Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Ticaretin gelişmesinin toplumsal yaşama etkileri

“Ticaretin gelişmesi bu devrin düşünce ve edebiyatına aksetmiştir. Doğru bir tüccar, ideal ahlaki bir tip olarak bize takdim edilmektedir. Hz. Muhammed’e atfedilen hadislerde bu hususta şöyle denmektedir: ‘Kıyamet gününde namuslu Müslüman tüccar din uğrunda şehit olanların safında yer alacaktır.’ ‘Doğru tüccar kıyamet gününde Allah’ın tahtının gölgesinde yer alacak.’ ‘Tüccarlar dünyanın habercileri ve Allah7ın denenmiş kullarıdır.’ Zayıf bir ihtimal olmakla beraber Halife Ömer’in şöyle dediği ileri sürülüyor: ‘Dünyada ailem için ticaret yaparken huzur içinde öleceğim. Çarşıdan daha güzel bir yer yoktur.’ Ünlü Arap yazar Câhız, ‘Medhü’t-tüccar ve Zemmameli’s-Sultan’ adlı denemesinde, geçim aracı olarak ticaretin ilahi bir tasvibe mazhar olduğu, Allah’ın peygamberi tüccar topluluğu olan Kureyş arasında seçmesinden belli olduğunu ifade etmektedir. Devrin edebiyatı dürüst ve ideal tüccarın portresini çizdiği gibi ticarete para yatıracak yerler hakkında da bilgi verir: Mesela mücevher gibi yalnız zenginlerin alabileceği ve sınırlı bir talebe karşılık veren maddeler ile ancak belirli sayıda ve genellikle fakir olan âlimler sınıfına hitap eden kitaplara para yatırılmaması tavsiye edilir.Bu tavsiyeye pratik tecrübesi olan bir yazardan ziyade teori ile uğraşan birisinden gelmektedir, zira lüks, mücevherat ve süs eşyaları ilgili maddelerle uğraşan tüccarların o devrin en zengin ve itibarlı kimseleri olduğu bilinmektedir.”

(Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.132)