Burçların açıklamaları [Trıyarski, 1968, 127-152] ve çeşitli elyazmalarında bulunan farklı içerikli yedi küçük metin daha bulunmaktadır. Sank-Petersburg’ta M.E. Saltıkov-Şçedrin Devlet Açık Kütüphanesinde muhafaza edilen, Eski Ermeni dilinde yazılmış olan “Jitii svyatıh” (Velilerin hayatları) adlı elyazmasında, 1620’de Ermeni Kıpçakçasıyla yazılmış bir hatıra yazısı bulunmaktadır [Abdulin, 1971, 118-129]. Bugün kaybolduğu zannedilen aynı yazı Romanya’nın Gerla şehrinde bulunan dua kitabında da yer almaktadır [Garkavets, Hurşudyan, 2001, 600; Garkavets, 1993, 17].

6. Doğal bilimleri eserleri

Doğal bilimleri eserlerinden bugün sadece bir eser bilinmektedir. Bu eser 1626-1631’de A.Torosoviç’in “Taynı filosofskogo kamnya” (Filozof taşının     sırları) adlı eseri kimyasal ve birleşik problemlerle ilgilidir. Bu elyazmasında kimyasal deneyler, meyvecilik, eski ve orta çağ bilim adamlarının çalışmalarından notlar ve özetler verilmektedir [Garkavets, 1993, 18; Garkavets, Hurşudyan, 2001, 600].

Böylece görülüyor ki, Ermeni Kıpçakçasıyla yazılmış eserler çok geniş ve içerik olarak da çok çeşitlidir. Bu da onları XVI-XVII yy’ın Türk tarihinin ve Türk dili ve edebiyatının gerekli ve önemli kaynakları olarak kılmaktadır.

0.2.4. Kıpçakça Konuşan Ermenilerin Kullandıkları Alfabe

Türkçe, Göktürk alfabesinden itibaren, değişik dönemlerde Sogt, Uygur, Mani, Brahmi, Süryani, Arap, Grek, İbrani, Latin, Kiril alfabeleri gibi değişik alfabelerle yazılmış ya da yazılmaktadır. Türkçenin yazımında kullanılan alfabelerden biri de Ermeni alfabesidir. Ermeni alfabesi 5. yy’ın başlarında Mesrob Maştots tarafından oluşturulmuştur. M. Maştots’a Ermeni Apostolik Kilisesi’nin başı Aziz Sahak ile Rufanos adında bir Yunanlı yardımcı olmuştur. Ermeni alfabesi 31 ünsüz ve 7 ünlü olmak üzere 38 harften oluşmaktadır. Harfler birleşmeden soldan sağa doğru yazılmaktadır. Ayrıca, Ermeniler Ermeni harflerine rakam değerlerini de vermektedirler [bk. Alfabe]. Metinlerde rakamlar niteliğinde kullanılan harfler üstü çizgili olarak geçmektedir.

Ermeni alfabesinin Türkçe metinlerinin yazımında kullanılmasına XIV yy’dan itibaren yazma eserlerde, XVIII yy’dan itibaren de basma eserlerde yaygın olarak rastlanmaktadır. Türkiye’de ve Ermenilerin göç ettikleri diğer ülkelerde Ermeni harfli Türkçe eserlerin yayımlanması XX yy’ın ilk çeyreğinden itibaren giderek azalsa da 1960’lı yıllara kadar devam etmiştir [Pamukçiyan, 2002, XI].

Türkçe’nin Ermeni harfleriyle yazımı, Türkçe konuşan Ermeniceyi ya hiç bilmeyen ya da çok az bilen, Hristiyanlık inancına bağlı Ermeni nüfusla yazı yoluyla iletişim aracı olarak gelmiştir. Ermeni harfli Türkçe yazma ve basma eserlerin yayılması, din, tarih ve edebiyat alanlarında geniş bir literatürün oluşması ve pek çok gazete ve derginin yayımlanması ile açıklanabilir [Pamukçiyan, 2002, XI].

Türkçe’yi Ermeni alfabesiyle yazanlar Ukrayna-Polonya Ermenileri ile Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti tebaası Ermeni asıllı vatandaşlardır [Tekin, 1997, 110].  

