Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hinduizm'de Büyü...

“Hinduizm’de kültün dışında bir de büyü kurumu vardır. Bu uygulamalar, eski ritüelle süren büyüye ilişkin özel bağlardan doğal şekilde kurtulmasa ve eski formüllerin yerini başkalarının doldurması dışında, Veda’dan beri pek az yenilenmişe benzer.

Büyüyü kim yapar? Brahman, özellikle de ‘hükümdar rahibi’ (purohita), çileci; destan geleneğinde insanlarla aynı nitelikteki tanrılar ve şeytanlar, hava perileri (vidyadhava) ve ermişler (siddha); kıral ise, doğuştan büyü güçleriyle  donatılmış bir keramet sahibidir:

Büyü yapılırken, akıldışı bir güç yüklenip yüklenmemeye göre sınıflandırılmış her şeyden yararlanılabilir. Bu güç yararlı ya da çoğunlukla uğursuz, kötü bir güçtür. Sayısız rit reçetesi, büyüsel bir görünümle ortaya konur.

Büyü edimlerine olağan külttekine benzer maddi dayanaklar eşlik eder: yaygın ölçüde yantra kullanımı; büyüyü yapanın, görünmez güçleri tehlikesizce çekebileceği ya da uzaklaştırabileceği ayrıcalıklı bir toprak parçasını sınırlayan, yere çizilmiş mandala, ‘çember’ gibi. Burada muskaya da önemli bir yer verildiği unutulmamalıdır.

Büyüsel güçlerin alanı sınırsızdır. Genelde, akılcı hekimlik ya da güzellik işlemleriyle iç içe giren aşk büyüleri geniş bir takım oluşturur. Toplumsal ya da kişisel varlığında bireye önerilen tüm amaçlar ve maddi üstünlükler büyü eylemine bağlıdır. Siyasal amaçlar için özel reçeteler düzenlenmiştir. Bazı metinlerde, açıkça masalsı reçeteler yer alır: kızgın kömürün üstünde yürüme, çok uzun mesafeleri yorulmadan koşma, şu ya da bu düşü yaratan maddelerin üretimi işlemleri gibi. Bu bağlamda büyü, artık ‘İndra şebekesi’ne (gözboyama sanatı) dönüşmüştür.

Çeşitli çağlardan bu yana bilinen tüm mantra biçimleri şunlardır: doğal astroloji, horoskop (edebiyat alanındakinin büyük bir kısmı Yunanlılar’dan, daha sonra da Araplar’dan alıntılanmıştır), düş yorumu, toprak falı, insanları yüzünden tanıma ve öteki, belirtiye ya da kehanete dayanan sözde bilimsel biçimler. Köy astroloğu sözü geçen bir kişidir; onsuz hiçbir girişim yapılamayacağına inanılmıştır.”

(Hinduizm, Louis, Renou)