|
|
|
|
Juan Juanlar’a Gumilöv yorumu...“Jujanlar
(yazar öyle diyor, b.n.) mutasyon sonucu ortaya çıkmış bir halk değil
aksine Hun-Siyenpi etnojenez ‘artıklarından’ meydana gelmiş bir karışımdı. Umumi
dilleri Siyenpice yani eski Moğolca’ydı fakat muhtelif orijinlere mensup
olup, kendileriyle kaynaşan insanlara dokunmadıkları gibi, onlarla fazla
ilgilenmediler de. Kendilerine
katılmak isteyen kişinin, istilacı ve zalim fatih Tabgaçlar’dan nefret
ediyor olması yeterliydi. Böylece 5.yüzyılda Hang ve Hunlar’a muhalif ama
oldukça farklı yapılara sahip –ki üzerinde düşünmeye değer-
etnopolitik bir karışım meydana gelmiş oldu.” “Çin’deki
mağlup Siyenpi ve Hun boylarının kalıntıları olan cesur ve güçlü
insanlar Jujanlar bozkırda arz-ı endam etmeye başladılar. (S.195) Etnik
bütünlük cihetinden Jujanlar’ın belli ataları yoktur. Bu hanlığın
banileri farklı etnik kökenlere ait, Kuzey Çin’de ölüme mahkum edilmiş
kaçaklar veya çölde dolaşan kişilerdi. En güçlüleri çöldeki kaçakları
boysundurarak, yağmacılık yapmak suretiyle idame-i hayat eyleyen bir çete
kurmuşlardı. Onları
bir noktada Karaib Denizi’nde İngiliz filolarına saldıran korsanlara
benzetebiliriz. Kısacası etnos halinde büyümeyen, geri dönecekleri ana
vatanları olmayan ve komşu etnoslar tarafından parazit olarak kullanılan kişilerin
meydana getirdiği büyük bir konsorsiyum teşkil etmişlerdi. ... Jujanlar’ın
hakimiyet altına aldıkları halklara yaptıkları kötü muamele, sonunda
onları isyana sevk etti. Bu halklar arasında bulunan Türkler onları 552-555 yılları
arasında kılıçtan geçirerek, zulüm altında inlettikleri köleler ve çocukları
bağışladılar. Katı kurallara sahip Jujan hanlığının tarihteki bütün
seyri yaklaşık iki asırdır (360-555). (L.N.Gumilöv,
Hazar Çevresinde Bir Yıl, S.196-197) |