Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hinduizm'de Dua...

“Mantraya (kutsal formül) dayanan duanın etkisi, bunu, anlamından ve söz konusu kantranın üslubundan çok, mantraya eşlik eden zihinsel yoğunlaşmada ve mantrayı yaratan dış koşullarda (bir mezhebe girme, adak sunma, beddua ya da yemin vb. formülleri) ortaya konur. Mantra, giderek artan sayıda, içten fısıltıyla söylenen sözlü ezber parçalarından (japa, ‘mırıltı’) oluşturulmuştur (Manu, ‘Fısıltıyla yapılan dua kurbanı,Veda kurallarına göre gerçekleştrilen eksiksiz bir kurbandan on kat daha etkilidir. Kulakla duyulmayan duanın değeri yüz kat, zihinden yapılanınki ise bin kata çıkar’ der.)

Mahtra, sözcük ya da cümleler çok sayıda tekrarlanarak uzun dualar şeklinde kolayca çekilir. Sözgelimi, bir tantra metni, Brahman’ı konu alan Mahanirvana otuz iki bin tekrardan oluşur. Kesintisiz anlatmalı ezber parçaları da vardır. Bunlardan biri olan yedi yüz mısralık Cani-Mahatmya ‘Tanrıçaya Övgü’ (6.yüzyıl metni) Kuzey Hindistan’da çok yaygın olarak, her gün Durga tapınaklarında okunur: ‘Başarılarımı söylemek (der Tanrıça kendi kendine) varlıkları yeniden doğuşlardan kurtarır, savaşlarımın öyküsünü ve sinsi şeytanları yok etmemi okumak günahları siler ve sağlık verir.’

Şu halde bu parça, eskinin büyüsü ve kurbanı ile aynı üstünlüklere sahiptir. Formulü ‘diriltmek’, eylemsizlikten eylemli duruma geçirmek için gereken işlemler de betimlenmiştir. Mantranın temeli kutsal om sesbirimidir. Bu konuda geniş bir kurgu yaratılmıştır: O ‘üç harfli (a-u-m) brahman’dır, bir ‘gizli Veda’dır. Harflerin her biri, şu ya da bu kutsal nesnenin içinde yer aldığından, tek başına simgesel bir değere bağlanır. Tantrizm’de az çok isteğe bağlı bija ya da ‘tohumlar’ denilen heceler kullanılır. Çünkü bunlar tanrının fizik biçiminin tohumlarını içerirler; ayrıca, derin anlamı yalnızca tantra çömezlerine verilmiş gerçeğin tohumu oldukları söylenir.

Nyasalar ya da ‘belletmeler’, söz konusu formülün içine katılan tanrıyı kendinde uyandırmadan önce, bijalar ya da formülleri parmaklar yardımıyla bedenin herhangi bir bölgesi üstünde ezberleten tantra kökenli öteki işlemlerden birisidir.

Diyagram üstündeki yantralar, bir çerçeveyle sınırlanmış, lotüsün taç yapraklarını betimleyen eğrilerle çevrili üçgenler ya da çemberler dizisidir. Yantraların en etkilisi Çriyantra, merkez noktadan (bindu) başlayarak her biri ardına iç içe geçmiş üçgenler ve sekiz taç yapraklık bir diz; bir başkası ise, tek merkezli, çerçeveyi üç çember ve üç karenin oluşturduğu on altı yapraklı bir dizi içerir. Tümü, bindudan hareketle kozmozun çoklu şekilde açığa vurulmasını geliştiren değişmez brahmanı temsil eder. Yantradan yansıtılan varsayıma dayalı tanrı imgesi, gerçek imgeden daha büyük ve somut bir gerçeği kapsayabilir. Sözgelimi tanrı Ganeça’ya imanın simgesi bir altıgenler sistemidir: ‘Doğan güneşin sıcaklığı ve ay ışığı ile dolu, çevresi dalgalı bir kare yüzeyde...meyveleri değerli taşlardan, çiçekleri elmastan, dalları mercandan, dört mevsimi birlikte yaşayan görkemli bir cennet ağacının altında –üç altıgenin altında ışıldayan, tek dişli fil başı ve kocaman karınlı gövdesiyle...ayakları aslan başlı lotüsten bir tahtta oturmuştur. (Prapancasara-Tantra).

Mudralar ya da ‘belirtiler’ ise parmakları birbirine geçirme yoluyla belirli mesajlar veren el hareketleridir; Çeşitli gizlici kurguların ilk adımlarını oluşturmuşlardır. Hindistan’da ve Hindistan dışında, kısmen Hindu esinini yansıtan mudralar topluluğunun belirlendiği Bali’ye dek, Brahman ya da Budha tantrizmi örneğindeki mudraların benzeri kurallar düzenlenmiş olmalıdır.”

(Hinduizm, Louis, Renou)