|
|
İktisadi gerilemenin nedenleri nelerdi? “İktisadi gerilemenin nedenlerinden biri de hiç şüphesiz masraflar ve merkezi örgütlenmenin eksikliğiydi. Sarayın aşırı giderlerini, bürokrasinin çok şekilci olmasını genellikle iktidar için mücadele verenlerin davranışları sonunda her makam ikilemişti ve ayrıca ileri bir teknoloji ve hammadde kaynaklarının büyük ölçüde geliştirilmemesini de saymak gereklidir. Çok geçmeden mali kaynakların azalması idarecileri, yüksek memurlara ve askeri kumandanlara devlet hazinesinden ödeme yapmaya mecbur etti. Eyalet valileri, idare ettikleri bölgelerde mahalli askeri birliklerin ve memurların maaşlarını ödemek ve aynı zamanda merkezi hazineye bir miktar para vermek zorunda kalan vergi memurları durumuna düştüler. Çık kısa süre sonra bu valiler eyaletlerinde bağımsızlıklarını kazandı. Artık görevi onlarla anlaşmak olan halifeye sözde bağlı idiler. Avrupa’da Hıristiyan orduları İspanya ve Sicilya’yı istila ederek bu geniş toprakları Müslümanlardan aldı. Bu geniş istila hareketi yüzyılın sonunda Yakındoğu’ya Haçlılar’ın gelmesi sonucunu doğurdu. Berberiler’in Afrika’da, Fas’ın güneyinde ve Senegal-Nijerya bölgesinde yeni bir dini hareketi, Afrika’nın kuzeybatısının büyük bir kısmının ve İspanya’nın hâlâ Müslümanlar’ın elinde bulunan bazı bölgelerinin zaptıyla yeni bir imparatorluğun ortaya çıkmasına imkan verdi. Daha doğuda Hilal ve Süleym bedevi kabileleri şimdiye kadar yaşamış oldukları Yukarı Mısır’ı terk etti ve geçtikleri yerleri yağma ve tahrip ederek Libya ve Tunus’a saldırdı. 657 yılında Tunus’un eski merkezi Kayrevan’ı yerle bir ettiler. Kuzey Afrika’nın tahrip ve gerilemesini 7.yüzyılda Araplar’ın akınlarından çok bu istilaya atfetmek gerekmektedir. 14.yüzyılda, Arap tarihçisi İbn Haldun memleketinin harabeleri üzerinde çölün ve mamur arazinin yer değiştirmesi açısından muhtemelen ilk kez tarih felsefesini geliştiriyordu. İbn Haldun bu hususta şöyle demektedir: ‘Tunus’ta ve Magrip’te hicri beşinci yüzyılda (miladi 11. yüzyılın ortaları) bu memleketleri tahrip eden Hilal ve Süleym kabilelerinin geçişinden itibaren abidelerin, evlerin, çiftliklerin ve köylerin kalıntılarında da görüleceği gibi Siyah Afrika’dan Akdeniz’e kadar eskiden mamur olan bütün ovalar üç yüz elli yıl boyunca harabeler halinde kalmıştır.’ (Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.212) |