Ermeni yazısı, Ukrayna Ermenileri tarafından batı tarzında kullanmaktadırlar. A. Garkavets’e göre, Ermeni Kıpçakçasıyla yazılmış metinleri doğru okuyabilmek için Ermeni transliterasyonu ve transkripsiyonu az da olsa yararlı olmaktadır. Alfabe, Ermeni Kıpçakçasının ünlü sistemini net vermediği gibi ünsüz sisteminin özelliklerini de tam olarak verememektedir [Garkavets, Hurşudyan, 2001, XXVI]. Bundan dolayı  A. Garkavets Ermeni Kıpçakçasıyla yazılmış metinleri Türk transliterasyonu ve transkripsiyonuna göre okumaktadır. E. Trıyarski, E. Schütz, Y. Daşkeviç gibi Türkologlar ise Ermeni alfabesinin transliterasyonuna göre okumaktadırlar. Biz de AB’ni Ermeni alfabesinin transliterasyonuna göre okuduk.

0.2.5. Kıpçakça Konuşan Ermenilerin Dini

Ermeni Kiliseleri Ukrayna’da Kiev, Lutsk, Vladimir şehirlerinde, Romanya’da Suçav ve Siret şehirlerinde faaliyetteydiler. Bu kolonilerin insanları Ermeni Grigoriyan dinine uyuyorlardı. 1363’te Lvov’da Ermeni piskopos kürsüsü çalışıyordu. 1383’te Kamenets-Podolsk’ta ise Kutsal Nikola Kilisesinin temeli atıldı.  Kilisenin inşaatı Kıpçakça soyadında olan Ermeni tüccar Sinan Hutlubey tarafından finanse ediliyordu. 1577’de yeniden inşa edilen Kutsal Nikola Kilisesinin duvarında temel taşlar bugün de görülmektedir. Ancak 17 yy’dan itibaren Ukrayna’daki Ermeni kolonileri giderek geleneksel dinlerinden uzaklaşıyorlardı [Garkavets, Hurşudyan, 2001, XVIII].

Bağımsız Ermeni idaresi Ukrayna’da bağımsız Ermeni Grigoriyan Kilisesiyle pek çok yönden bağımlıydı. Bu nedenle Polonya Katolik Patrikliği bu misyonda Vatikan’ın desteğine dayanarak, Lvov ve Kamenets Ermenilerini her türlü Rum-Katolik Kilisesinin tarafına çektiler. Lvov Ermeni Protestan papazı ve Lvov piskoposu Nikola Torosoviç bu işe çok emek vermişlerdir.

26 Nisan/6 Mayıs 1627’de Lvov Ermenileri piskopos Nikolas Torosoviç’le anlaşma imzaldılar. Bu anlaşma sonucunda onlar Nikolas Torosoviç’i kendi hiyerarı olarak kabul ettiler ve Rum-Katolik Kilisesiyle birliğini ilân ettiler. Kamenets-Podolsk Ermenileri daha uzun bir sure Nikolas Torosoviç’in politikasına direndiler, ancak daha sonra kabul etmek zorunda kaldılar. 1672-1692’de şehrin Türkler tarafından alınması sırasında Kamenets-Podolsk’ta hâlâ Ermeni Grigoriyan piskoposu İoann Berestoviç bulunuyordu. Kutsal Nikolas Kilisesinde Katolik geleneklerine göre ilk âyin 1 Kasım 1666’da Kamenets’te yapılmıştır. Ancak şunun da belirtilmesi gerekiyor ki, Kamenets ve Lvov kolonileri 1344’ten başlayarak Litonya prenslerinden ve Polonya krallarından alınan birçok ayrıcalık temelinde kendi kendini idare ediyorlardı. 1519’da kral I. Sigizmund, XII-XIII yy’da Mihitar Goş tarafından Lvov Ermenileri için hazırlanan “Sudebnik”, fermanıyla onaylandı. 1524’te “Sudebnik” Kıpçakçaya tercüme edildi ve Lvov ve Kamenets’te Kıpçakça şekliyle kullanıldı [Garkavets, Hurşudyan, 2001, XVII-XIX; 590; Garkavets, 1993, 9].

1444’ten 1734’e kadar Lvov’da aynı zamanda Ermeni Dinî Mahkemesi de faaliyetteydi. Bu mahkemeye, evlilik vb. gibi çeşitli dinî işlemler tabiî idi [Garkavets, Hurşudyan, 2001, 590].

0.2.6. Alġış Bitigi

Alġış Bitigi Ermeni alfabesiyle, fakat Kıpçakça yazılan bir eserdir. İlk sayfada belirtildiği gibi Alġış Bitigi’nin baskı tertibi Yovhanes Karmadanyents yardımıyla 27 Şubat (5 Mart) 1618’de (1061+551) başlamış ve son sayfada belirtildiği gibi 20 Mart (30 Mart) 1618’de (1067+551) kitabın baskısı tamamlanmıştır.

