Türkler'in İslamiyet'e geçişi...
"On birinci yüzyıla doğru Türkler, yalnız esir
yahut satın alındıktan sonra askerlikteki kişisel kabiliyetlerinden dolayı
değil, aynı zamanda kendi hürriyetçi geleneklerine göre örgütlenmiş bütün göçebe
Türk boylarının göçleri sonunda İslam Dünyası'na girdiler. Çin'de bir fetret
devrini takip eden Sung Hanedanı'nın kuvvetlenmesi, bu ülkeye doğru yayılma
yolunu kapamış ve Orta Asya göçebelerinin batıya doğru yayılmalarına zemin
hazırlamıştır. Bu istilacı Türkler Oğuz boylarına mensuptu ve genellikle onları
yöneten askeri ailenin ismine izafeten Selçuklular diye isimlendirildiler.
Selçuklular 970 yılına doğru halifelik arazisine girdi ve kısa süre sonra
Müslümanlığı kabul etti. Bir müddet sonra İran'ın büyük bir kısmına hakim
oldular; 1055'te Tuğrul Bey Büveyhiler'i bozguna uğratıp Irak'ı Selçuklu
Devleti'ne katarak Bağdat'a girdi. Birkaç yıl içinde Selçuklular Suriye ve
Filistin'i zayıflamış olan Fatımiler'den ve mahalli hakimlerden temizledi;
Araplar'ın başarısızlığa uğradığı Anadolu'nun büyük bir kısmını Bizanslılar'dan
alarak burasını bir Türk ve Müslüman ülkesi haline getirdi.
Sünni Müslüman olan Selçukluları'ın Bağdat'ı alması, birçoklarına göre bu şehrin
Şii Kuveytliler'in boyunduruğundan kurtarılması şeklinde telakki edilmiştir.
Halifeler ismen hükümdar olarak kaldı; fakat büyük bir kısmı hilafetin
başlangıcından beri ilk defa tekbir otoritenin hükmü altında birleşen
imparatorluğun gerçek hakimleri,Bizanslıları ve Fatımileri mağlup eden Selçuklu
sultanlarıydı."
(Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları,
s.215)