı'nın ötesinde, Deniz Yolu'nda,
Ulusların yaşadığı Celile!

Mat.4: 16 Karanlıkta yaşayan halk, Büyük bir ışık gördü. Ölümün gölgelediği diyarda Yaşayanlara ışık doğdu."

Mat.4: 17 O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: "Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı."

 

İsa İlk Öğrencilerini Seçiyor
(Mar.1:16-20; Luk.5:1-11)

 

Mat.4: 18 İsa, Celile Gölü'nün kıyısında yürürken Petrus diye de anılan Simun'la
kardeşi Andreas'ı gördü. Balıkçı olan bu iki kardeş göle ağ atıyorlardı.

Mat.4: 19 Onlara, "Ardımdan gelin" dedi, "Sizleri insan tutan balıkçılar yapacağım."

Mat.4: 20 Onlar da hemen ağlarını bırakıp O'nun ardından gittiler.

Mat.4: 21 İsa daha ileri gidince başka iki kardeşi, Zebedi'nin oğulları Yakup'la Yuhanna'yı gördü. Babaları Zebedi'yle birlikte teknede ağlarını onarıyorlardı. Onları da çağırdı.

Mat.4: 22 Hemen tekneyi ve babalarını bırakıp İsa'nın ardından gittiler.

 

İsa Hastaları İyileştiriyor
(Luk.6:17-19)

 

Mat.4: 23 İsa, Celile bölgesinin her tarafını dolaştı. Buralardaki havralarda öğretiyor, göksel egemenliğin Müjdesi'ni duyuruyor, halk arasında rastlanan her hastalığı, her illeti iyileştiriyordu.

Mat.4: 24 Ünü bütün Suriye'ye yayılmıştı. Türlü hastalıklara yakalanmış bütün hastaları, acı çekenleri, cinlileri, saralıları, felçlileri O'na getirdiler; hepsini iyileştirdi.

Mat.4: 25 Celile, Dekapolis, Yeruşalim, Yahudiye ve Şeria Irmağı'nın karşı yakasından gelen büyük kalabalıklar O'nun ardından gidiyordu.

 

 

BÖLÜM 5

 

Gerçek Mutluluk
(Luk.6:20-23)

 

Mat.5: 1 İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.

Mat.5: 2 İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:

Mat.5: 3 "Ne mutlu ruhta yoksul olanlara! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.

Mat.5: 4 Ne mutlu yaslı olanlara! Çünkü onlar teselli edilecekler.

Mat.5: 5 Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.

Mat.5: 6 Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.

Mat.5: 7 Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.

Mat.5: 8 Ne mutlu yüreği temiz olanlara! Çünkü onlar Tanrı'yı görecekler.

Mat.5: 9 Ne mutlu barışı sağlayanlara! Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.

Mat.5: 10 Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.

Mat.5: 11 "Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size!

Mat.5: 12 Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan peygamberlere de böyle zulmettiler."

 

Tuz ve Işık
(Mar.9:50; Luk.14:34-35)

 

Mat.5: 13 "Yeryüzünün tuzu sizsiniz. Ama tuz tadını yitirirse, bir daha ona nasıl
tuz tadı verilebilir? Artık dışarı atılıp ayak altında çiğnenmekten başka işe yaramaz.

Mat.5: 14 "Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.

Mat.5: 15 Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.

Mat.5: 16 Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız'ı yüceltsinler!"

 

Kutsal Yasa

 

Mat.5: 17 "Kutsal Yasa'yı* ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim.

Mat.5: 18 Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa'dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak.

Mat.5: 19 Bu nedenle, bu buyrukların en küçüğünden birini kim çiğner ve başkalarına öyle öğretirse, Göklerin Egemenliği'nde en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir ve başkalarına öğretirse, Göklerin Egemenliği'nde büyük sayılacak.

Mat.5: 20 Size şunu söyleyeyim: Doğruluğunuz din bilginleriyle* Ferisiler'inkini* aşmadıkça, Göklerin Egemenliği'ne asla giremezsiniz!"

 

Öfke ve Cinayet

 

Mat.5: 21 "Atalarımıza, 'Adam öldürmeyeceksin. Öldüren yargılanacak' dendiğini duydunuz.

