Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Abdülmelik’in ilk yılları

“İkinci savaş esnasında mücadele sahası bütün faktörlerin faal ve mevcut olduğu Irak’tı. Büyük bir önemi haiz ve tam anlamıyla gelişmiş olan Küfe buranın merkezi olup, birçok karışıklığa sahne olmuştu. Abdülmelik, halifeliğinin ilk yıllarını Araplar arasında düzeni yerleştirmek, hanedanın işlerini düzene koymak ve Bizans İmparatoru ile varılan anlaşma sayesinde kuzey sınırında barışı yeniden sağlamakla geçirdi. 690 yılına doğru isyancılara karşı harekete geçmek için hazırdı. Üç yıldan daha az bir zamanda kendisini onlara kabul ettirmeyi başardı.

Şimdi mesele yeni bir teşkilat kurmaktı. Meselenin kaçınılmaz hal çaresi, Suriye Ordusu’nun askeri gücüne dayanan ve bütün otoriteyi halifede toplayan daha geniş merkezileşmeydi. Abdülmelik’in halifeliği, doğunun eski tarzına göre bir otokrasi olmayıp, teokratik kalıntılarını ve Arap geleneğini değişikliğe uğratan merkezi bir monarşiydi. Onun hilafeti esnasında Arap tarihçilerinin ‘teşkilatlanma ve düzenlenme’ diye tanıttıkları devre başladı. Bu zamana kadar eyaletlerde tatbik edilen ve Bizans ile İran’dan alınmış olan eski idari sistem yavaş yavaş yeni bir Arap imparatorluk sistemiyle değiştirildi. Bunlardan birincisi resmi dilin Arapça olmasıdır. 696 yılında İslami Arap parası Bizans ve İran paralarının yerini aldı. Abdülmelik ve müşavirleri bir mali reforma girişti. Bu mali reform daha sonraki halifeler devrinde özellikle İslami vergi sistemi haline getirildi. Abdülmelik halefine sakin ve güçlü bir imparatorluk bıraktı. Bununla beraber esas meseleler askıdaydı.”

(Uygarlık Tarihinde Araplar, Bernard Lewis, Pegasus Yayınları, s.109)