Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Araplar’a ait en eski kayıt hangisidir?

“Arabistan ve Araplar’a dair elimizde bulunan en eski tarihi kayıt, yarımadadaki birçok kavim ve bölgelerin ismen zikredildiği Tekvin kitabının onuncu bölümüdür. Bununla beraber, bu metinde Arap kelimesine rastlanmaz. Adı geçen kelime, ilk defa Kral 3.Salmanasar’ın küçük asi prenslerin bir ayaklanmasının Asur kuvvetleri tarafından bozguna uğratılışını anlattığı, M.Ö. 853 tarihli bir Asur kitabesinde ortaya çıkar. Asi prenslerden biri, müttefik kuvvetlere 1000 deve veren Gindibu Arabi idi. Babil kitabelerinde Aribi, Arabu ve Urbî adlarına sık sık rastlanır. Bu kitabelerin içeriği, çoğunlukla deve ve çöl menşeli diğer eşya olan vergilerin Aribi ülkesine yapılan seferleri anlatır. Daha sonraki kitabelerin bazılarına Aribiler’in ve onların develerinin resimleri eklenmiştir. Aribiler’e karşı girişilen bu seferlerin fetih savaşları olmayıp itaatten ayrılmış göçebeleri Asuriler’e tabiiyet vazifelerini yerine getirmeye zorlamak amacıyla yapılmış yola getirme hareketleri olduğu açıktır. Bunlar Asuri sınır ülkeleri ve ulaşım hatlarının emniyetini sağlamak gayesine hizmet ediyordu. Kitabelerdeki Aribiler Arabistan’ın kuzeyinde, muhtemelen Suriye Çölü’nde yaşayan göçebe bir kavimdi. Asur kayıtlarında ayrıca zikrolunan Güneybatı Arabistan’ın mamur yerleşik medeniyeti bunun dışında kalıyordu. Aribiler’in Tevrat’ın son kitaplarında bahsi geçen Araplar olduğu kabul edilebilir. M.Ö. 530’a doğru, Arabaya terimi çivi yazılı Fars vesikalarında görülmeye başlar.

Klasik Çağ’ın en eski kaydına Aiskylos’ta rastlanır. Bu yazar, Prometheus’ta sivri uçlu ok kullanan savaşçıların çıktığı uzak bir ülke olarak zikreder. Persler de, Kserkses ordusunun kumandanlarından biri olarak aı geçen Magos Arabos’un da Arap olması mümkündür. İtalia vb.’ne benzer şekilde Arabia yer adını, ilk defa, Yunan metinlerinde buluyoruz. Heredotos ve ondan sonra birçok Yunan ve Latin yazarları Arabia ve Arap terimlerini yarımadanın tamamına ve Güney Arabistan, hatta NÜ Nehri ile Kızıldeniz arasındaki Doğu Mısır Çölü dahil olmak üzere, kıtanın bütün halkına yayarlar. Şu halde, Arabia teriminin bu zamanda Sami Dili konuşan kavimlerin oturduğu Yakın ve Ortadoğu’nun bütün çöl sahalarına yayıldığı sanılır. Sarazen terimi de, ilk kez Yunan Edebiyatı’nda kullanılmıştır. İlk önce eski kitabelerde görülen bu kelimenin, Sina Bölgesi’nde yaşayan bir çöl kabilesinin adı olması muhtemeldir. Bu terim Yunan, Latin ve Talmudi edebiyatlarında genel olarak göçebeler için kullanıldı; daha sonra, Bizans’ta ve Orta Çağ Avrupası’nda bütün Müslüman kavimleri için kullanılır oldu.”

(Uygarlık Tarihinde Araplar, s.14, Bernard Lewis, Pegasus yayınları)