Mat.5: 22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz*fx* söylerse, Yüksek Kurul'da* yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir.

Mat.5: 23-24 Bu yüzden, sunakta adak sunarken kardeşinin sana karşı bir şikâyeti
olduğunu anımsarsan, adağını orada, sunağın önünde bırak, git önce kardeşinle barış; sonra gelip adağını sun.

Mat.5: 25 Senden davacı olanla daha yoldayken çabucak anlaş. Yoksa o seni yargıca, yargıç da gardiyana teslim edebilir; sonunda da hapse atılabilirsin.

Mat.5: 26 Sana doğrusunu söyleyeyim, borcunun son kuruşunu*fx* ödemeden oradan asla çıkamazsın."

 

Zina ve Boşanma

 

Mat.5: 27 "'Zina etmeyeceksin' dendiğini duydunuz.

Mat.5: 28 Ama ben size diyorum ki, bir kadına şehvetle bakan her adam, yüreğinde o kadınla zina etmiş olur.

Mat.5: 29 Eğer sağ gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Çünkü
vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir.

Mat.5: 30 Eğer sağ elin günah işlemene neden olursa, onu kes at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme gitmesinden iyidir.

Mat.5: 31 "'Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin' denmiştir.

Mat.5: 32 Ama ben size diyorum ki, karısını fuhuş dışında bir nedenle boşayan onu zinaya itmiş olur. Boşanmış bir kadınla evlenen de zina etmiş olur."

 

Ant İçmek

 

Mat.5: 33 "Yine atalarımıza, 'Yalan yere ant içmeyeceksin, ama Rab'bin önünde içtiğin antları yerine getireceksin' dendiğini duydunuz.

Mat.5: 34-35 Oysa ben size diyorum ki, hiç ant içmeyin: Ne gök üzerine, çünkü orası Tanrı'nın tahtıdır; ne yer üzerine, çünkü orası O'nun ayak taburesidir; ne de Yeruşalim üzerine, çünkü orası Büyük Kral'ın kentidir.

Mat.5: 36 Başınızın üzerine de ant içmeyin. Çünkü saçınızın tek telini ak ya da kara edemezsiniz.

Mat.5: 37 'Evet'iniz evet, 'hayır'ınız hayır olsun. Bundan fazlası Şeytan'dandır*fx*."

 

Göze Göz, Dişe Diş
(Luk.6:29-30)

 

Mat.5: 38 "'Göze göz, dişe diş' dendiğini duydunuz.

Mat.5: 39 Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin.

Mat.5: 40 Size karşı davacı olup mintanınızı almak isteyene abanızı da verin.

Mat.5: 41 Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.

Mat.5: 42 Sizden bir şey dileyene verin, sizden ödünç isteyeni geri çevirmeyin."

 

Düşmanlarınızı Sevin
(Luk.6:27-28,32-36)

 

Mat.5: 43 "'Komşunu seveceksin, düşmanından nefret edeceksin' dendiğini duydunuz.

Mat.5: 44 Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin.

Mat.5: 45 Öyle ki, göklerdeki Babanız'ın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır.

Mat.5: 46 Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Vergi görevlileri* de öyle yapmıyor mu?

Mat.5: 47 Yalnız kardeşlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmış olursunuz? Putperestler de öyle yapmıyor mu?

Mat.5: 48 Bu nedenle, göksel Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun."

 

 

BÖLÜM 6

 

Yoksullara Yardım

 

Mat.6: 1 "Doğruluğunuzu insanların gözü önünde gösteriş amacıyla sergilemekten kaçının. Yoksa göklerdeki Babanız'dan ödül alamazsınız.

Mat.6: 2 "Bu nedenle, birisine sadaka verirken bunu borazan çaldırarak ilan etmeyin. İkiyüzlüler, insanların övgüsünü kazanmak için havralarda ve sokaklarda böyle yaparlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır.

Mat.6: 3 Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.

Mat.6: 4 Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir."

 

Dua
(Luk.11:2-4)

 

Mat.6: 5 "Dua ettiğiniz zaman ikiyüzlüler gibi olmayın. Onlar, herkes kendilerini görsün diye havralarda ve caddelerin köşe başlarında dikilip dua etmekten zevk alırlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır.

