Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Türkler Bağdat’a getirilince şehir neden karıştı?

“(Halife Mu’tasım’ın satın alıp Bağdat’a getirttiği Türk köleler, b.n) Çok geçmeden sokakları Mu’tasım’ın getirttiği Türk kölelerle dolup taşmıştır. Bunların bedevî ve kaba saba olmaları, Bağdat halkını büyük ölçüde rahatsız etmiş, çarşı ve pazarlarda kendilerine karşı yaptıkları haksızlıklara karşılık vermeye başlamışlardır.

Hatta bazen halk hiddetlenip bazılarını öldürme yoluna kadar gitmiştir ki, bu durum Mu’tasım’ı pek huzursuz etmiştir.

Tarihçi Taberî Mu’tasım’ın Türk asıllı kölelerinin kendi soydaşlarını sık sık Bağdat’ın varoşlarında ölü vaziyette bulduklarını nakleder ve şöyle der:

‘Çünkü bu insanlar kültürsüz ve kaba saba insanlardı; hayvanlara biner, Bağdat sokaklarında cirit atar, kadın erkek demeden önlerine geleni tepeler, çocukları ezerlerdi.’

Bir başka tarihçi Mes’ûdî ise şöyle der: ‘Türkler, Bağdat şehrinde çarşı ve pazarlarda bindikleri atlarla halka eziyet ediyor, çocukları, zayıf insanları rahatsız ediyorlardı. Bu durum karşısında Bağdatlılar sinirlenip bunlardan birinin üzerine çullanıyor ve iyice pataklayıp ölüme terk ediyorlardı.

Bağdat halkının, Türk askerlerin kendilerine yaptığı zulümden şikayetçi olması üzerine, Mu’tasım onları emniyete almayı uygun görmüş ve bunlar için Sâmerrâ şehrini kurmuş ve Türk devlet adamlarıyla beraber bu şehre intikal ederek burayı hükümdarlığının yeni başkenti yapmıştır.”

(Saîd Abdülfettâh Âşûr, Araplar ve Türkler Arasında İlk Tanışma, Türk-Arap Münasebetleri, s.303)