|
|
Ölüler Ülkesi “Wlislocki’ye göre, Orta Avrupa’daki Çingenelerin Ölüler Ülkesi, Rüzgar Dağları’nda bulunmaktadır (Dağ Kültü).130 Transilvanya’daki Çingenelere göre bir ölü, ancak vücudu çürüdükten sonra ölüler diyarına doğru yola çıkabilir. Ruh, bu yolculukta birbirleriyle çarpışan dokuz dağın yanından geçmek zorundadır. Ardından yolunu bir yılan keser ve sonra buz gibi bir rüzgarın estiği on iki çölden geçilir. Bu sırada ölü, üstündeki elbiseleri ve çarşafı yakarak, bu soğuk rüzgardan korunmaya çalışır. Bir insanın öte dünyadaki yaşamı, onun ölümlü dünyadaki yaşamının aynısıdır.131 Hangi kavimlerde rastlandığına ve ne ölçüde bir bütün oluşturduklarına hiç değinmeden- M. Block daha başka bilgiler eklemiştir. Ölüler Ülkesi’nin bir dağın üstünde bulunduğu ve dokuz beyaz Köpek tarafından korunduğu biçimindeki tasarımı, M. Block herhalde Wlislocki’den devralmıştır. O da bunu, bir insanın Ölüler Ülkesi’ne yaptığı yolculuğun anlatıldığı bir masalda betimlemektedir.132 Daha başka bilgiler ise, M. Block’un kendi araştırmalarına dayanıyor görünmektedir: İki ay boyunca karanlıkta yapılan bir yolculuğun ardından, ölünün karşısına çıkan insan eti yiyen kara derili imparatorun sarayı; üzerinde insanların yaşadığı dünyanın bir ucunda yer alan ve içinden geçerek ölüler diyarına ulaşılan delik; tıpkı at gibi nallanmış ve bir arabaya koşulmuş olan iki horoz; Ölüler Ülkesi’ne gidecek olanlar yolculuğa bu arabayla çıkmak zorundadır.133 Yaşayan bir insanın, Ölüler Ülkesi’ne yaptığı yolculuğun ele alındığı hayal ürünü bir betimleme Zanko’da da mevcuttur (Proroe ve İlia).”
130 Worship
of Mountains (Dağa Tapınma), s. 57.
|