|
|
Moğollar istilasından sonra... "Selçuklular'ın aksine Moğollar putperestlikte devam etti ve İslam'ın gelenek ve kurumlarına ilgi göstermediler. Zaptettikleri bölgelerde yaptıkları tahribat abartılı bir şekilde ifade edilmektedir. Tahribatın büyük bir kısmı askeri endişeler nedeniyle yapılmıştır. İstila hareketinin hemen sonrasında faaliyetlerini durdurdular ve İran'da onların idaresinde iktisadi ve kültürel bakımdan yeni bir devir başladı. Fakat Irak'ta Moğol istilasının ani etkileri sivil hükümetin yıkılması ve ülkenin iktisadi hayatının dayandığı sulama çalışmalarının durması şeklinde oldu. Merkezi iktidarın zayıflaması göçebe kabilelere akın yapma fırsatı verdiğinden durum daha da fenalaştı. Irak'ın ekonomik hayatına daha tehlikeli bir darbe onun merkezi İran'da bulunan bir Doğu imparatorluğunun eyaleti haline gelmesiyle vuruldu. Akdeniz bölgelerinden bir kum ve çelik engeliyle ayrılan ve aynı zamanda bağlı bulunduğu İran'ın gayretiyle doğuya açılan Dicle ve Fırat vadisi doğubatı ticaretinde artık bir geçit görevi görmüyordu. Şimdi bu geçit kuzey ve doğuya Türkiye ve İran'a, batıya, Kızıldeniz ve Mısır'a doğru uzanıyordu. Suriye ve Mısır bu badireden Eyyübi idaresinden doğan yeni rejim sayesinde kurtuldu. Eyyübiler her ne kadar köken itibariyle Türk değilse de Selçuklu idare tarzını benimsemişlerdi. İdareci sınıf Türk hassa birliklerinin oluşturduğu askeri otokrasi idi ve bunlar Eyyübi hükümdarlarını bile kontrol edebiliyordu." (Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.223-224) |