|
|
Phuvus “Phuv ‘toprak’ ve manuš ‘insan’ sözcüklerinden oluşmakta. Bunlar, vücudu sık kıllarla kaplı ufak, çirkin yaratıklar olup yerin altındaki şehir ve köylerde yaşarlar. Genelde iyi yürekli ve minnettardırlar, ancak kadınları kaçırmaktan da hoşlanırlar. Yaşamları, kara bir Tavuk’un yumurtası içinde saklıdır. Eğer yumurta suya atılırsa, Phuvuš ölür ve bir deprem meydana gelir. Phuvušlar toprağın yüzeyine çıktıklarında ise, başlarındaki üç sırma Saç teli bir şapkayla örtülmediği sürece görünmez olur. Phuvušların vücudundan koparılacak bir kılla taşları altında dönüştürmek mümkündür. Isırgan otu Phuvušlarca kutsal kabul edilir, çünkü şehirlerine giden yolların girişini gizleyen büyük taşların etrafını bu otlar sarmaktadır. Toprağın yüzeyine çıktıklarında yanlarında bir kırmızı, bir de beyaz yumurta taşırlar. Kırmızı yumurtayla dokunduklarında, girişi kapayan taş yana çekilir; beyaz olanı ise bir güneş gibi parlayarak önlerinde yuvarlanır ve karanlıkta Phuvušlara şehirlerine giden yolu gösterir.134 Phuvušlar da tıpkı Nivašiler gibi Kadın Büyücüler’in öğretmenidir.135 Phuvušların ahşaptan yapılmış kaba figürleri birer büyü fetişi olarak kullanılır.136 Transilvanya ve Polonya’daki Çingeneler’e göre, Kukuja-Kavmi’nin atası bir Phuvuš’tur. 137 Ch. F. Payne’nin İngiltere’deki Çingeneler üzerine tuttuğu notlarda, Phuvušlar bir yer icini ya da cüce olarak betimlenmektedir. Onlara yalnızca, ıssız bölgelerde tek başına yolculuk eden kimseler rastlayabilmektedir."138
134 Wlislocki,
Volksglaube (Halk İnancı), s.29-30 |