Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hinduizm'de Kastlar...

“Kast (varna, jati), dinsel sorunları aşan çok geniş kapsamlı bir olgudur. Bu nedenle kasttan, din üstünde etki yaptığı ya da din tarafından yönetildiği ölçüde söz edilecektir. Üç en büyük toplumsal görevden, brahmanlara ait olan ilkinin savunucuları olan brahmanlar ortadadır. İlkede kutsal gücün savunucuları olan brahmanlar, ne işle uğraşırlarsa uğraşsınlar, bir inançlı kitlesine sahiptir: ‘Aynı brahmanda doğmak Yasa’nın sonsuz kez yeniden doğmasıdır’ (Manu).

Görevleri Veda’yı. Smritiye göre yaşama biçimini ‘öğretmek’ten, kendini başkasına adamaktan (öyleyse rahiplik hizmetini de üstlenmekten) ve bağışları kabul etmekten oluşur. Öteki üç sınıf da, çeşitli derecelerde olmak üzere kutsal işlere katılır. Savaşçıların yer aldığı ikinci sınıf, kshatriyalar, Smriti uyarınca ‘kendini adamak (amaçlarına), Veda’yı öğrenmek, bağışlar yapmak’ zorundadır. Kshatriyaların temelini özetleyen kıral, tanrının belirmesidir; Manu’nun dediği gibi ‘insan biçiminde tanrı’dır. Bu nedenle büyük kırallık törenleri, Veda sonrası Hindistan’da dinsel tatil niteliği taşımıştır. Bunlar, büyük tanrılara yönelik eski tören kültünün tek kalıntılarını oluştururlar. Hayvancılık, tarım, ticaretle geçinen üçüncü sınıf vaiçyalar, kuramsal bakımdan kshatriyalar ile aynı ödevleri ve görevleri yerine getirmekle, kuşkusuz daha az derecede, yükümlüdürler.

Dördüncü sınıfı oluşturan çudralar ise öteki sınıfların hizmetindedirler ve görünüşe göre dinin dışında kalırlar. Ancak, eski metinlerde çudralara bazı haklar tanınmıştır ve birçok mezhebin tüm çabası, onları brahman sistemine katmaya ya da sistemin dışına atmaya yönelmiştir.

Kuramsal olarak dört büyük kasttan doğan ‘modern’ kastların kalıntısını ise, hiç kuşkusuz meslekten çok dinsel etki (aynı zamanda yerleşme, olasılıkla etnik yapı) belirlemiştir. Ancak sınıflandırmada mesleğin rolü de vardır. Brahmanların büyük bir kısmı (bir dereceye kadar tutarlı kalan tek grup) dinsel görevlerini artık bırakmışlardır. Meslek, karışık diye bilinenlerden biri olmadığı sürece, hiçbir şekilde saygınlıklarını yitirmemişlerdir (Manu, çok daha öncelerde diyordu ki, ‘Brahmanlar, her türden basit işlerle uğraşsalar bile onurlarını korumak zorundadırlar: çünkü onların her biri büyük bir tanrıdır’).

‘İki kez doğan’ (dvija) tümüne, başka deyişle ilk üç sınıfın üyelerine ortak olarak verilen dinsel bir onurdur. Kast dışına atılma, bir tür toplumdan dışlanma, aforozdur. Erdeme ya da erdemsizliğe bağlı dinsel değerden doğan kast kurallarının önemli bir bölümü ayrım kavramına dayanır. Hatta kastların temeline bakıldığında dinsel bir olgu göze çarpar. Bu, gerçekten de saflık ve karışıklık arasındaki dinsel karşıtlık düzenine uygun düşmektedir.”

(Hinduizm, Louis, Renou)