|
|
|
|
YEOŞUA'NIN ÖLÜMÜ “Yeoşua, ölümünün yaklaştığını sezerek milletin ihtiyarlarını, kabile reislerini, hakimleri ve bütün halkı Şehem'e çağırdı. Onlara verdiği öğütlerde ve emirlerde şunları açıkladı: 'Şu anda topraklarınızda bulunan düşmanları kovun. Asla başka Tanrılara tapmayın, sadece ebedi Allah'ın yolundan yürüyün. Eğer daima Allah'ın yolunda yürür, onun emirlerini yerine getirirseniz, O da, size sonsuzluğa dek yardımcı olacak ve büyük zaferler kazanacaksınız. Sizlerden bir kişi, bin kişiyi kaçırmaya muktedir olacak. Fakat, Allah'ın yolunda yürümez, emirlerini yerine getirmezseniz, O da sizden ayrılacak ve düşmanlarınız sizi bu kutsal topraklardan atacaktır.' Bu sözler üzerine bütün halk bir ağızdan şöyle dedi: - Gökleri ve toprakları yaratan Allah'a inanıp asla onun emirlerinin dışına çıkmayacağız. Yeoşua, halkın bu vaatlerini yazdırdı ve Şilo'daki Mişkan'ın yakınlarında bir anıt inşa ettirdi. Yeoşua, 110 yaşında öldü ve Efrayim Dağı yakınlarındaki Timnat-Serah adlı yere gömüldü. Ölümünden evvel Yeoşua'nın söylediği kutsal sözler milletin kalbinde yer etti ve adı asla hafızalardan silinmedi. Yeoşua'nın ölümünden kısa bir süre sonra Koen Agadol olan Aaron'un oğlu Elazar Akoen de öldü ve Givat-Pinhas denilen yere gömüldü.” (Zvi-Geyik Yayınları, Etnik Kültürlerin Dinsel Kaynakları Serisi 3) |