|
|
Fatımî yönetiminin diğerlerinden farkı neydi? “En parlak devrinde Fatımî idaresi, Mısır’da daha önce hüküm sürmüş idarelerden birçok bakımdan farklıydı. Başta yanılmaz imam, mutlak hükümdar, Allah tarafından seçilmiş bir aileye ilahi arzu ile geçen ırsi hakla hüküm sürüyordu. Merkezi ve hiyerarşik bir tarzda olan onun idaresi, dini, askeri ve bürokratik olmak üzere üç temele dayanıyordu. Bunlardan son ikisi, sivil bir memur olan ve halife tarafından tayin edilen vezirin idaresinde bulunuyordu. Dini kısım ise, siyasi bakımdan büyük nüfuz ve tesiri olan bir misyoner şefinin emrindeki muhtelif rütbelerdeki misyonerler hiyerarşisine dayanıyordu. Yüksek tahsil kurumlarının ve İsmailîye propaganda teşkilatının sorumlusu olan bu bölüm modern tek partili diktatörlüklerde partinin yaptığı işlere benzer faaliyette bulunmuşa benzer. Propaganda kısmı bu sıralarda Bağdat Abbasi halifesinin ismen idaresi altında bulunan doğu eyaletlerine tam bir ajan ordusu gönderiyordu. Bu propagandanın tesiri çeşitli şekillerde görülüyordu. Irak’tan Hindistan sınırına kadar uzanan bölgelerde tekrarlanan isyanlar bu İsmailî ajanlarının faaliyet ve tesirlerini göstermektedir. Aynı zamanda İslami fikir hayatı, radikal aydın kesiminin İsmailî Mezhebi’ne bağlı olduğunu birçok yolla göstermektedir. Arap Edebiyatı’nın en büyük şairlerinden Mütenebbî (öl.965) ve Ebu’l-Alâ el-Ma’arrî (öl 1057) İsmailî fikirlerin tesiri altında kalmıştır. Irak’ta İhvanü’s-Safâ, bir ansiklopediciler hareketini organize etmiştir. Bunlar o zamanki bilginin bütün dallarını içine alan elli bir kadar eser meydana getirdi. Bu eserlerde açık olarak İsmailî etkisi görülür. İhvânü’s-Safâ’nın eserleri Hindistan’dan İspanya’ya kadar her tarafta okunuyor ve daha sonraki yazarlar üzerinde büyük bir etki bırakıyordu. Bu eserlerin yayılması İhvânü’s-Safâ üyelerinin idaresindeki yarı gizli çalışma gruplarının çalışmalarıyla gerçekleştiriliyordu.” (Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.161) |