|
|
|
|
Basklılar’ın
Vaskonlar, Akitanyalılar, Gaskonyalılar’la ilişkileri “Merkez kavim, ana kavim Vaskonlar’dır. Bu kavmin adında hem Bask’ın hem de Gascon’un kökenini bulmak olasıdır. Vaskonlar genel olarak günümüz Navarrası’nda otururlardı. Her ne kadar 12.yüzyılda Fransız hacı Aimeri Picaud, Compostella’ya giderken yazdığı ünlü Codex Calixtinus’ta Basklılar’ın –Bascli Dağlarda, özellikle de kuzey yamaçlarda, Navarralılar’ın ise –Navarri- Pamplona Ovası’na doğru yaşadıklarını yazmışsa da bu, hiç kuşkusuz tarihin, önceleri özdeş olan olgular arasında zamanla farklılıklar yaratmış olmasındandır. Navarralı Visconlar’ın batı komşularının Varduliler olduğunu, onların da Caristiiler’le ortak sınıra sahip bulunduklarını daha önce de görmüştük. Bölgelerin tarihsel ve lehçesel (veya diyalektal) bölünmeleri, bu iki ‘halk’ta, Guipozcoalılar’la Viscayalılar’ın atalarını görmemizi sağlayabilir. Budunsal (veya etnik) ve dilbilimsel (veya linguistik) açıdan bunlar da Basklı’dır ama vaktiyle Vaskonlar’la özdeşleşmişlerdir. Hatta İspanyollar bu illerini Vascogadas yani Vaskonlaşmışlar olarak nitelemektedirler. Adı ne İber Dili’ne ne de ilkel Bask Dili’ne benzeyen Alava’nın kökeni ise bu kadar açık değildir. Caristiiler’in Varduliler’in ve Vasconlar’ın batı ve güney komşuları Autrigonesler’le Beeronesler’in adları kulağa Kelt Dili’nde gelmektedir. Bu da eski metinlerle arkeolojik bulguları doğrulamaktadır. Vascogadaslar’ın günümüzdeki isimlerine gelince, Bizkai hiç kuşkusuz Bizkar ‘omurga’ ile kökteştir –ki Dağ Doruğu da buradan gelir-, Guipuzko-a (G)iputz antroniminden türemiştir. Navarra ise –uzaktan uzağa- Bask Dili’nde Naba Ova’yı çağrıştırmaktadır. Pirene ötesi Vaskonya’nın sınırları böylece belirlendikten sonra geriye Pirene Berisi Vaskonya kalmaktadır ki burasıyla ilgili yorumlar varsayım düzeyine daha yakındır. Fakat bizce bu varsayımların inanılırlığı yüksektir. Sezar Akitanya’yı Kelt Ülkesi’nin yerine tanımladığı zaman aslında tarihçilerin ve dilbilimcilerin Gaskonya-Vaskonya diye adlandırmakta birleştikleri bölgeden söz etmiştir. Gaskonya Toprağı’nı, Garonne, Pireneler ve Tolouse’dan başlayıp Ariege’deki Port Boğazı’ndan geçen hat ‘Bu hat dilbilimsel Gaskonya’yı belirleyen eşsözcük (ya da izoglos)) eğrileri’nin en sıkı yumağını oluşturur) arasında kalan üçgen biçiminde bir alanın katılımıyla büyüyen Pireneler-Garonne-Okyanus üçgeni belirler ve demir çağının Hint-Avrupalı istilacılar sanki kendilerini ondan özenle sakınmışlar ve ısrarla çevrelerinden dolaşmışlar gibidir. Bu durumun dışında kalan tek örnek de bazı karışıklıkların açıklanabilmesine olanak sağlar: Protokeltler, yapısı belirsiz bazı Neolitik Çağ istilalarından sonra, Demir Çağı’nın ilk yarısında ülkeyi aşarak Hallstatt türü çeşitli tümülüsler yapmışlardır. Bunlardan, Kelt Bölgesi’nin, Gironde’un güneybatısında, Pireneler çevresinde ve Pireneler boyunca uçantısı olan ve İspanya’da özgün Keltiber Kavmi’nin