Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

Kurt İle Koç

Adıge Pşisexer, s.44.

Anlatan: Aşşıne Ahmed Aslançerıy oğlu, Halhekhuaye Köyü.

 

İri yarı güçlü kuvvetli, kocaman bir koç otlayıp duruyormuş ormanın kıyısında. Birden, nereden geldiği belli olmadan, kocaman bir kurt bitivermiş önünde. Koçun, kaçmak şöyle dursun kımıldayacak yeri yokmuş.

“İyi günler, güzel koçum benim” demiş kurt.

“Sağol” demiş koç, ama korkudan gözleri fırlayacak gibi olmuş yerinden.

“Seni çok beğeniyorum. Harikasın. Ama şu iki koca boynuzun var ya, onların neye yaradığını bir türlü anlayamıyorum. Sahi ne işe yarar şu boynuzlar, yenmezler içilmezler. Oysa onlar da kuyruğun gibi olsa ne iyi olurdu değil mi?”

Koç kendini biraz toparlamış:

“Hey, kurt! Deli misin sen? Bu benim boynuzlarım var ya, bana güç veren onlardır. Onların içindeki içeceği içersen iştahın öyle bir artar ki, bir öğünde benim gibi iki koç bile yiyebilirsin” demiş.

Kutrun ağzının suyu akmış ve merakla sormuş:

“Peki bu si nasıl içilir?”

“Kolay” demiş koç, “tam karşıma geçer, boynuzumu ağzına alır, emerek içersin”.

Kurt, pek heveslenmiş ve koçun dediği gibi, tam karşısına geçip, boynuzu emmeye niyetlenmiş.

Koç da sıkı durup, bekliyormuş. Aç gözlü kurt tam karşısına gelip koçun boynuzunu emmeye uzanmış. Koçun da beklediği tam böyle bir anmış. Birden saldırmış, boynuzlarını kurdun gövdesine saplamış, akılsız kurdu savurup atmış, boylu boyunca yere sermiş. Koç, akıllı ve soğukkanlı olabilmenin yararını görmüş. Sevinmiş, otlamaya devam etmiş.

(Çerkes Masalları, Türkçesi M.Yasin Çelikkıran-TEŞÜ, Kafkas Derneği Yayınları, 2001)