|
|
Arap sözcüğü Arapça’da ilk kez ne zaman kullanıldı? “Kelimenin Arapça’da ilk kullanılışına, Hıristiyanlığın çıkışından az önce ve az sonraki yüzyıllarda, Arap kavimlerinin güney kolu tarafından Yemen’de geliştirilen parlak medeniyetin kalıntıları olan eski Güney Arabistan kitabelerinde rastlanır. Bunlarda Arap, bedevi, çoğunluk da yağmacı manasına gelir ve yerleşik halktan ayırt edilmek üzere, göçebeler için kullanılır. Kuzeyde ilk defa, M.S. 4. yüzyıl başlarına ait olup daha sonra klasik Arapça haline gelecek olan Kuzey Arap Dili’nde yazılmış en eski kayıtlardan biri olan Namara mezar kitabelerinde rastlanmıştır. Nebati Aramı harfleriyle Arapça yazılı kitabe Bütün Arapların Kralı İmru’l-Kays’ın ölümünü ve hayattayken yaptığı işleri anlatır. Lakin, kitabedeki ibareler, iddia olunan hükümdarlık nüfuzunun Kuzey ve Orta Arabistan göçebelerinden daha öteye yayılmadığını göstermektedir. Yedinci yüzyıl başlarında İslamiyet’in doğuşuna kadar, Orta ve Kuzey Arabistan’da Arap kelimesinin kullanılışına dair gerçek bir bilgiye sahip değiliz. Hz.Muhammed ve çağdaşları için Araplar çöl bedevileriydi. Bu terim Kuran’da yalnızca bu manayı ifade edip, Mekke, Medine ve diğer şehir halkları için kesinlikle kullanılmaz. Diğer taraftan, bu şehirlerde konuşulan dil ve bizzat Kuran dili, Arapça olarak vasıflandırılır. Böylece, Arapça’nın en saf şekli, öz Arap yaşayış ve konuşma tarzlarını sadakatle korumuş bulunan Bedeviler’inki olduğu hakkında sonraki devirlerde yayılan fikrin tohumu ile ilk defa karşılaşıyoruz.” (Uygarlık Tarihinde Araplar, s.15, Bernard Lewis, Pegasus yayınları) |