Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Arap sözcüğünün etnik içeriği değişti mi?

“Bu arada Arap kelimesinin etnik içeriği de değişmekteydi. Egemenlik altına alınan kavimler arasında İslamiyet’in yayılışıyla birlikte Arapça da yayılıyordu. Bu oluş (yayılış b.n.) çok sayıda Arabın eyaletlere yerleşmesiyle hızlandı ve 10.yy.dan itibaren yeni bir egemen ırkın, yani Türkler’in gelişi üzerine, tabiiyet altına giren Arap fatihlerinin torunlarıyla Araplaşmış yerliler arasındaki fark bir anlam ifade etmez oldu. İran’dan batıdaki hemen bütün eyaletlerde eski yerli diller ortadan bilinerek, Arapça, konuşulan başlıca dil haline geldi.  Abbasiler’in son zamanlarından itibaren, Arap kelimesi, daha önceki gibi, Bedevi’den çok, bir sosyal terim oldu. Haçlılar Devri Batı vakayinamelerinin birçoğunda bu kelime yalnız Bedeviler için kullanılıp, Yakındoğu’nun Müslüman halk kütlesine Sarazen adı verilir. 16.yy.da Tasso,

‘Altri Arabi poi, che di soggiorno,

Certo non solo stabili ağabeytandi*’

(Gerusalemme Liberata, XVII 21)

derken, muhakkak ki bu manayı kasteder. 14. yy. Arap tarihçisi, bizzat Arap soyundan gelen bir şehirli olan İbn Haldun da Arap kelimesini bu anlamda sık sık kullanır.”

* “Başka Araplar da, yerleşik hayatın
Şüphesiz ki devamlı sakinleri değillerdir.”

(Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.18)