|
|
Ali’nin Kûfe’ye dönüşü “Basra’nın kısa süren işgalinden sonra bu şehrin halkının sevgisini kazanmayı başaramayan Ali Kûfe’ye döndü ve orasını kendisine merkez yaptı. Suriye hariç bütün İslam İmparatorluğu’nun hakimi olmasına rağmen taraftarlar ile din adamları arasındaki anlaşmazlıklar onun kudretini tehlikeye atıyordu. Muaviye, Suriye’de çok kuvvetli bir durumdaydı. Merkezi bir idarenin başında, itaatkâr ve birlik içinde bulunan bir eyalette hüküm sürüyordu. Bizans’a karşı yapılan gazalar esnasında askeri sanatı ve disiplini benimsemiş mükemmel bir orduya sahipti. Moral bakımından da Muaviye’nin durumu çok sağlamdı. Hak ve salahiyetleri de fazlaydı, zira bu vazifeye Hz. Ömer tarafından tayin edilmiş ve herkesin kabul ettiği son halife Osman da onu yerinde tutmuştu. Amcası Osman’ın intikamını almayı isteyerek Kuran’da bile teyit edilen Arap geleneğine göre hareket etti. Ali ve rakipleri arasındaki mücadelede tarafsız bir tutum takip etmiştir. Şimdilik halifelik makamı için hak iddia etmiyor, fakat adalet istiyordu ve halifenin katli meselesinde Ali’yi itham ederek kurnazca onun hak ve salahiyetlerine şüphe düşürüyordu. Muaviye bu hususta yalnız Amr b. els’e değil aynı zamanda Suriye’nin düzenli birliklerine de güveniyordu.” (Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.90) |