Alġış Bitigi dünyada yalnız Kıpçakça basılan ilk kitap değil, bu günkü bilgilerimize göre Türkçe basılan ilk kitaptır.

Adından da anlaşıldığı gibi bu bir dua kitabıdır ve “Hristiyanlar için düzenlenmiş dualar” (Bütün Hristiyanların duaları) diye geçmektedir. Bu da demek ki, bu kitap kendi Ermeni dilini bilmeyen, Kıpçakçayı ana dili olarak kabul eden Hristiyanlar için düzenlenmiştir.

Alġış Bitigi’nin İçeriği: Alġış Bitigi’nin içeriği mezmurlardan (Zebur’dan bölümler), İncil’den alınmış birkaç bölümden, Ermeni Kilisesi saat dualarından, şahsi dualardan, ilâhilerden ve Ortodoks inancının günah çıkarma açıklamasından oluşmakta ve şu şekilde sıralanmaktadır:

1.s. [Kimin için yazıldığı, kitabın adı, nerede, ne zaman ve kimin tarafından baskıya alındığı belirtilmektedir]

2. s. [Resim]

3-6. s. [İsa Peygambere İnananlara.]

7. s. [İsa Peygamberin öğrettiği “Rabbin Duası”]

8-10. s. [3. mezmur, Davut’un oğlu Avşalom’dan kaçtığı zaman yazdığı mezmur]

10-15. s. [88. mezmur, Karahanlıoğulları’nın mezmuru]

15-21. s. [103. mezmur, Davut’un mezmuru]

22-26. s. [143. mezmur, Davut’un mezmuru]

26-32. s. [Gece duası: Uyananlar, 1895, s. 91-94, Ermenice]

32-37. s. [Dua: Ey Yerin ve Göğün Yaratıcısı ...]

37-40. s. [6. mezmur, Davut’un mezmuru]

40-45. s. [32. mezmur, Davut’un mezmuru]

45-52. s. [38. mezmur, Anma sunusu için Davut’un mezmuru]

52-59. s. [102. mezmur, Zayıf düşünce derdimi Rab’be döken mazlumun duası]

59. s. [51. mezmura gönderme, s. 144]

60-61. s. [130. mezmur, Haç ilâhisi]

62. s. [143. mezmura gönderme, s. 22]

62. s. [Gökteki Babamız]

63-64. s. [Merhamet duası]

64-65. s. [Duaya giriş]

66-74. s. [Daniel 3: 26-45, Azarya’nın duası]

74-80. s. [Daniel 3: 52-88, Üç genç adamın ilâhisi][1]

80-82. s. [Luka 1: 46-55, Meryem’im ilâhisi]

82-86. s. [Luka 1: 68-79, Zekeria’nın Peygambarlik İlâhisi]

86-87. s. [Luka 2: 29-32, Şimon’un duası]

87. s. [51. mezmura gönderme, s. 144]

87-91. s. [148. mezmur, Davut’un övgü ilâhisi]

91-93. s. [149. mezmur, Davut’un övgü ilâhisi]

93-94. s. [150. mezmur, Davut’un övgü ilâhisi]

95-100. s. [Sabah duası: Yukarıdakine Hamdolsun (Şan ve şeref  Ulu Tanrınındır), s. 210-211, Ermenice]

100. s. [Kutsal Tanrı]

101-110. s. [Kişisel dua: Kral Manase’nin duası][2]

110-128. s. [Kişisel dua: Narses Şinarhali’den][3]

128-143. s. [Ortodoks İnancının Günah Çıkarma Açıklaması, 1895, s. 58-62, Ermenice]

144-149. s. [51. mezmur, Davut’un mezmuru Davut Bas-Şeva’yla yattıktan sonra Peygamber Natan kendisine geldiği zaman]

150-15. s. [Akşam duası]

152-155. s. [Akşam duası]

155. s. [111 sayfaya gönderme]

155-156. s. [ “Selâm ey Meryem!” ]

156-160. s. [Ambrose tarzında söylenen ilâhi]

160. s. [6. mezmura gönderme, s. 37]

160-163. s. [Beyimizin Vücudunu Götürürken...]

163. s.          [112. sayfaya gönderme]

163-167. s. [Ey Tanrım Sana Hamdolsun, 1895, s. 851-853, Ermenice]

167-168. s. [İlâhi]

168. s. [Kitabın nerede, ne zaman ve kimin tarafından basıldığı belirtilmektedir.]

