|
|
|
|
“Hep kötü sıfatlarla anılan şu rezil tipler”
kimlerdi? “Türk temsilcileri (Halife, b.n.) Müstaîn’in
taleplerini yerine getirmeyip Sâmerrâ’ya dönmeyeceğini anlayınca, 866 yılında
Mu’tez b. Câfer el-Mütevekkil’i hapisten çıkarıp onu halife yapmayı
kararlaştırdılar. Müstaîn ise hilafetten çekilerek Mu’tez’e biat etti.
Ancak Mu’tez bununla yetinmeyerek Türkler’in tahrikiyle, Müstaîn’e karşı
savaş açtı ve sonunda onu öldürttü. Çok geçmeden Mu’tez de Türkler’in kendisi üzerindeki
baskısından, memleketin bütün noktalarını kendi kontrollerine almalarından
rahatsız olmaya başladı. Mu’tez, kaba saba, gaddar ve katı olmaları sebebiyle Türkler’den
hoşlanmıyordu. Hatta onun bir defasında, birtakım görüş sahibi kimseleri
toplayıp şöyle dediği nakledilir: ‘Nifakları her tarafı saran şu çeteleri görmüyor
musunuz? Barbar, âsi ve hain olan, akılları ve hür iradeleri olmayan, yanlış
yapa yapa bunu güzel görmeye başlayan, sayıları çok da olsa azınlık
kalmaya mahkûm olan ve hep kötü sıfatlarla anılan şu rezil tipleri...’
” (Saîd Abdülfettâh Âşûr, Araplar ve Türkler Arasında
İlk Tanışma, Türk-Arap Münasebetleri, s.309) |