Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hinduizm'de Tantracı ritüeller nelerdir?

“Buraya kadar, Tantracı uygulamaları canlandırmayı amaçlayan ve Hinduizm’in olağan geleneklerinden yola çıkarak, güçlendirme ya da sapma biçiminde sergilenen çeşitli akımlar gördük. Tantrizm M.S. birinci binde, belirsiz bir tarihte ortaya çıkmış ve tüm dinsel biçimleri etkilemiştir.

Ancak yeni bir din değildir. Bazen kesin bir Tantracı görünümle beliren, alışılagelmiş Hinduizm olgularına yeni bir renk katılmasıdır. Durum inzivaya çekilme idealinin bir tür karşıtlaşmasından çıkan ‘inançtan dönme’ (L.Dumont) olarak tanımlanabilir. Tantrizm’in izlerine mitolojide ve kozmolojide, öncelikle de ritüelde rastlanır. Kaynağı, özellikle tantra öncesi ilahiciliği sayılan Veda’ya, Atharvaveda’ya kadar iner.

Ama varlığı, geleneksel kült uygulamasını bastıran ve dış biçim gibi derin anlamı da değiştiren unsurlarca boğulmuş ritüelde, kendiliğinden ortaya çıkar. Burada Hint içrekliğinin en önemli noktasına ulaşılır. ‘Kahramanlar’a özgü gizi, müminlerin çoğunluğunu oluşturan paçuları ya da ‘hayvanları’ı korumak olan, anlamsal bir gizi geliştirilmiştir; dil ‘alacakaranlıkta ortaya çıkan’ diye adlandırılır.

Daha sonra  anlatım öylesine sınırsız bir güç kazanır ki, hemsimge hem de nesne aynı anlama gelir. Formül, aracısız şekilde esenliğe ulaşabilmek için insanüstü uygulamaları başlatır. Tantrizm, öncelikle bir mantra-çastra ya da ‘kutsal formül öğretisi’dir.

Bu nedenle ustadan çömeze aktarılan, törenle girilen bir dindir. Dine girişin, Mahanirvana’da anlatılan ‘eksiksiz serpme’ gibi karmaşık durumlara bürünmüş, yavaştan birden gerçekleşene kadar dört şekli ayırt edilir. Tören, birbirini izleyen evrelerle bir-dokuz gün sürer.

Edebiyatı yoktur; öğreti konusunda bir temel oluşturulmamıştır. Ancak izlerin birbirine karışmasına rağmen, genellikle geç dönem metinlerinde didaktik gelişmeler görülmektedir.

Erotizmin rolü, özellikle ‘solun’ uygulamalarında, normal bireye yasaklanmış esrimede (‘dünyada alçalan esrimeye ulaşacaktır ve dünyada esriyen yeniden yükselecektir’ der Kularnava); içinde sakladığı cinsel enerji potansiyeli, üstünde toplama ilkesinde ortaya konur.

Ancak, bu cinsel ritler simgesel değerlerle yüklüdür: İnsanın edimi, tanrı bilincine katılma anlamına gelir. Bu, pancatattva (‘beş kendilik) sırasında, kadına beş m (madya ‘şarap’, mamsa ‘et’, matsya ‘balık’, mudra ‘davranışlar’, maithuna ‘tensel ilişki’) aracılığıyla yaklaşılması, kutsal enerjinin bir insanın varlığında yeniden doğmasıdır. Mistik bir evliliği başarıya ulaştırmada en önemli unsur olan maithuna, bir grup erkek ve kadının katıldığı ‘saygı çemberi’ olarak tanımlanır. Kadına, belki de hamile olan kadına kutsal bir tanrıça imgesi gibi davranılır. Az çok büyü niteliği taşıyan bir dizi ölüm riti ‘Ben’i yıkma’nın tamamlandığı yerlerde, yani mezarlıklarda gerçekleştirilir. Ayrıca sağın yolu tantracılarına özgü yetkinleştirilmiş, değiştirilmiş uygulamalar da vardır.”

(Hinduizm, Louis, Renou)