oluştuğu Buch Ülkesi’nde (Bigorre’da Ger Yaylası’nda, Adour Havzası’nda, Aram Vadisi’nden Bask Ülkesi’ne uzanan yörenin yüksek noktalarında) çok vardır. G.Fabre’a göre daha belirgin bir şekilde Kelt olan Uzun Yüzlü Halstattlı tipinde olanların oluşturduğu ikinci dalga, birincinin Pirene berisi konumunu güçlendirmiştir. Yeradıbilim (veya toponimya) Kelt Varlığı’nı Aran Vadisi’nden (Salar-Dümum’dan Salardu ‘Alabalık Üssü’) Aragon’a ‘Viradünum’dan Berdün) kadar doğrulamaktadır. Ayrıca örneğin Ptlemaos da, günümüz Vascongadasları’nın tüm çevrelerinde hatta içeride bile Keltçe isimli yeradlarının varlığına değinir. Bu arada Antigonesler’le Beronesler’in de muhtemelen Kelt olduklarını hatırlatalım. Akitanya’nın budunsal (veya etnik) kimliğine dönecek olursak, Oksitan Lehçebilimi’nin (veya diyalektoloji) gösterdiği gibi dilbilimsel ölçütler (veya kirterleri) günümüzde artık tümüyle yeterli olduğu için, Gaskonya Ağzı’nın konuşulan Languedoc Ağzı’ndan ayrıldığı noktaları belirteceğiz (fonetikle yetineceğiz): 1.Eski zamanlarda f’den h’ye geçiş (filia>Gaskon Dili’nde hilha ‘kız’ Kastilya Dili’nde hija ama Languedoc Dili’nde filha gibi) 2. v sesinin yerini b’ye terk etmesi (Kastilya Dili’nde de böyledir; 3. n ve I için basit sessiz S çifte sessiz karşıtlığının korunması. Bu, burada ünlülerarası (veya seslilerarası çünkü yukarıda ünsüz değil sessiz kullandık, ya da entervokalik) n’nin düşmesi (Luna>Gaskon Dili’nde Lua ‘Ay’) sesliler arasında r’ye dönüşen Latin II ikilisine yapılan özel uygulama (bella>pera ‘güzel’, Langueedoc Dili’nde bela) ve Roman Bitişi’nde (-th yazılan –t ve –tch (bellum>beth ‘güzel’, Langueedoc Dili’nde bel) sonucunu doğurur. 4. nd ve mb gruplarındaki benzeşim (Intendutum entenut ‘anlaşıldı/duyuldu’ Langueedoc Dili’nde entendut- Katalanya Dili’nde segona ‘saniye’ < secunda – veya Galya Dili’nde Cumba-Coma ‘koyak’; aynı zamanda bkz. Katalonya Dili’nde coma fakat Langueedoc Dili’nde comba; ayrıca bkz. Kastilya Dili’nde paloma ‘güvercin’ < palumba. 5. İlk harf r olunca kuvvetle söylemlenen (veya telaffuz edilen) sesli (veya ünlü) öntüremesi (rota>arroda ‘tekerlek’, Langueedoc Dili’nde roda. Ayrımsal çizgilerin bu yoğun bütünlüğü muhtemelen Akitanyalılar’a özgü dilbilimsel (veya linguistik) alışkanlıklara işaret etmektedir. Elimizde onların dilinde yazılmış bir metin olabilseydi çok iyi olurdu (fakat yine de Gaskonya bölgesinin doğu yarısında, Soule’ün (Tardets) sınırlarından Lot-et-Garonne’un güneydoğusuna ve Gaskonya Ariege’ine (Saint-Girons) yayılmış bulunan Galya-Roma (veya Gallo-Romen) döneminden kalma yazıtlarda rastladığımız kişi ve Tanrı adlarından bir fikir sahibi olabiliriz. Bunlar arasında sayabileceğimiz Cison, Andere, Nescat ya da Sembe, Bihos gibi ögeler Bask Dili’nde gizon ‘adam’, andere ‘bayan, hanım’, Neskato ‘genç kız’, seme ‘oğul’, bihotz ‘kalp’ (bazı başka biçimler bu kadar saydam olmamakla birlikte aile bağı’na tartışma götürmez