|
|
Muhammed’in görevi ne zaman sona erdi? “Mekke’nin zaptı ve Kureyş’in İslam ümmetine katılmasıyla peygamberin hayatta vazifesi tamamlanmış oluyordu; ömrünün geri kalan yılında Hz. Muhammed ciddi bir faaliyete girişmiş görünmez. Son yılın en anlamlı olayı göçebe kabilelerinin Medine’deki yeni cemaate karşı gösterdikleri davranıştır. Kabilelerle ilişkiye geçişinde Hz. Muhammed şartları kendisi için tamamıyla gayrı müsait buldu. Teklif ettiği din onlara her hususta yabancı olup, şahsi istiklal aşkından ve yerleşmiş ahlak kaideleriyle ata geleneklerinin önemli bir kısmından feragatlerini gerektiriyordu. Bu güçlükleri anlamış ve geniş ölçüde bertaraf etmiş olması peygamberin devlet adamlığını ispatlar. Gerçek ve nihai gayesini teşkil eden Araplar’ın hidayete eriştirilmesi tam olarak başarılamadı; bugün bile bedevinin Müslümanlığı, hüküm vermeye yetkili olanlar tarafından biraz şüpheyle karşılanır. Hz. Muhammed’in Hicret’ten sonra güttüğü siyasetin ilk ve açık gayesi, kendi nüfuzunu Kureyş’in zararına yaymaktı. Bunu kabile telakkileriyle çatışmayı önleyerek sağladı; kabilelerle ilişkilerinde ilgiyi askeri ve siyasi meseleler üzerine toplayıp, dini ferdi Müslümanlığa Müslümanlığa geçmeye bırakmıştı. Hz. Muhammed’in kabilelerle yaptığı anlaşmalarda şartlar daima aynıydı; kabile Medine’nin hakimiyetini tanımaya, Müslümanlara ve onların müttefiklerine saldırmaktan vazgeçmeye, Müslüman dini vergisi zekatı ödemeye razı oluyordu. Bazı hallerde kabileler Medine elçilerini kabul etmeyi de yükleniyordu. Daha uzaktaki kabilelerle Hz. Muhammed eşitlik esasına göre anlaşma yapıyor ve böylece bunlar iyi niyetli bir tarafsızlık muhafaza ediyorlardı”. (Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.66) |