|
|
Dinde arayışların siyasi ve ekonomik nedenleri “Hem hükümet yapısında, hem de insanların duygu ve düşüncelerinde din ve devletin birbirinden ayrılamayacak bir şekilde iç içe olduğu bir toplumda din ve dini tartışma, modern dünyada politikanın oynadığı rolü oynamaktaydı. İtici gücü ne olursa olsun her hareket dinde bir maske değil, bu hareketi yöneten hırs ve tatminsizliklerin halkla ilgili ve sosyal terimlerle mecburi ve organik bir ifadesini arardı. Şüphesiz bazı istisnaları da vardı: Siyasi zayıflama sırasında saray ve askeri müdahaleler, iktisadi kriz esnasında da köylü isyanları ve şehirlerde karışıklıklar ortaya çıkıyordu. Bu hareketler yer yer görülüyordu; onların ani ortaya çıkışlarının zaman, yer ve şartları bakımından sınırlı oluşları ve genellikle kötü organize edildikleri dikkati çekiyordu. Çoğunlukla şahsi bir mahiyet taşıyorlardı. Her seferinde bir grup sosyal düzene karşı teşkilatlı bir meydan okuma şeklinde ortaya çıkıyor ve günümüzdeki bir siyasi partiye yönelindiği gibi bir dini mezhep de ifadesini buluyordu. Abbasi hilafeti başlangıçtan itibaren bu tip tehditlere karşı koymak zorunda kalmıştı. 752 yılında, daha önce Emevi Hanedanı’na bağlı olan Suriye’de bu hanedanın haklarına sahip çıkmak isteyen bir ayaklanma oldu, fakat kısa zamanda bastırıldı. Emevi partisi taraftarları bu hanedanın mesihi bir görünüşünden söz ederek Emeviler’in bir gün yeniden dünyaya dönerek adaleti tesis edeceklerine inanıyordu. Diğer taraftan çok geçmeden Şiiler, yerleşmesine yardım ettikleri yeni rejim tarafından aldatıldıklarını hayal kırıklığı içinde ilan ediyorlardı. Hz. Ali evladından Muhammed el-Nefs el-Zekiyye (temiz ruhlu Muhammed) halifelik iddiasıyla hükümete karşı gizli bir hareket hazırladı ve Kudüs7te kendisini mehdi ilan etti. Filistin’deki başarısızlığından sonra Medine’de tekrar ortaya çıktı, fakat mağlup edildi ve 762’de öldürüldü.” (Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.144) |