Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Juan Juanlar’a Gumilöv yorumu...

“Jujanlar (yazar öyle diyor, b.n.) mutasyon sonucu ortaya çıkmış bir halk değil aksine Hun-Siyenpi etnojenez ‘artıklarından’ meydana gelmiş bir karışımdı.

Umumi dilleri Siyenpice yani eski Moğolca’ydı fakat muhtelif orijinlere mensup olup, kendileriyle kaynaşan insanlara dokunmadıkları gibi, onlarla fazla ilgilenmediler de.

Kendilerine katılmak isteyen kişinin, istilacı ve zalim fatih Tabgaçlar’dan nefret ediyor olması yeterliydi. Böylece 5.yüzyılda Hang ve Hunlar’a muhalif ama oldukça farklı yapılara sahip –ki üzerinde düşünmeye değer- etnopolitik bir karışım meydana gelmiş oldu.” (S.122)

“Çin’deki mağlup Siyenpi ve Hun boylarının kalıntıları olan cesur ve güçlü insanlar Jujanlar bozkırda arz-ı endam etmeye başladılar. (S.195)

Etnik bütünlük cihetinden Jujanlar’ın belli ataları yoktur. Bu hanlığın banileri farklı etnik kökenlere ait, Kuzey Çin’de ölüme mahkum edilmiş kaçaklar veya çölde dolaşan kişilerdi. En güçlüleri çöldeki kaçakları boysundurarak, yağmacılık yapmak suretiyle idame-i hayat eyleyen bir çete kurmuşlardı.

Onları bir noktada Karaib Denizi’nde İngiliz filolarına saldıran korsanlara benzetebiliriz. Kısacası etnos halinde büyümeyen, geri dönecekleri ana vatanları olmayan ve komşu etnoslar tarafından parazit olarak kullanılan kişilerin meydana getirdiği büyük bir konsorsiyum teşkil etmişlerdi.

...

Jujanlar’ın hakimiyet altına aldıkları halklara yaptıkları kötü muamele, sonunda onları isyana sevk etti. Bu halklar arasında bulunan Türkler onları 552-555 yılları arasında kılıçtan geçirerek, zulüm altında inlettikleri köleler ve çocukları bağışladılar. Katı kurallara sahip Jujan hanlığının tarihteki bütün seyri yaklaşık iki asırdır (360-555).

(L.N.Gumilöv, Hazar Çevresinde Bir Yıl, S.196-197)