Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hinduizm'de Yoga'nın yeri...

“Terim ‘birlik’ (ve ‘kural’) anlamına gelir. Tekniğin hareket noktası fizyolojiktir: soluk alma ve verme )pranayama) aralığını ‘uzatma’yı kapsayan bir solunum denetimi. Bu egzersize, olumlu ile olumsuzun (yama ve niyama) kurallarını oluşturan ruhsal ve ahlaksal bir perhiz eşlik eder. Aşağıda anlatılan kurgu, evrensel ruh biçimini soluk olarak görmektedir.

Soluk, hareket ve duyum güçlerinin çekilmesinden sonra gelir. Ardından, birey, ya kendi bedenindeki ya da dıştaki bir nokta üstünde dikkatini yoğunlaştırır. Gerçek bir nesne olarak düşündüğü bir nesne yaratıp uzun süre meditasyon yapar. En yüksek evrede ise bir tür yarı-esrime durumuna ulaşır.

Burada, Yoga’nın amacı olan birleşme gerçekleşerek özne-nesne ikiciliği yok olur; yoğunlaşan düşünce nesne ile bütünleşmiştir. Bu durum samadhi, tam anlamıyla ‘yeniden göğe çıkış’ diye adlandırılır.

Yoga, sağlık ve tedaviye ilişkin temel amaçlarının dışında, önce insanüstü fizik güçler kazanma; sonra da, özellikle tam birleşme ile belirtilen aşkınlığa, mistik ustalığa ulaşma gibi çok ileri adımlar atmıştır. Bitkisel enerjiyi yoğunlaştırarak, iç yaşam alanlarının tümüne egemen olmayı amaçlayan bir bilinç, irade tekniğidir. Bu iki biçim altında, kuşkusuz, ruhsal açıdan seyrek rastlanan seçkinlere özgü, çok güç aktarılabilen bir yolu gösterir. Yöntem, erken dönemde Budizm aracılığıyla Tibet’e ve Uzakdoğu’ya yayılmıştır.”

(Hinduizm, Louis, Renou)