Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Muaviye Ali’ye nasıl davrandı?

“Muaviye, Ali’nin kendi yerine gönderdiği valiyi kabul etmemekle açıkça ona karşı çıktı. Harekete geçmek zorunda kalan Ali bir orduyla beraber Suriye üzerine yürüdü ve Mayıs 657’de Sıffîn yakınlarında Suriye birlikleriyle karşılaştı. Her zaman olduğu gibi bir netice elde edilemeyen görüşmeleri –ki, bu görüşmelerde Muaviye, Osman’ın katillerinin ortaya çıkarılıp cezalandırılmasını ve muhtemelen de onun halifelikten çekilerek yeni halifeyi seçmek için şura teşkilini istemişti- savaş takip etti. 26 Temmuz’da Ali’nin birlikleri zafer kazandı. Mağlup olan Suriyeliler tam zamanında Kuran sayfalarını mızraklarının uçlarına takarak ‘bu hususta Allah karar versin’ diye bağırarak yeni bir çareye başvurdular. Kuran’ın hakem olması hususunda yapılan çağrı, sadece Osman’ın katli meselesinde geçerli olabilirdi. Çünkü Kuran’da halifelik meselesinden doğan bir ihtilafa çözüm yolu bulabileceklerini ümit etmiş olamazlardı. Ali, bunda bir hile olduğunu açıkça gördü, fakat onun taraftarları arasındaki dindar grup Ali’yi ateşkesi kabule zorladı. Her iki taraf varılacak kararı kabul edeceklerini ilan etti. Muaviye kendisini temsile kurnaz görüşmeci ve davaya sadık Amr’ı tayin etti. Ali’nin taraftarları hakemin vazifelerini farklı bir şekilde yorumladıklarından halifeyi tarafsız olan Ebu Musa’yı hakem olarak kabule mecbur ettiler. Muaviye daha başlangıçta, üstünlüğü ele geçirmişti, zira Ali böylelikle bir halife değil, hilafet makamında iddia sahibi bir kimse durumuna düşüyordu. Hakeme başvurma keyfiyeti Ali’nin önüne kısa zaman sonra yeni güçlükler çıkardı. Taraftarlarından büyük bir grup bu hareketten memnun olmayarak isyan etti ve zor kullanılarak isyanları kanlı bir şekilde bastırıldı. Havâric (Hariciler) adı altında bilinen bu grup mensupları İslam tarihinde sık sık isyan edeceklerdir.”

(Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.91)