Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Mu’tasım dönemi tam bir Türk dönemidir!

“Mu’tasım halife olduktan sonra, Türk memlûkler edinmeye devam etmiş, Bağdat’da çeşitli kimselerin elinde bulunan Türk kölelerini satın almıştır. Mes’ûdî bu konuda ‘Mu’tasım etrafında dört bin kadar Türk askeri topladı. Bunları Türk cariyelerle evlendirdi. Bunlara ipekli elbiseler giydirdi.

Altın sırmalı kemerler kuşandırdı. Bunların kıyafetlerini diğer askerlerinkinden ayırdı. Ayrıca, Mısır, Yemen,... taraflarından askerler toplayıp onlara Mağâribe adını verdi’ der.

İşte bunun neticesi Bağdat’ta Türkler çok miktarda artmış, bunun sonucu Samarra kurulmuş ve Câhız ‘Manâkib Cund el-Hilâfe ve Fazâ’il el-Etrak adlı eserini yazmıştır.

Bu eserde hilafet ve İslâm devleti için Türkler’in taşıdığı önemi ortaya koymaya çalışmıştır. Onlara karşı olan muhitlere tutumlarının yanlış olduğunu göstermeye çalışmış, Türkler’in yüksek karakterini sergilemiş, bu konudaki fikirlerini büyük Arap kumandanlarından yapılan rivâyetlerle desteklemiştir.

Bundan sonra Samarra kurulmuş, Türkler’in hakim olduğu bu şehir hilafetin merkezi olmuştur. Bu Türk nüfuzu bazı dalgalanmalarla Ortadoğu bölgesinde Selçuklular’ın gelişine kadar devam etmiştir.”

(E.İhsanoğlu, R.Şeşen, Araplarla Türkler’in İlk Temasları, İki Tarafın Bakış Açısından Türk-Arap Münasebeti, s.23)