|
|
Arab ve A’rab arasındaki fark nedir? “İslam tarihinin ilk devrinde, İslamiyet sırf bir Arap Dini ve Hilafet bir Arap krallığı iken, Arap terimi Arapça konuşanları, bir Arap kabilesinin soyca tüm üyesi olanları, kendisi yahut ataları Arabistan’dan gelenleri içine alıyordu. Bu terim onları, büyük fetihlerin Arap idaresi altına soktuğu İranlı, Suriyeli, Mısırlı vb. kütlesinden ayırt etmeye yarıyor ve Dar’ül-İslam dışındakiler arasında yeni hakim kavim için uygun bir ad olarak kullanılıyordu. Arap kelimesi ilk klasik Arap sözlüklerinde şu iki şekilde gösterilir: Arab ve A’rab. Sonuncusu Bedevi manasına gelir, ilkiyse yukarıda tarif edildiği gibi daha geniş manada kullanılır. Eğer doğruysa –ilk Arap sözlüklerinde birçok kelimenin sadece sözlük değeri vardır- bu fark bahis konusu devirde meydana gelmiştir. Daha önceleri mevcut olduğuna dair bir belirti yoktur; zaten, uzun zaman devam etmediği sanılır. Sekizinci yüzyıldan itibaren, hilafet yavaş yavaş bir Arap İmparatorluğu’ndan bir İslam İmparatorluğu’na dönüştü. Burada idareci sınıfta mensubiyet, kökenden çok, inanca bağlı bulunuyordu. Egemenlik altına alınan kavimler Müslümanlığı kabul ettikçe, İslamiyet Arap fatihlerinin milli ve kabilevi dini olmaktan çıkıp, o zamandan beri taşıdığı genellik vasfını kazanıyordu.” (Uygarlık Tarihinde Araplar, s.117-18, Bernard Lewis, Pegasus yayınları) |