Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hariciler’in faaliyeti

“İslam öncesi düzeni arzulayan Hariciler’in faaliyeti bundan (teokratik muhalefetten, b.n.) daha tehlikeli idi. Bunların, Sıffîn hakem olayına karşı gelenler ve Allah’ın iradesinin gerçekleşmesinin silah yoluyla olmasını isteyen Ali taraftarlarından bir grup olduğunu yukarıda görmüştük. (bkz. önceki sorular, b.n.) Yirmi bir bin kişi ordudan ayrılmalarına rağmen Ali onları tekrar yerlerine dönmeleri için ikna etmişti, fakat dört bin kişi kısa süre sonra ondan ayrıldı. Bu durumda Ali onlara karşı harekete geçmeye ve 658’de Nehrevân Savaşı’nda onların büyük bir kısmını imha etmeye mecbur oldu. Harici hareketi başlangıçta tamamen dini idi, fakat zamanla kendilerinin seçtiği ve istedikleri zaman karşı gelecekleri bir halifeden başka bir otorite tanımayan saldırgan, anarşist bir muhalefet haline geldi. Ali’nin ölümünü takip eden yirmi yıl içinde Irak’ta, en şiddetlisi Yezid’in ölümünde olmak üzere birçok ayaklanma oldu. Hariciler7in başarısızlığı hareketin karakterinden ve aralarındaki çatışma ve düzensizlikten ileri geliyordu. Halife Abdülmelik tarafından Irak’ta ezildiler ve yavaş yavaş İran’a sürüldüler. Sekizinci yüzyılın başında hemen hemen bertaraf edilmişlerdi. Hariciler, aşırı bir tarzda ferdi düşüncenin üstünlüğü ve rızasıyla idarede İslam öncesi Arap idaresini temsil ediyorlardı. Akideleri, Araplar’ın tabii serkeşliklerinin dini hüviyet sayesinde sosyalleştirildiği, sistemleştirildiği, şiddetlendirildiği ve fanatikleştirildiği şeklinde tasvir edilebilir.”

(Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.107)