Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Halife Mu’tasım Samarra’yı neden kurdu?

“...(tarihçi) Taberî şöyle bir rivayet nakleder: Mu’tasım bir defasında bineği üzerinde bayram namazına giderken, önüne yaşlı bir insan çıkar ve ona, ‘Ey Ebû İshak’ diye seslenir. Korumalar derhal adamı sille tokat susturmak isterler ancak Mu’tasım duruma müdahale eder ve adama ‘Ne derdin var amca’ diye sorar. Adam şu cevabı verir: ‘Sana komşuluk hakkımızı helal etmiyoruz, bu konuda seni Allah’a havale ediyoruz; şu yabani adamlarını getirip aramıza yerleştirdin; çocuklarımız yetim, kadınlarımız dul kaldı, erkeklerimizin soyu tükendi!’

İbn Tağrîberdi’ye ait bir başka rivayette, Bağdat halkının Türkler’den gördüğü zulüm canlarına tak edince Mu’tasım’a şöyle dedikleri nakledilir: ‘Bizden uzak dur, yoksa sana savaş açarız!’

Bunun üzerine Mu’tasım ‘Askerlerimin içinde sırf seksen bin zırhlı varken benimle nasıl savaşacaksınız?’ deyince, onlar, ‘Sana karşı gece oklarıyla –duayı kastederek- savaşacağız’ karışılığını verir. Bunun üzerine Mu’tasım ‘Allah’a yemin olsun ki, buna karşı koyacak gücümüz yoktur’ der ve işte bundan sonra Sâmerrâ şehrini kurmaya karar verir.”

(Saîd Abdülfettâh Âşûr, Araplar ve Türkler Arasında İlk Tanışma, Türk-Arap Münasebetleri, s.303-304)