Mat.6: 6 Ama siz dua edeceğiniz zaman iç odanıza çekilip kapıyı örtün ve gizlide olan Babanız'a dua edin. Gizlilik içinde yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.

Mat.6: 7 Dua ettiğinizde, putperestler gibi boş sözler tekrarlayıp durmayın. Onlar söz kalabalığıyla seslerini duyurabileceklerini sanırlar.

Mat.6: 8 Siz onlara benzemeyin! Çünkü Babanız nelere gereksinmeniz olduğunu siz daha O'ndan dilemeden önce bilir.

Mat.6: 9 "Bunun için siz şöyle dua edin:
'Göklerdeki Babamız,
Adın kutsal kılınsın.

Mat.6: 10 Egemenliğin gelsin.
Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de
Senin istediğin olsun.

Mat.6: 11 Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.

Mat.6: 12 Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi,
Sen de bizim suçlarımızı bağışla.

Mat.6: 13 Ayartılmamıza izin verme.
Bizi kötü olandan kurtar.
Çünkü egemenlik, güç ve yücelik
Sonsuzlara dek senindir! Amin*fx*'.

Mat.6: 14 "Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.

Mat.6: 15 Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz."

 

Oruç

 

Mat.6: 16 "Oruç* tuttuğunuz zaman, ikiyüzlüler gibi surat asmayın. Onlar oruç tuttuklarını insanlara belli etmek için kendilerine perişan bir görünüm verirler. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır.

Mat.6: 17 Siz oruç tuttuğunuz zaman, başınıza yağ sürüp yüzünüzü yıkayın.

Mat.6: 18 Öyle ki, insanlara değil, gizlide olan Babanız'a oruçlu görünesiniz. Gizlilik içinde yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir."

 

Göksel Hazineler
(Luk.12:33-36; 16:13)

 

Mat.6: 19 "Yeryüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin. Burada güve ve pas onları yiyip bitirir, hırsızlar da girip çalarlar.

Mat.6: 20 Bunun yerine kendinize gökte hazineler biriktirin. Orada ne güve ne pas onları yiyip bitirir, ne de hırsızlar girip çalar.

Mat.6: 21 Hazineniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacaktır.

Mat.6: 22 "Bedenin ışığı gözdür. Gözünüz sağlamsa*fx*, bütün bedeniniz aydınlık olur.

Mat.6: 23 Gözünüz bozuksa*fx*, bütün bedeniniz karanlık olur. Buna göre, içinizdeki 'ışık' karanlıksa, ne korkunçtur o karanlık!

Mat.6: 24 "Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı'ya, hem de paraya*fx* kulluk edemezsiniz." Kaygılanmayın
(Luk.12:22-31)

Mat.6: 25 "Bu nedenle size şunu söylüyorum: 'Ne yiyip ne içeceğiz?' diye canınız için, 'Ne giyeceğiz?' diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli değil mi?

Mat.6: 26 Gökte uçan kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler. Göksel Babanız yine de onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz?

Mat.6: 27 Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir anlık*fx* uzatabilir?

Mat.6: 28 Giyecek konusunda neden kaygılanıyorsunuz? Kır zambaklarının nasıl büyüdüğüne bakın! Ne çalışırlar, ne de iplik eğirirler.

Mat.6: 29 Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.

Mat.6: 30 Bugün var olup yarın ocağa atılacak olan kır otunu böyle giydiren Tanrı'nın sizi de giydireceği çok daha kesin değil mi, ey kıt imanlılar?

Mat.6: 31 "Öyleyse, 'Ne yiyeceğiz?' 'Ne içeceğiz?' ya da 'Ne giyeceğiz?' diyerek kaygılanmayın.

Mat.6: 32 Uluslar hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa göksel Babanız bütün bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.

Mat.6: 33 Siz öncelikle O'nun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.

Mat.6: 34 O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter."

 

 

BÖLÜM 7

 

Başkasını Yargılamayın
(Luk.6:37-38,41-42)

 

Mat.7: 1 "Başkasını yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız.

Mat.7: 2 Çünkü nasıl yargılarsanız öyle yargılanacaksınız. Hangi ölçekle verirseniz, aynı ölçekle alacaksınız.

Mat.7: 3 Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği fark etmezsin?

