Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Müslümanlar Hıristiyanlık ve Musevilik’in mükemmel şekline sahip olduklarına inanıyordu

“Medeniyetlerin pek çoğu gibi Ortaçağ İslam medeniyeti de, kendi üstünlüğüne ve kendi kendine yeteceğine inanıyordu. Museviliğin ve Hıristiyanlığın vahiy zincirinin ilk halkaları olduğu peygamberlik vazifesinde, Hazreti Muhammed’in bu zincirin son halkası olması şeklindeki İslam’ın tarihi peygamberlik görüşü Müslümanlara Hıristiyan ve Museviler’i, kendilerinin tüm mükemmel şekliyle sahip oldukları inancına sevk etti. Roma İmparatorluğu’nun devlet dini olmadan önce asırlarca zayıfların ve zavallıların dini olan Hıristiyanlığın aksine İslamiyet daha kurucusunun sağlığında yayılan ve muzaffer olan bir toplumun rehberi oldu. İlk devirdeki İslam’ın büyük fetihleri müminlerin zihinlerinde, bir toplum eğer Allah’ın kanunlarıyla idare edilirse başarılı olacağı inancını doğurdu. Müslümanlar akıllı gayrı Müslimlerden çok şey öğrenebilir, fakat bunların geçerli olup olmadığı, ilahi vahyin ürünü olan ve bağlı olanların başarılarıyla sağlamlaştırılan şeriat mihenk taşına vurularak anlaşılabilirdi.”

(Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.204)