Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hinduizm'de kefaret uygulamaları nelerdir?

“Veda döneminin sonundan itibaren, ritüelin dışında kefarete ilişkin bir yasa oluşturulmuştur., Bi, bir yanlışlıktan, lekeden, kazadan esirgenmek üzere verilen özel kurbanlara, bazen de okumalara ve yıkanmalara dayanmaktadır.

Sonra yasa genişletilmiş, çile ve oruç, çeşitli nefsi kırma işlemleri gibi yeni uygulamalar artmıştır.

Kefaret bağışı, hayır işi, vakıf kurma giderek büyük önem kazanmıştır. Tıpkı ötekiler gibi bu alanda da, her bir günah için öngörülen kefaretin ayrıntısını aşan, yenilenmiş bir kefaret sistemi ortaya çıkmıştır.

Hatta başkasının cezasını çekerek, yanlış yola sapmanın (kadın için) kefaretini önceden ödeyerek vb. bağışlanmaz günahların ucuza silinebileceği düşünülmüştür.

Söz konusu uygulamalar, ister yasal cezada toplansın ister onun yerine geçsin, bazen yasal sistemle çatışma içindedir. Kefaretin niteliği, ciddi olaylarda hükmün yaptırımını da üstlenen bir görevlinin, ‘cezalandırıcı’, yönettiği küçültülmüş bir mahkeme tarafından ilan edilir.

Kuram,  ağır (‘kasttan düşürücüler’) ya da bağışlanabilir gerçek dinsel günahların dışında, ahlağa karşı işlenen günahları, toplumdaki kuraldışı davranışları, hatta bazı doğal talihsizlikleri ve irade dışı günah durumlarını kapsara. Genel yaşamda söz konusu olan bu sayısız ‘din hükmü’ ya da vratalar zorlanmış simgesel anlatımların dışa vuran uygulamalarıdır.

Kısaca dilek ve duadan oluşan öteki vratalar ise, dinsel abartı olarak ortaya konur. Günümüzde bu uygulamaların tümü, en azından dikkat çekici biçimlerdekileri., önemli ölçüde değerini yitirmiştir.

Eskinin hayata dayanan kötü kavramı, klasik Hinduizm’de daha çok karmaşıklığa dayanır. Karışık dönemler, karışık edimler ve nesneler, kazüvistik bir şekilde derlenmiştir. Bu olayları daha iyi anlayabilmek için en küçük eylemin bile dinsel bir sonuç doğurduğunu anımsamak gerekir. Sözgelimi yemek yeme, besini alma biçimi bakımından dini ilgilendirir. Karışıklık kavramı, en azından kuramda, kastlar kurumunun temelini oluşturur.”

(Hinduizm, Louis, Renou)