Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Daha geniş bir Arap tanımlamasına ne zaman geçildi?

“İktisadi hayatın gelişmesi ve Araplar’ın başlıca üretim faaliyeti olan fetih harplerinin sona ermesi neticesinde, fetihlerin yarattığı Arap askeri aristokrasisini bertaraf eden, ırk ve din bakımından homojen olmayan idareci ve tacirlerden oluşan yeni bir hakim sınıf meydana geldi. Bu değişiklik hükümet teşkilatı ve idareci zümresine aynen aksetti.

Arapça tek resmi dil ve başlıca idare, ticaret ve kültür dili olarak kaldı. Hilafetin birçok millete ve inanca mensup insanlar tarafından meydana getirilen zengin ve çeşitli medeniyeti, dil ve geniş ölçüde de üslup bakımından Arap idi. Bu medeniyetin çeşitli yönlerinin vasıflandırılması için Arap sıfatının kullanılışı, ‘Arap tıbbı’, ‘Arap felsefesi’ vb.ye hizmet edenler arasında Arap kökeninden gelenlerin nispeten az oluşu sebebiyle, çoğunlukla itiraza uğramıştır. Bu kültürün kurucularından pek çoğunun Hıristiyan ve Yahudi oluşu yüzünden, Müslüman sıfatı bile eleştirilmiştir. ‘İslami’ sıfat, din ve kavmiyetten çok kültür kavramını ifade ettiğinden, bu konuda tercihe değer görülür.

Bununla beraber, hilafet devri medeniyetinin aslı Arap vasıfları, sadece onu yaratan fertlerin ırki kökeninin incelenmesinin tahmin ettirdiğinden daha kuvvetledir. Kültür ve ırk kavramları arasındaki fark açıkça belirtildiği taktirde, Arap teriminin kullanılışı haklı sayılır. Diğer önemli bir konu da şudur ki, geniş manasında hilafet devrinin Arap medeniyeti bugünkü Araplar’ın toplumsal vicdanında ortak miras sayılır ve onların kültür hayatında yapıcı bir etki oluşturur.”

(Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.18)