|
|
|
|
Halifenin annesi kime, niçin beddua etti? “Türkler’in, halkın mallarını müsadere etmeleri ve
bu hususta büyük bir açgözlülük örneği sergilemeleri, onlara olan
nefreti daha da artırmıştır. Zira herhangi bir kişinin azıcık bir mala
sahip olması, Türkler’in hedefi haline gelip malının müsadere edilmesi için
yeterli sebep idi. Türkler, iş başındaki halifeyi devirip öldürmeden önce
ondan çok şey isterlerdi; şayet onlara verecek bir şeyi olmadığını
telafuz edecek olursa, bir an önce işini bitirirlerdi. Tacir, memur ve daha birçok meslek sahibi olanlar da onların
bu yağma ve talanlarından kurtulamamıştır; kadıncağız, oğlu öldürüldükten
sonra Mekke’ye kaçmak zorunda kalmıştır. Bu annenin, Mescid-i Haram’da Kâbe’nin karşısında
şöyle dua ettiği nakledilmiştir: ‘Allahım, şerefime leke sürdüğü, oğlumu
öldürdüğü, dirliğimizi bozduğu, malımı elimden aldığı, beni vatanımdan
ettiği ve namusumu lekelediği için Salih’i (Türk asıllı Salih b. Vasîf)
rezil rüsva eyle!” (Saîd Abdülfettâh Âşûr, Araplar ve Türkler Arasında İlk Tanışma, Türk-Arap Münasebetleri, s.310) |