|
|
|
|
Hinduizm'de yaşam biçimi nasıldır?“Açramalar, ‘varlığın aşama durumları ya da yaşam biçimleri’ kuramı, geç Vedizm’de belirlenmiştir. Kuşkusuz, gerçek olaylardan yola çıkan bir dizgeleştirmenin sonucudur. Metinlerde kuramsal olarak, yüksek kasttan Hintliye geçen üç (ya da çoğunlukla dört) konum belirtilmektedir: Brahman çömezi, evin efendisi, keşiş ve ‘münzevi’. Öğreti, işlemler ideali ile çileci ideal arasındaki sürekli evrim şeklinde ortaya konacak karşıtlığı dile getirir. Ayrıca, geçmişte toplumsal yaşamdan iç aleme geçişe sık sık rastlanmıştır. Bugün, ruhsal çağrıya uyup, birdenbire her şeyi terk ederek maddi yaşamdan iç yaşama bağlanan insan sayısı hiç de az değildir. ‘Brahman çömezi’ konumu, günümüzde, en azından geçmişteki katı biçimi (kırk-elli yıl süren derslerden söz edilir) ile yoktur. Konum, kutsal metinlerin çıraklığı dönemi, ama daha çok da çömezin guru karşısında üstlendiği boyun eğme ve hizmet etme görevleri olarak tanımlanır. Temel ahlâk ödevlerinden birisi de bekârettir (bu durumu belirten brahmacarya terimi, ‘kendini tutma’ anlamını kazanır.) ‘Evin efendisi’ oğlan çocuk döllemek, ateşi beslemek, ritleri, özellikle de çraddhayı uygulamaktır. Keşiş, yerleşim bölgelerinden uzakta ailesiyle birlikte ya da tek başına yaşar. Bu, lirik Sanskrit oyunu, Çakuntala’da görülen ‘keşiş kulübeleri’ tanımı ile eski Hindistan’da idealleştirilmiş yaşantı örneğidir. Kimi maddi etkinlikleri sürdürmeye elverişli çileci egzersizleri kapsar; bir tür emekliye çekilmedir. Dördüncü aşama, Hintli’nin bu dünyayla ilişkisini tümüyle kesmesi; elde bir değnekle bir kutsal yerden ötekine gitmesi ve geçimini dilenerek karşılamasıdır: ‘Kendini Tanrı’ya adayarak, Tanrı’yı severek, Tanrı’yı oluşturarak, Tanrı’ya sığınarak tüm dış bağlardan kurtulur ve iç sungularla kurbanlardan başka bir şey kabul etmeden, kendini rit ateşlerinde yükseltmeye çabalar’ (Maha-Bharata). Gerçekten, üçüncü ve dördüncü aşamalar (özellikle dördüncü), kuralı, müminin yandaşı olduğu mezhebe göre değişen dinsel buyruklardır. Bugün de Hindistan’ın her yerinde samnyasinler ya da ‘münzeviler’ ile karşılaşılmaktadır. Üç yılda bir, kutsal kentlerde kongreler düzenlerler. Ama en yaygın sofuluk biçimi, herhangi bir ustanın yanında zaman zaman ya da sonuna dek bir açramada (modern anlamda, topluluk örgütünün inziva yeri) yaşamaktır. Brahman toplumunda, tüm metinler inziva olayını ne denli yüceltmişse, dinsel intiharı da o denli kötü saymıştır. Bununla birlikte çilecilerin intiharına ilişkin, Manu’da olduğu gibi, kapalı anlatımlar da vardır: ‘kararlılıkla dolu, dosdoğru kuzeydoğu yönüne giderler,su ve havayla yaşarak, ta ki bedenleri tükenene dek.’ ‘Büyük yolculuk’ denilen bu gidişin hedefi, çok ender olarak ulaşılan Himalaya’dır. Eski kuramın kabul ettiği dış intiharların tümü, başka bir yöntemle bağışlatılamayan olağanüstü ciddi bir günah yüzünden gerçekleştirilir.” (Hinduizm, Louis, Renou)
|