|
|
Balıkçılık ve avcılık“Somon ve alabalık gibi alabalıkgiller ülkenin nehir
ve çağlayanlarında pek çoktular. Yumurtlama zamanı Adour, Nive ve Saison
boyunca içerilere giren somonlar yoğun bir balıkçılık etkinliğine yol açıyorlardı.
Alabalık ise Pirene Oltacıları’nın her zaman tercih ettikleri bir tür
olmuştur. Deniz balıkçılığı önceleri kıyı halkının başlıca geçim
kaynağıydı. Açık denizde ağ balıkçılığı her zaman varolduysa
da, zıpkınla avcılık muhtemelen 9. ve11.yüzyıllarda Bask Kıyıları’na
akınlar düzenleyen (892 yılında Bayonne Piskoposu Aziz Leon’un kafasını
kestikleri söylenir) Vikingiler’den (Normanlar) öğrenilmişti. Böylece
Basklılar artık balıkla yetinmez oldu ve Gaskonya Körfezi’nin o zamanlar
bol olan, gözcülerin kıyının yüksek yerlerine kurulmuş Atalayesler’in
tepesinden farkederek dumanla haber verdikleri Küçük Balinalar’ını (Balaena
Biscayensis) avlamaya başladılar. Bu tür tükenmeye yüz tutunca 17.yüzyıldan itibaren
(Gerçek Balina) (B.Mysticetus) avlamaya, bunun için de uzaklara, Kuzey
Atlantik’e (Britanya Adaları), Newfoundland’dan geçerek (Buralarda Bask
mezar taşları bulunmuştur) Buz Denizi’ne ve Kanada’ya gitmeleri gerekti.
Bask Balina Gemileri, yaradılıştan denizci olan İngilizler ve Hollandalılar’ın
rekabetinden çok zarar gördü ve 17. yüzyılın ikinci yarısından itibaren
faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. Yalnız bu arada Newfoundland’da
Morina’yı keşfetmişlerdi ve onu avlamayı geçen yüzyıla kadar sürdüreceklerdi.
İspanya Kıyısı’nda yaşayan Basklılar uzun zamandan beri Bidasoa’nın
batısında bol bulunan Sardalya’yı da avlıyorlardı. Onları 1750’lerden itibaren, özellikle de 19.yüzyılda
Fransa tarafındakiler izledi. Tutulan balıklar Saint-Jean-de-Luz’daki çevik
Cascarotesler’e (Çingene kadınlar) satılırdı ve onlar tarafından başta
taşınan dolu sepetlerle yalın ayak koşar adım Bayonne’a kadar ulaştırılırdı. Avcılık’a gelince, en sevilen av hayvanı genellikle
Sare ve Etchalar gibi çok bilinen koridorlar’dan, Alduesler’den, Osquich
tepesinden kalabalık sürüler halinde geçerek dağları aşarken avlanan üveyik
(urzo, uso)’tir. Buralarda, ağaçlar arasında ya da kütüklerden yapılmış
yüksek kulelere (‘kapanlar’) saklanmış gözcü ve kışkışçılar
havaya ‘tablalar’ ya da yapay atmacalar atarak sürüleri alçaktan uçmaya
zorlar ve üzerlerine büyük ağlar atabilecekleri (Avcı Torbaları) dar geçitlere
yönlendirirler.” (Basklılar, Jacques Allieres) |