|
|
|
|
Hayvancılık“Önceleri Pirene Halkları’nın temel geçim kaynağıydı.
Mısır İhtiyar Kıta’da bilinmezken, bu etkinlik, dağlıları giderek daha
geniş alanları ormandan otluğa dönüştürmeye ve hayvanların ekili
alanlara zarar vermeleri bahasına serbestçe dolaşmalarına göz yummaya
zorladı. Bütün hayvancılık bölgelerinde olduğu gibi otlak
alanlarının kullanımı bir dizi gelenek ve yerel uzlaşmalarla belirlenirdi.
Otlak alanları ya bir köye, ya da vadi veya il olarak düzenlenmiş bir köyler
topluluğuna aitti. Bu tür toplu istifade hakları sınırları pek dikkate
almazdı. Bunları düzenleyen uzlaşmalara ‘Döküntü ve Geçiş Anlaşmaları’
denirdi. Mısırın gelişi bu düzeni altüst etti ve tarımda devrim yarattı.
Hayvanlar bu tahıl sayesinde ağıllarda beslenebilir oldu. Bu da sayılarının
hatırı sayılır ölçüde artarak halkın gereksinimlerini karşılayabilir düzeye
gelmesini sağladı. Fakat mısır, tüm sorunların çözülmesine yetmedi. Çobanlarla
çiftçiler toprak kavgasını 19.yüzyıla kadar sürdürdü. Kavgalar bazen kanlı dahi oldu. Birileri hayvanların
serbestçe dolaşabilmesini ve otlayabilmesini güvence altına almaya çalışırken
diğerleri de aksine tarlalarını büyütmek ve verimliliği artırmak
istiyordu. İspanya, iki taraf arasında kesin bir eşitlik ilkesi uygularken,
Fransa tercihini çiftçilerden yana kullandı -ki bu da şiddetli çatışmalara
yol açtı. Sonuç olarak, ortak alanların satılması veya paylaşılması
ancak çok uç durumlarda düşünülebildiği için, sürülerin serbest geçişe
hasattan sonra kaydıyla izin verilmesi yoluna gidildi. 18. yüzyılda sakinleşen ortam, ihtilalden sonra
Fransa’da yeniden bozuldu. Ortamın İspanya’da bozulması ise biraz daha
ileri bir tarihe sarkacaktı. Barış, ‘Kır Sendikaları’nın kurulmasıyla
(Fransa’da 1838) geri geldi.”
|