Alġış Bitigi’nin Dili: Alġış Bitigi’nin dili yalın ve sadedir. Eserde geçen yaklaşık 1100 kelimenin yalnız 181 kelimesi yabancı kelimelerdir. Bu kelimeler Arapça (92), Farsça (56), Ermenice (123), Polonya (3) ve Slav (2) dillerinden geçmiştir. Eserimiz dinî bir eser olduğundan diğer dillerden geçen kelimeler çoğu dinî kelimeler ve  Peygamberlerin isimleri ile ilgilidir.

Bazı kelimeler İncil’den (Yisus, Maria, Ankya), bazıları Arapça ve Farsçadan  alınmış (din, sadaġa, frişda), bazıları Türkçe kelimelerle yapılmış (barını tutui), bazıları ise Ermenice ve Türkçe birleşik kelimelerden (*ọsdọvanyel bọl-, pare*ọs bọl-) oluşmuştur.

Bazı kelimeler ve terimler hem Türkçe hem de Arapça, Farsça ya da Ermenice kullanılmaktadır: alġışla- (T.) ~  *aybat‘la-(A.) “övmek”, ari (T.) ~  surp (Erm.) “Kutsal” vb.

Mesih, İsa, Meryem, Tanrı, Kutsal, ilâhi, peygamber gibi kelimeler hem normal hem de kısaltılmış olarak geçmektedir: surp~sp “Kutsal”; yisus~ys “İsa”; k‘risdọs~k‘s “Mesih”; saġmos~sġms “ilâhi”; markare~mrkr “peygamber”. Ayrıca, bazı kelimelerde, -lı* isimden isim yapım eki ve -mız, -nız, -ŋız çokluk 1. ve 2. şahıs iyelik eklerinde düz-dar ünlünün bazen yazıldığı bazen de düştüğü görülmektedir: ӯazı*~ӯaz*; alġış~alġş; *ılınma*~*lınma*; saġış~saġş; *anlı*~*anl*; ọġlanlı*~ọġlanl*; tarlı*~tarl* vb. [bk. Dizin].

Araştırmacılar, yazmalarda bu kısaltmaların yapılmasının yazımın hızlandırılmasıyla ilgili olduğunu düşünmekte, Ermeni Kıpçakçasının imlâ özelliği olarak kabul etmektedirler [Garkavets, Hurşudyan, 2001, XXI].

Göze çarpan özelliklerden biri Ermeni Kıpçakçasının Türk olmayan bir zümre tarafından ikinci bir dil olarak kullanılmış olduğu, birçok Slav ve Ermenice kelimelerini içine aldığı ve cümle yapısını bozduğu halde, Kıpçakçanın umumî olan kurallarını korumasıdır. Böylece Alġış Bitigi Kıpçak dil grubunun özelliklerini ve kelime hazinesi bakımından dikkate değer bir eserdir.

Alġış Bitigi’nin Ses Özellikleri: Alġış Bitigi’nde /a/, /e/, /ė/, /ı/, /i/, /o/, //, /u/ ünlüleri bulunmaktadır.

/a/, /ı/, /i/ sesleri için tek işaret kullanılmaktadır.

/o/ sesi için iki işaret (Օ օ, Ո ո) kullanılmakta. Ո ո (vo) işareti kelime başında vo-, kelime içinde -- okunmaktadır. 

/e/ sesi için de iki işaret (Է է, Ե ե) bulunmakta. Է է (e) işareti kelime içinde açık /e/,  Ե ե (yech) işareti ise kelime başında ўe-, kelime içinde kapalı /ė/ olarak okunmaktadır.

/u/ sesi için ayrı bir işaret bulunmamaktadır. /u/ sesi (ու wo+hyun) işaretlerinin birleşiminden oluşmaktadır.

/ö/ ve /ü/ sesleri için Ermeni alfabesinde her hangi bir işaret bulunmamaktadır. Bu nedenle Türkçe kelimeleri okumakta bazı zorluklar oluşmaktadır. /ö/ ve /ü/ sesleri Ermeni Kıpçakçası ile yazılmış metinlerde /o/ ve /u/ olarak geçmektedir. Alġış Bitiginde /a/, /o/, /u/, palatal /ä/, /ö/, /ü/ sesleri için de ( “öç” 109/10, k‘ọra “göre”1/7, ӯurak “kalp” 146/15 vb.)  kullanıldığından  yazılan şekillerin harf eksikliğinden mi böyle yazıldığı, yoksa telâffuzların mı verilmek istendiğini tespit etmek güçtür. Bu seslerin doğru değerlerinin tespitinde çoğunlukla kelimenin tarihî gelişim seyrinin bilinmesi önemlidir.