Mat.7: 4 Kendi gözünde mertek varken kardeşine nasıl, 'İzin ver, gözündeki çöpü çıkarayım' dersin?

Mat.7: 5 Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün.

Mat.7: 6 "Kutsal olanı köpeklere vermeyin. İncilerinizi domuzların önüne atmayın. Yoksa bunları ayaklarıyla çiğnedikten sonra dönüp sizi parçalayabilirler."

 

Tanrı'dan Dileyin
(Luk.11:9-13)

 

Mat.7: 7 "Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.

Mat.7: 8 Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır.

Mat.7: 9 Hanginiz kendisinden ekmek isteyen oğluna taş verir?

Mat.7: 10 Ya da balık isterse yılan verir?

Mat.7: 11 Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, göklerdeki Babanız'ın, kendisinden dileyenlere güzel armağanlar vereceği çok daha kesin değil mi?

Mat.7: 12 "İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. Çünkü Kutsal Yasa'nın ve peygamberlerin söylediği budur."

 

Dar Kapı, Geniş Kapı
(Luk.13:24)

 

Mat.7: 13 "Dar kapıdan girin. Çünkü yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir. Bu kapıdan girenler çoktur.

Mat.7: 14 Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır."

 

Ağaç ve Meyvesi
(Mat.12:33-35; Luk.6:43-44)

 

Mat.7: 15 "Sahte peygamberlerden sakının! Onlar size kuzu postuna bürünerek
yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.

Mat.7: 16 Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?

Mat.7: 17 Bunun gibi, her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir.

Mat.7: 18 İyi ağaç kötü meyve, kötü ağaç da iyi meyve veremez.

Mat.7: 19 İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.

Mat.7: 20 Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.

Mat.7: 21 "Bana, 'Ya Rab, ya Rab!' diye seslenen herkes Göklerin Egemenliği'ne girmeyecek. Ancak göklerdeki Babam'ın isteğini yerine getiren girecektir.

Mat.7: 22 O gün birçokları bana diyecek ki, 'Ya Rab, ya Rab! Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok
mucize yapmadık mı?'

Mat.7: 23 O zaman ben de onlara açıkça, 'Sizi hiç tanımadım, uzak durun benden, ey kötülük yapanlar!' diyeceğim."

Sağlam Temel, Çürük Temel
(Luk.6:47-49)

Mat.7: 24 "İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerine kuran akıllı adama benzer.

Mat.7: 25 Yağmur yağar, seller basar, yeller eser, eve saldırır; ama ev yıkılmaz. Çünkü kaya üzerine kurulmuştur.

Mat.7: 26 Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer.

Mat.7: 27 Yağmur yağar, seller basar, yeller eser, evi sarsar. Ev yıkılır;
yıkılışı da korkunç olur."

Mat.7: 28 İsa konuşmasını bitirince, halk O'nun öğretişine şaşıp kaldı.

Mat.7: 29 Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.

 

 

BÖLÜM 8

 

İsa Bir Cüzamlıyı İyileştiriyor
(Mar.1:40-45; Luk.5:12-16)

 

Mat.8: 1 İsa dağdan inince büyük bir kalabalık O'nun ardından gitti.

Mat.8: 2 Bu sırada cüzamlı* bir adam yaklaşıp, "Ya Rab, istersen beni temiz kılabilirsin" diyerek O'nun ayaklarına kapandı.

Mat.8: 3 İsa elini uzatıp adama dokundu, "İsterim, temiz ol!" dedi. Adam anında cüzamdan temizlendi.

Mat.8: 4 Sonra İsa adama, "Sakın kimseye bir şey söyleme!" dedi. "Git, kâhine*
görün ve cüzamdan temizlendiğini herkese kanıtlamak için Musa'nın buyurduğu sunuyu sun."

 

Yüzbaşının İmanı
(Luk.7:1-10)

 

Mat.8: 5-6 İsa Kefarnahum'a varınca bir yüzbaşı O'na gelip, "Ya Rab" diye yalvardı, "Uşağım felç oldu, evde yatıyor; korkunç acı çekiyor."

Mat.8: 7 İsa, "Gelip onu iyileştireceğim" dedi.

Mat.8: 8 Ama yüzbaşı, "Ya Rab, evime girmene layık değilim" dedi, "Yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.

