Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

İslam sanatı üzerindeki İran ve Çin etkileri

“İslam sanatları İran ve Çin etkilerine çok şey borçludur. Fakat süsleme ve el sanatlarında İslam medeniyetinin özgünlüğü ve özelliği çok açık bir şekilde görülür. Suriye’deki Emevi saray ve köşklerinin duvar süslemelerinde, kazılarda meydana çıkarılan avadanlıklar üzerinde, mısır ve Irak’ta bulunan eşyalarda Araplar’ın ilk zamanlar diğer medeniyetlerin sanat eserlerini –sanatkarlarını bile- nasıl aldıklarını, önce onları taklit ettiklerini ve sonuçta onları orijinal bir sanat içinde nasıl erittiklerini görebiliriz. Mesela Irak’ta ortaya çıkarılan dokuzuncu yüzyıla ait çanak-çömlek, gerek Bizans ve Sasani işçiliğini gösteren eserlerin, gerekse Çin’den ithal edilen modellerin tecrübeleriyle yeniden geliştirilmiş şekillerinin ortaya çıkardığı ürünlerin yan yana meydana getirildiğini gösterir. İslam sanatının en karakteristik ürünlerinden birisi olan meşhur cilalı kaplan, İran’dan İspanya’ya kadar bütün İslam alemine yayılmıştı. Aynı şekilde İslam İmparatorluğu’ndaki el sanatlarıyla uğraşanlar, gerek taklit ve gerekse tecrübe yoluyla dışarıdan aldıkları metal, tahta, taş, fildişi ve cam işçiliğini ve bunlardan daha çok tekstil ve halıcılık sanatını geliştirecek açık ve belirgin İslami yeni, ferdi ve karakteristik bir üslup yarattılar.

Fiziki bir bütün olarak kitabın adı, konusu, başı ve sonu olan sayfalardan meydana gelen bir bütün olduğu, daha sonra da bu bütünün resimleri ve süslü ciltleri bulunduğu fikri eski medeniyetlerden gelmişti. Başlangıçta edebi eserler sözlü ve nakletme geleneği sayesinde biliniyordu. Sözlü gelenek uzun süre yegane yayın aracıydı. Edebi eserlerin sayısı ve uzunluğu arttıkça yazılı metinlerin gereği hissedilmeye başlandı ve bir müddet sonra yazarlar müsvedde yaptırmaya, konferanslar için notlar almaya, sekreterlerine dikte ettirmeye ve bitirmek için kitaplar kaleme almaya koyuldu. Bu harekete sekizinci yüzyılda Orta Asya yoluyla Çin’den kağıdın getirilmesi yardımcı oldu, fiyatlar ucuzladı ve daha çok sayıda kitap yazıldı. Kültür hayatı üzerindeki bu yeniliğin etkisi, küçük bir ölçüde de olsa Batı’da basım işinin yayılması ile karşılaştırılır.”

(Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.200)