Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Babek İsyanı nasıl başladı?

“Bu isyanların en ciddisi, geniş bir sahaya yayılması, devamlılığı, teşkilatlanması ve bütünlük arz etmesi bakımından Babek’in (816-837) isyanıdır. Babek, askeri ve siyasi sahada dikkate değer yeteneklere sahipti. Taraftarlarını büyük çoğunlukla köylüler meydana getiriyordu; zira o, büyük arazilerin ve toprakların taksim edileceğini vaat ediyor ve vaadini de tutuyordu. Diğer bir Hurremiye Mezhebi’ne bağlı olan çağdaşı Mâzyâr, ‘köylülere, toprak sahiplerine hücum etmelerini, mallarını ve mülklerini yağmalamalarını emretti.’ Aynı zamanda basit bir köylü durumuna düşürülen ve eski günlerini hatırlayan Dihkanlar’dan ve İran’ın arazi sahiplerinden de yararlandığına ilişkin ipuçları vardır. İsyanın merkezi, coğrafyası Yakut’un devamlı isyan ve karışıklıkların bir ocağı olarak belirttiği Azerbaycan idi. Diğer taraftan Kürt ve İranlı unsurların bulunduğu İran’ın güneybatısını ele geçirdi; kuzeyde Hazar denizi kıyılarına, batıda Ermeniye’ye ulaştı. Babek’in bir ara Bizans İmparatorluğu ile, ortak düşmanlarına karşı ittifak yaptığı zannediliyor. Kuzey ticaret yollarının kavşağında bulunması onu İslam Devleti için korkunç bir hasım haline getirdi. Yedi yıl boyunca zafer ona gülümsedi. Me’mun’un dört kumandanını mağlup etti. Mu’tasım’ın 833 yılında halife olmasından sonra imparatorluğun emniyetini sağlamakta meydana gelen gelişme daha düzenli bir askeri harekata imkan verdiğinden Babekiler Azerbaycan’da tecrit edildiler ve hezimete uğratıldılar.”

(Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.148)