Alġış Bitigi’nde kullanılan ünsüzler şunlardır: /b/, /c/, // ,/ç/, /d/, /ʣ/, /f/, /g/, /ġ/, /h/, /*/, /j/, /k/, /k‘/,/l/, /m/, /n/, /ŋ/, /p/, /p‘/, /r/, //, /s/, /ş/, /t/, /t‘/, /ts/, /ts‘/, /v/, /w/, /y/, /z/. Türkçe kelimeler /c/, /f/, /g/, /h/, /j/, /l/, /n/, /p/, /p‘/, /r/, /ş/, /ts/, /v/, /z/ sesleri ile başlamaz. Tespit edebildiğimiz örnekler Alġış Bitigi’nde bu ünsüzlerle de kelimelerin varlığını ortaya koymaktadır. Ancak bu kelimeler ya yabancı kökenli ya da taklidî kelimelerdir (cıns (A.) “halk, ulus”, frişta (F.)“melek”, galacı (Erm.) “kelime, söz”, har (F.) “her”, joġovurt (Erm.) “halk”, lusaworiç (Erm.) “aydınlatan”, nahadag (Erm.) “şehit”, poşman (F.) “pişman”, p‘ọrtsank (Erm.) “belâ”, şaġawat‘ (A.) “şefkat”, tsatsum  (Erm.) “öfke”, vernadun (Erm.) “üst kat”, zından (F.) “zindan”, vay “vah”)

Ermeni Kıpçakçasında bazı ünsüzler için iki işaret bulunmaktadır. Bu ünsüzlerden biri ön damaksıl diğeri ise art damaksıldır ve ayrı işaretlerle verilmektedir. Ancak sağlam bir kaideye bağlı olmadan /k‛/, /t‛/ art damaksıl ünsüzler /k/, /t/ ön damaksılların yerine kullanılmaktadırlar. Örneğin, bir kelime iki şekilde yazılabilmektedir (kun ~ k‛un “gün”, ata ~ at‛a “baba”, kel- ~ k‛el- “gel-“, temir ~ t‛emir “demir” vb.). Bu da bize bir zorluk yaratmaktadır. Çünkü ünsüzün ne zaman ön damaksıl ne zaman da art damaksıl olarak kullanıldığı ayırtedilmemektedir.

Alġış Bitigi’nin Nüshaları: Kitabın tek nüshası bugün Leiden Üniversitesi Kütüphanesinde B.U. 878 G.9 no’da muhafaza edilmektedir. Toplam 172 (2+168+2) sayfadan her sayfa 15 (16) satırdan oluşmaktadır.

Alġış Bitigi’nin Üzerine yapılan çalışmalar: Eser bilim âlemine tanıtılmış, içeriği ve konusu hakkında bilgi verilmiş, ancak üzerine bilimsel çalışmalar yapılmamıştır.

Alġış Bitigi’ni bilim âlemine ilk olarak 1961’de ve 1962’de E. Schütz tanıtmakta, konusu, içeriği ve transkripsiyonu hakkında bilgi vermektedir [Schütz, 1961, 123-130; 1962, 291-309]. Daha sonra 1963’te Y. Daşkeviç  “Armyanskoye knigopeçataniye na Ukraine v XVII v.” adli yazısında Alġış Bitigi’nden bahsetmektedir [Daşkeviç, 1963, 115-130].


 

[1] Daniel Kitabı’nın Yunanca çevirisinde kitaba eklenen başlıca üç metinden biridir. Daniel’in 3:23 ve 3:24 ayetleri arasına eklenen bu metin, Kral Nabukadnessar’ın kızgın fırına atmasından sonra Azarya’nın duasını ve üç genç adamın ilâhisini kapsamaktadır. bk. Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar, 2003, 173.

[2] Manase’nin duası güzel, kısa bir tövbe duasıdır. Bu duanın Yahuda’nın kötü kralı Manase’ye ait olduğu bilinmektedir. bk. Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar, 2003, 324.

[3] Narses Şinarhali’nin bir tövbe duasıdır. [bk. Üçal, Tanrıyla Baş Başa Dua, 1997, 34]

devamı