|
|
|
|
Liberal ayrıntı...“1.Aleksandr’ın 1801’de tahta çıkmasıyla birlikte
Rusya’da liberal bir dönem başladı; bundan, imparatorluğun Baltık
eyaletleri de yararlandı. 1802’de Letonya’da köylü gösterileri yapıldı.
Fransız Devrimi’nin yankıları buralara kadar ulaşıyor ve köylüler
baronları doğruyu kendilerinden gizlemekle suçluyorlardı. Köylülerin hoşnutsuzluğuna
bir de, o tarihlerde hüküm süren derin ekonomik bunalım nedeniyle soyluluğun
tatminsizliği ekleniyordu. Köylülüğün maddi durumunda bir iyileşmenin bütün
tarıma da yararlı olacağı düşüncesi kısa sürede yönetici sınıflar
arasında yandaşlar buldu. 1803’te Livonya Diyet Meclisi, yeni zihniyeti yansıtan
bir yasa taslağı hazırladı. Ertesi yıl Rus Hükümeti bunu ilan etti:
Serflik kaldırılmamıştı, ama artık köylüler ne satılabilecek ne de işledikleri
topraklardan atılabileceklerdi. Yükümlülükler yeniden belirlenmişti. Ancak, bir kez
daha hiçbir somut değişiklik olmadı. Bunun üzerine yeni karışıklıklar patlak verdi.
1809’da Petersburg Baltık soyluluğundan, köylülüğe dayatılan angarya ve
serflik külfetlerini yeniden derinlemesine ele alınmasını istedi. Köylü, yine de, geniş ölçüde senyöre bağımlıydı.
Artık kendi emeğini serbestçe tasarruf edebiliyordu, buna karşılık serflik
kaldırılırken köylü Tenureleri de (Feodalitede bir toprağın veriliş şekli;
bu toprağın kendisi, ç.n.) kalkıyor ve toprakların mülkiyeti senyörlere bırakılıyordu. Toprak, soyluluk tarafından köylülere çoğunlukla çok
zorlayıcı koşullarla kiralanıyordu. Sonuç itibariyle kırsal kesimde yaşayanların
durumunda hiçbir iyileşme olmuyor, bu da özellikle Letonya’da yeni
ayaklanmalara yol açıyordu (1838-1840). Litvanya’da 1.Aleksandr’ın önayak olduğu liberal dönem
özellikle din ve öğrenim alanında kendini gösterdi. Birbirini izleyen Rus
ilhakları sırasında başlamış olan Katoliklik’e karşı mücadele yavaşladı.
Aynı zamanda Adam Czartoryski de Vilnius Üniversitesi’nin başına
getirildi. Onun yönetiminde, Polonya-Litvanya kültürü yeniden serpilip gelişme
olanağını buldu. Rus varlığına karşı siyasal bir muhalefet yavaş yavaş
uyanmaya başladı. Resmen yazınsal, ama aslında açık bir siyasal amaç taşıyan
öğrenci dernekleri kuruldu. Vilnius’ta (Işık Saçanlar, Philarete’ler
vb.) Eski Polonya-Litvanya toprakları üstünde gizli örgütler
kuruldu. Bunların en ünlüsü, 1821’de Varşova’da Valerien Lukasinski
tarafından kurulan Ulusal Yurtseverler Örgütü idi. Zulüm uygulamalarına verilen ara kısa sürdü.
Yetkililer, bu yükselen Litvanya muhalefetine çok sert bir şekilde tepki gösterdi.
1824’den itibaren çok sayıda öğretmen görevden alındı. Öğrenci önderleri
tutuklandı, bazıları Sibirya’ya sürüldü. Polonya, 1830’da Rus yönetimine karşı ayaklandı ve
Diyet Meclisi Kıral Nikolay’ı tahttan indirdi. Büyük kargaşa Litvanya’nın
yanı sıra eski Polonya-Litvanya toprakları olan Podolya ile Volhinya’yı da
sardı. Ruslar buna çok sert karşılık verdi. Bu tepkinin başlıca üç mağduru oldu: Okullar, Katolik
Kilisesi ve soyluluk. 1832’de Vilnius Üniversitesi kapatıldı; öğretim üyeleri
Kiev’e nakledildi. Dini okullar kaldırıldı. Çok geçmeden ülkedeki çeşitli
yüksek öğrenim merkezleri de aynı sonu paylaştı. Rus Dili okullarda
zorunlu hale getirildi ve yalnızca Ortodoks dininde öğrenime izin verildi.
Katolik Kilisesi de bundan hem de fazlasıyla payını aldı. J.Meuvret’ye göre,
üç buçuk milyon Katolik 1830-1835 arasında Ortodoks dinine geçti.
1839’da, Unyat kilisesi sorgusuz sualsiz kaldırıldı; malları Ortodoks
Kiliselerine bağışlandı. Gerginlik, kırklı yılların ilk yarısında
biraz azaldı. Catikan’la bir konkordatum imzalandı. Polonya asıllı
soyluluk, kitleler halinde sürüldü. Meuvret’ye göre ‘Kasım 1831’de
Podolyalı 5 bin aile Kafkasya’ya gönderildi. Nisan 1832’de, çeşitli yönetimlerden
45 bin ailenin bir bölümü Güney Rusya’ya, diğer bölümü ise Volga bölgesine
gönderildi. Bu önlemler radikal bir sonuç verdi: ‘Ülke Polonyalılar’dan
kurtarıldı.’ Öğrenimde Rusça zorunlulğu, evlerde konuşulmaya devam
edildiği için Litvanyaca’yı değil, ama Lehçe’yi olumsuz etkiledi. Çoğu
Polonyalı olan Katolik din adamları ortadan kaldırılmıştı. Szlachta üyelerinin
kitleler halinde ülke dışına sürülmesi Litvanya’yı, Polonya’nın
siyasal etkisinden kurtardı. Aslında Rus tepkisi, Litvanya milliyetçiliğini, farkında
olmadan kışkırtıyordu. 1863’de Polonya’da başka bir ayaklanma meydana
geldi. Kaunas bölgesi dışında Litvanya pek kımıldamadı. Ele başların
hedefleri köylü kitlelerini pek ilgilendirmiyordu. Litvanya eylemcileri, bir kez daha Polonyalılar’dı. Sırasıyla
Muraviefi (yerli halk ona Asıcı diyordu) ve von Kaufmann adlı valilerin art
arda yürüttükleri baskının hedefi Polonizm’in kalıntılarını da
(Polonya Dili, kilisesi ve soyluluğu) ortadan kaldırmak ve doğmakta olan
Litvanya milliyetçiliğini daha başlangıcında öldürmekti. Kararlaştırılan önlemlerin en önemlisi hiç kuşkusuz
Latin harfleriyle basılı Litvanya dilinde yapıtların yasaklanması oldu.
1840’ta Rus yetkililerin Litvanya adını değiştirme kararı –artık
haritalarda Kuzeybatı Toprağı olarak geçiyordu- kültürsüzleştirme
politikasının etkili bir uzantısıydı. Kaynaşma Litvanya’da denetim altına alındı. Estonya
ve Letonya’da Germen dili konuşan Baltık Baronları’nın çıkarları ile
iyice germenleştirilmiş olan bir Rus sarayının çıkarları çakışıyordu.” (Baltık ülkeleri, Pascal Lorot) |