bir şekilde yine de olanak verirler: Aherbelste, Astoilun, Iluberrixo, Leherenn veya Tardets’in ünlü Herauscorritseh’si) gibi örnekmlere tıpatıp uyarlar. Yukarıda sözünü ettiğimiz ili-ilun- türevlerindeki Akitanya’dan birkaç yeradıbilimsel (ya da toponimik) temel öge daha sayalım: İspanyol Aran Vadisi’nin aran ‘vadi’ ile özdeş olması vb. gibi Bescarrose (40) (Fransa idari bölüşümüne göre vilayet numarası) da Bizkar’dan ayrılamaz. Bu arada Kelt öncesi (veya prekelt ve Prelatin9 yeradı soneki –os(se)) ve çeşitlerinin bütünüyle Gaskonyalı olduğunu belirttikten sonra yayılışlarından, Gers dışında, doğuda yeniden belirlemelerinden burada söz etmiş, benzer yön sonekleri –anum (Latince) ve –acum’u (Latinleşmiş Galya Dili) da anmış olalım. Yukarıda söz ettiğimiz sesçil (veya fonetik) çizgilerin çoğu Bask Dili’nde bir karşılık bulmuş veya ona bir karşılık sunmuştur: 1. Eski Bask Dili f’yi bilmez. Bu ses günümüzde sadece Latince ve Roman Dili’nden alınmış sözcüklerde vardır. İlk f’ler yerel ağızlarda ve p, b ya da m’li sözcüklerde kullanılmıştır. 2. 2. Bask dili öteden beri sadece b’yi bilmiştir. 3. 3. n için Anatem ‘ördek’ > Bask dili’nde Ahate, coronam>koroa, honorem>ohor vb. iken, yumuşak l r’ye dönüşür, Il de l olur: Voluntatem>borodate, castellum>gaztelu. 4. 4. Roman Dili’nde convitare>gomita ve bunun yanı sıra İspanyolca convidar, Fransızca convier (davet etmek). 5. Rota>errota ‘tereklek’, değirmen, regem>errege. Tarih, Sezar’ın Akitanyalı dediği insanların aslında Proto Basklı oldukları, büyük bir kısmının Romanlaşmayı kabul ettiği (günümüz Gaskonyası), en güneybatıdakilerin ise atadan kalma lehçelerine bağlılıklarını sürdürdükleri konusunda (günümüzdeki Fransız Bask Bölgesi) bu verilerle uyum içindedirler. Zaten Gaskonya’da Bask Bölgesi’yle sınırdaş bazı küçük dil alanları hâlâ bu iki yerel lehçeyle belirli yakınlaşmalar içerir: Örneğin Ossau, Aspe ve Baretous vadileri gibi seslilerarası (veya ünlülerarası) sağır kapantılı ünsüzlerin (veya sessizlerin) korunduğu bölgelerle bu ünsüzlerin burun sonrasında seslendirdiği (contata>candada, comperare>crombar, bkz. Gaskonya’nın geri kalanında cantada, crompar; Bask Dili’ndeki jende<Latince’de gentem, denbora ‘zaman’ <tempora, zeta ‘ipek’<Latince seta. Aynı olgulara Yukarı Aagon Bölgesi’nde Bask Sınırı’ndan Aran Vadisi’ne kadar olan yörelerde de rastlanır) bölgeler ve belki de Bask –va kastilya- dili gibi dört yerine üç açıklık dereceli bir ses sistemi kullanılan Deniz Gaskonyası (Landes) gibi...* * Kastilya Dili’nde f’den
h’ye geçişte kimileri Bask Dili’nin Roman Dili’ne bir etkisini görmektedirler.
Halbuki eski Kastilya kırallarının çevreleri hâlâ iki dil konuşurlardı.
Böylece Roman O ve E’sinin tıkalı vurgu konumunda (Mortem > Muerte,
Perdit > Pierde) dört açıklık dereceli bir dizgenin (sistem) üç
kademeli olana uyarlanması olan gerip ikili ünlüleşme açıklanmış olur. (Basklılar,
Jacques Allieres, İletişim Yayınları) |