Mat.8: 9 Ben de buyruk altında bir adamım, benim de buyruğumda askerlerim var. Birine, 'Git' derim, gider; ötekine, 'Gel' derim, gelir; köleme, 'Şunu yap' derim, yapar."

Mat.8: 10 İsa, duyduğu bu sözlere hayran kaldı. Ardından gelenlere, "Size doğrusunu söyleyeyim" dedi, "Ben İsrail'de böyle imanı olan birini görmedim.

Mat.8: 11 Size şunu söyleyeyim, doğudan ve batıdan birçok insan gelecek, Göklerin Egemenliği'nde İbrahim'le, İshak'la ve Yakup'la birlikte sofraya oturacaklar.

Mat.8: 12 Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak."

Mat.8: 13 Sonra İsa yüzbaşıya, "Git, inandığın gibi olsun" dedi. Ve uşak o anda iyileşti.

 

İsa Birçoklarını İyileştiriyor
(Mar.1:29-34; Luk.4:38-41)

 

Mat.8: 14 İsa Petrus'un evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.

Mat.8: 15 Eline dokununca kadının ateşi düştü. Kadın kalkıp İsa'ya hizmet etmeye başladı.

Mat.8: 16 Akşam olunca birçok cinliyi kendisine getirdiler. İsa onlardaki kötü ruhları tek sözle kovdu, hastaların hepsini iyileştirdi.

Mat.8: 17 Bu, Peygamber Yeşaya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelsin diye oldu:
"Zayıflıklarımızı O kaldırdı,
Hastalıklarımızı O üstlendi."

 

İsa'yı İzlemenin Bedeli
(Luk.9:57-62)

 

Mat.8: 18 İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini
buyurdu.
Mat.8: 19 O sırada din bilginlerinden* biri O'na yaklaşıp, "Öğretmenim" dedi,

"Nereye gidersen, senin ardından geleceğim."

Mat.8: 20 İsa ona, "Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlu'nun* başını yaslayacak bir yeri yok" dedi.

Mat.8: 21 Başka bir öğrencisi İsa'ya, "Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim" dedi.

Mat.8: 22 İsa ona, "Ardımdan gel" dedi. "Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri
gömsün."

 

İsa Fırtınayı Dindiriyor
(Mar.4:35-41; Luk.8:22-25)

 

Mat.8: 23 İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.

Mat.8: 24 Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.

Mat.8: 25 Öğrenciler gidip O'nu uyandırarak, "Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!" dediler.

Mat.8: 26 İsa, "Neden korkuyorsunuz, ey kıt imanlılar?" dedi. Sonra kalkıp rüzgarı ve gölü azarladı. Ortalık sütliman oldu.

Mat.8: 27 Hepsi hayret içinde kaldı. "Bu nasıl bir adam ki, rüzgar da göl de O'nun sözünü dinliyor?" dediler.

İki Cinlinin İyileştirilmesi
(Mar.5:1-20; Luk.8:26-39)

Mat.8: 28 İsa gölün karşı yakasında Gadaralılar'ın memleketine vardı. Orada O'nu mezarlık mağaralardan çıkan iki cinli karşıladı. Bunlar öyle tehlikeliydi ki, kimse o yoldan geçemiyordu.

Mat.8: 29 İsa'ya, "Ey Tanrı'nın Oğlu, bizden ne istiyorsun?" diye bağırdılar.
"Buraya, vaktinden önce bize işkence etmek için mi geldin?"

Mat.8: 30 Onlardan uzakta otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı.

Mat.8: 31 Cinler İsa'ya, "Bizi kovacaksan, şu domuz sürüsüne gönder" diye yalvardılar.

Mat.8: 32 İsa onlara, "Gidin!" dedi. Cinler de adamlardan çıkıp domuzların içine girdiler. O anda bütün sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.

Mat.8: 33 Domuzları güdenler kaçıp kente gittiler. Cinli adamlarla ilgili haberler dahil, olup bitenlerin hepsini anlattılar.

Mat.8: 34 Bunun üzerine bütün kent halkı İsa'yı karşılamaya çıktı. O'nu görünce bölgelerinden ayrılması için yalvardılar.

(kutsalkitap.tk)