|
|
|
|
“Bu bizim Kuranımız, sen Kuranını getir” diyenler kimdi?“Emevîler devrinde Horasan ve Sistan bölgelerinden başka,
batıda Irak ve Şam bölgelerinde Türkler’den meydana gelen mevlâ ve Memlûk
Türk birlikleri vardı. Ubeydullah, Ziyâd’dan sonra, Haccac’ın Vasıt’taki
muhafız birlikleri arasında Ferganalı Türkler’den bahsedilmektedir. İbn Kesîr’in Ebû Bekr b. Ebû Hayseme’den nakline göre,
Halife Abdülmelik bu Türkleri 698 yılında yalancı peygamber el-Haris b.
Abdurrahman’ın hareketinin bastırılmasında kullanmıştır. Fakat, bu sırada
Fergana henüz zaptedilmemişti. Bu bakımdan bu rivâyeti biraz ihtiyatla karşılamak
gerekir. Ebû Bekr b. Ebû Hayseme şöyle der: ‘Bize Abdüsselam Necdet el-Çuli haber verdi. Ona
Muhammed b. Mübarek, ona el-Velîd b. Müslim haber vermiş, el-Velîd,
Abdurrahman b. Hassan’dan naklen söyledi. Şöyle dedi: Dımaşk halkından
Yalancı Hâris ....ten şikayet için Nasriye halkından bir adam gelip Halife
Abdülmelik’ten ona karşı Türk askerlerinden bir birlik göndermesini
istedi... Sonra Haris, Halife Abdülmelik’in Ferganalı Türkler’den
oluşan bu askerlerine ... dedi. Bu askerler onu yakalayıp bağladılar. Haris
ise ‘Ben sapıttıysam kendim için sapıttım’... Türkler’e şöyle
dedi: Rabbim Allah’tır diyen insanı öldürecek misiniz? Onlar kendi
dilleriyle ‘Bu bizim Kuranımız sen Kuranını getir’ dediler. Onu Abdülmelik’e
götürdüklerinde, onun bir ağaçta çarmıha gerilmesini ve bir adama mızrakla
onu öldürmesini emretti. Adam da onu öldürdü.” (E.İhsanoğlu, R.Şeşen, Araplarla Türkler’in İlk Temasları, İki Tarafın Bakış Açısından Türk-Arap Münasebeti, s.15-16) |