Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kutlamalar, halk müziği, dans ve oyunlar

“Kutlamalar: Yılın ilk kutlamaları herhalde en renkli olanlardır. Bunlar, Maskeliler Geçidi’nin de yapıldığı Karnvallar’dır. Özellikle Soule’dakiler anılmaya değer.

Kılık değiştirmiş erkek çocuklardan oluşan iki alay (kortej) kurulur. Bunlardan birincisi at yelesinden süpürge ve kamçılarıyla Txerrero’dan, ardından da –eskiden Kuzular ve Ayı, daha sonra ise- Gethüzain’den tahtadan yapılmış büyüyebilir ‘makas’ıyla ‘Kedi’den, ‘Kantinci’den Kantiniera (Bir travesti), beline bağladığı hasır bir at kuklasını koşumlarından tutarak sallayan türbanlı merke karakter Zamalzain’den (Adı, ‘Atlı’ anlamına gelir) iğdiş edicilerden, Gethüzain tarzı giyimli dansçılar olan Küküllerok’tan, Marizalaklardan (Nalbantlar), bayraklı Ensenariler’den, Morizalaklar’dan (Nalbantlar), bayraklı Ensenariler’den (Alem), Jauna Eta Anderea’dan (Bey ve Hanım), (Çiftçi ve evin hanımı) ile müzikten oluşan ‘Kırmızı Maskeliler Alayı’dır.

‘Siyah Maskeliler Alayı’ daha basit insanlardan oluşur. Katılımcılar listesi değişebilmekle birlikte, çingeleneleri, bakırcıları (Kazancılar), bileycileri, bir doktoru, bir eczacıyı vb. bir siyah Txerrero ya da Zamalzain’i içerir. Kortej geçerken yollardaki seyircilerle boğuşma taklitleri yapar, tüm katılanlar bir engelin simgelediği köye temsili baskınlar düzenler sonra sıra danslara ve herkesin kılığına uygun bir rol oynadığı sahnelerin canlandırılmasına, (Zamalzain’in akrobatik (cambazca) Godelet Dantzası ‘Cam Dansı’ bu sırada yer alır) gelir ve kapanış balosuna geçilir.

Muhtemelen eski putperest geleneklerin bir devamı olan maskeli alayların kökeni ve anlamı hakkında duraksamalar (tereddütler) vardır. Mayıs Kraliçesi’nin (Maiatzeko Erregina) seçildiği –bunda hiçbir gariplik yok!’- Mayıs Bayramı’ndan sonra çok daha önemli bir bayram , Güneş, Su, Bitki tapınmaları (kültleri) gibi Hıristiyanlık öncesi kökenleri iyice bilinen Aziz Yahya (St.Jean) ya da gön dönümü kutlamaları gelir.

Gece yakılan çalı çırpı ateşinin üstünden atlanarak her türlü hastalık ve kötülükten kurtulunacağına ve korunacağına inanılır. Evler, kavak, dişbudak, akdiken ağaçlarının koruyucu dallarıyla süslenir; çeşitli kaynakların sularından içilerek, çiy sürünerek, nehirlerde yıkanılarak şifa aranır.

Genellikle yazın veya sonbaharda kutlanan, eskiden bazı panayır ve pazarlara denk getirilen Hamilik Kutlamaları herhalde önceleri bir tür ürün bayramı, hasat bayramı, bolluk bereket bayramıydı. Bu kutlamaların başlıca eğlencesi toplu Dans’tı. Yıl, külleri kutsal erdemlere sahip geleneksel odunun, daha sonra fırtınalı (sorunlu) günlerde işe yaraması için ya da tılsım olarak evin bir köşesinde yarı yanmış bir halde saklanmak üzere yakıldığı Noel kutlamalarıyla (Eguberri ‘Yeni Gün’, anlamı bilinmeyen Olentzari* veya Gabon ‘İyi Gece’, ‘Nochebana’yı açıklamaktadır) sona erer.”

*Bu, aynı zamanda Noel Kütüğü’nde ısınmak için bacadan indiği söylenen hem hoyrat hem de komik mitik bir yaratığın adıdır. İsa’nın doğumu simgelemek için başka Avrupa ülkelerinde de karşılığı olan bu tür bir habercinin seçilmiş olması, kış gündönümünün putperest bir ilahın Hıristiyanlaşmış şekli olabilir (J.Caro Baroja’ya göre).

(Basklılar, Jacques Allieres)