Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hinduizm'de bilim ve din...

“Veda Dini, doğal görüngülere doğru mutlu yürüyüşü güvenceye almak için rita ya da ‘kozmik ilke’yi düzenlemiştir. En eski metinler, daha o dönemde yıldızların yerlerini saptamaya yarayan, Güneş’in ve Ay’ın yolu üstündeki takımyıldızları eksiksiz biçimde numaralandırmışlardır. Daha sonra Jyotişa yıldız yılını oldukça doğru hesaplamış ve beş yıllık bir çevrim belirlemiştir. Veda ritüeli, gerçekten de, belirli gökbilim bilgilerinin geometrik formüllere dökülmesini kabul ettirmiştir. Sunakların ve evlerin kurulması gibi amaçlarla eski kültte de kullanılan bu bigiler, Veda döneminin anılan konuda uzmanlaşmış Dersler’inde bulunmaktadır.

Klasik Hint tıbbı, varlığı Veda ilahilerinde de doğrulanan pnömatik kuramlara dayanır. Burada fizik, fizyolojik ölçü kozmolojik ölçünün tersidir. Anılan kuramlar, ritüel ve özellikle büyü dışındaki anatominin, tedavi biliminin kimi verilerini konu alır.

Yarı bilimsel yöntemler kullanan simyanın uygulama alanı, gerçeküstü özelliklere sahip ölümsüzlük ya da gençlik iksiri gibi maddeler üretmektir.

Minerallere dayalı reçeteler hazırlamaya yarayan bir kimya bilimi de gelişmiştir: özellikle kireçleştirme, kapalı vazoda ısıtma yoluyla bileşiklerin özünü araştırarak metalleri arıtma ve yeniden birleştirme.

Ama burada bizi asıl ilgilendiren, simya ya da hemen sonra takınacağı adla, simyacı eğilimleri olan kimyadır. Kimya Yoga egzersizleriyle birleştirilebilir ve tümüyle mistik bir yöntemle insanı Esenliğe götürmeye uyarlanabilir. Savlarını 14.yüzyılda Madhava’nın belirlediği simyacı bir Şiva okulu vardır. Okulun ‘özlerin prensi’ diye tanımladığı civa, yogin çömezine uzun bir yaşam sağlamayı garantiler. Ayrıca olmak istediği ‘yaşayan-esen’ durumunun dayanağını oluşturacak ‘gök cismi’ni doğaüstü yoldan elde etmek üzere arınmasına yardım eder.”

(Hinduizm, Louis, Renou)