Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Halifeyi topuzla tartaklayıp kanlar içinde bırakanlar kimlerdi?

“Türkler, (Halife, b.n.) Mu’tez’in kendilerinden kurtulmak için planlar yaptığını sezince ikamet ettiği yerde yanına gitmiş ve onu ‘topuzlarla tartaklamaya başlamışlar. Halife’nin gömleği birçok yerinden yırtılmış, omuzları kan içinde bir vaziyette dışarı çıkarılmış ve çok sıcak bir havada güneşin sıcağına terk edilmiştir.

Bunun üzerine Mu’tez 868-869 yılının Recep ayında kendi isteğiyle hilafetten ayrılmış ve Mühtedî lakabıyla bilinen Muhammed b. Vasîk’e kendi yerine halife olması için gereken talimatı vermiştir. (Hicri 255-256, Miladî 868/869-869/870)

Hilafet makamından ayrıldığında Mu’tez’in Türkler’den tek isteği, öldürmeyeceklerine, kendi canı, malı ve çocuklarına dokunmayacaklarına dair güvence vermeleriydi. Mühtedî, Mu’tez ile Türkler arasına girip onları barıştırmak ve hilafette kalmasını temin etmek istemişse de, Mu’tez ‘Buna ihtiyacım yok, beni artık hilafete razı edemezler’ demiştir. Ama hilafetten ayrılışından altı gün sonra, hapsedildiği yerde o da öldürülmüştür ki, bu durum çağdaşlarını çok üzmüş ve hakkında uzun uzun mersiyeler söylenmesine vesile olmuştur. Bunların birinde şu beyitler yer alır:

‘Davrandı Türkler aldılar aşağı kinle,

Can feda yâri ettiler tahtından,

Zulümle, cefa ile öldürürken bile

Bulamadılar başka bir şey güzel ahlâk ve sabırdan

Bütün ipler şimdi Türk’ün elinde,

Âlemse ya duydu ya uydu öylesine!”

(Saîd Abdülfettâh Âşûr, Araplar ve Türkler Arasında İlk Tanışma, Türk-Arap Münasebetleri, s.310)