Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Amerika Yerlilerinin Özdeyişleri

 

Unutmayın! Çocuklarınız sizin değildir, onları Yaratıcı’dan ödünç aldınız.

Atasözü, Mohawk Kabilesi

 

Kesin olarak inanıp kabul etmişizdir ki, çocuk Wakan Tanka’nın en büyük hediyesidir; samimi dualarımızın, adaklarımızın, vaatlerimizin karşılığı olarak gönderilmiştir.

Yüksek Kartal, Siyu Kabilesi

 

Doğum yapan her şey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği evrenin dengelerini erkekler de anlamaya başladığı zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır.

Lorraine Canoe, Mohawk Kabilesi

 

Bütün kadınlara dünya yüzündeki rollerini öğretmek Kızılderili kadının görevi olacaktır. Kadınlar dünyayı iyiye doğru döndürmek zorundadır, eğer bu işi yapmazlarsa geleceğimiz tehlikededir. Hangi ırktan, hangi renkten kadın olursa olsun, bu dünya üzerinde bizi etkileyecek her işin sorumluluğu kadınların omuzlarındadır.

Yet Si Blue, Tulalip Kabilesi

 

Etiniz ateşin üzerindeyken uyumaya gitmeyin.

Atasözü, Pueblo Kabilesi

 

Eski günlerde, kadın öğretmendi. Benim annem ve büyükannem bizim öğretmenlerimizdi. Yanlış bir şey yaparsak “Kimse öyle yapmaz” diye uyarırlardı. Biz de kendimizi akıllı sanıp “Eğer kimse yapmazsa ben yaparım” diye diklenirdik. Fakat işe yaramazdı, onların terbiye sistemi oldukça katıydı.

Büyükannemin bir sözünü hatırlıyorum. “Ateşin üzerine gitme. Yanarsın. Ateşin etrafını dolaşan birçok yol vardır”.

Margareth Hawk, Siyu Kabilesi

 

Çocuklarımıza gerçek nezaketi kelimelerin değil hareketlerin tanımlayacağı öğretilmiştir. Onlar asla yaşlılar ve misafirler ile ateş arasına geçip oturmaz, başkaları konuşurken konuşmaz, sakat ya da çirkin insanlarla alay etmez. Eğer bir çocuk düşüncesizce bunu yaparsa, ana babası yavaşça hatasını gösterip çocuğu uyarır.

Duyguları “af edersiniz”, yahut “pardon” ya da “Üzgünüm” diyerek ifade etmek gereksizdir, bizim dilimizde böyle sözcükler yoktur. Biz uygun olmayan bir iş yaptığımızda veya bir kazaya neden olduğumuzda “Wanunhecun” deriz; bu “Hata ettim” anlamına gelir ve olayın saygısızlık niyeti ile kasten olmayıp kaza ile meydana geldiğini göstermek için yeterlidir.

Bizim gençlerimiz nezaketin eski kurallarıyla yetişir. Şimdilerde âdet olduğu gibi, hep bir ağızdan ve sürekli konuşmaları hoş görülmez. Böyle konuşmak yalnızca kabalık değil aynı zamanda aptallıktır.

Yaşlılarımız çocuklarıyla konuşurken ellerini yere koyar. Derler ki: “Ana toprağın kucağında oturuyoruz. Biz ve yaşayan her şey ondan geldik. Biz geçiciyiz, fakat üzerinde dinlendiğimiz toprak ebediyen var olacak”. Bizler toprağa oturduğumuz ya da uzandığımız zaman, bütün çehreleriyle yaşamanın şuuruna yükseliriz.

Bazen kıpırdamadan oturur kırlangıçları, onların gayret ve hüner dolu çalışmalarını seyreder, düşünürüz. Bazen, yıldızlar grup grup ortaya çıktığında sırtüstü uzanır, göğe dalarız. Her nesne bir kişiliğe sahiptir, onlar yalnızca dış görünüş olarak bizden farklıdır. Bilgi bütün nesnelerin tabiatında vardır. Yeryüzü bir kütüphanedir; onun kitapları taşlardır, yapraklardır, çimenlerdir, çiçeklerdir, derelerdir, kuşlardır, hayvanlardır; tıpkı bizim gibi yeryüzünün nimetlerini ve külfetlerini paylaşan her şeydir. Bir tabiat öğrencisi ne öğrenecekse, bizler yalnızca onu öğrendik; o da güzelliği hissetmektir. Biz asla fırtınalar, ürkütücü rüzgarlara, dondurucu soğuklara, kara, çamura küfretmeyiz. Karşılaştığımız her şeye, gerekiyorsa daha fazla enerji ve dikkat harcayarak, fakat şikayet etmeden uymayı biliriz.

Yıldırım bize zarar vermez. Ne zaman çok yakınımıza gelse, çadırlardaki anneler ve büyükanneler ateşin üzerine bir sedir ağacı yaprağı koyar, onun tılsımlı gücü tehlikeyi bizden uzaklaştırır. Aydınlık günler de karanlık günler de Büyük Ruh’tan gelir ve biz ona yakın olmaktan zevk alırız.

Ayakta Duran Ayı, Siyu Kabilesi

 

Evine gelen her misafiri yorgun, üşümüş ve aç kabul et, ona göre muamele et.

Atasözü, Navajo Kabilesi

 

Dünyanın en özgür hayatını isteyen hangi delikanlı Kızılderili olmak istemez ki? Bizler tabiata en yakın öğrencileriz. Sizin kitaplarınızı çalıştığınız gibi biz de hayvanların alışkanlıkları üzerinde çalıştık. Halkımızın erkekleri birbirlerini denetim altında tutmayı, birbirleriyle rekabeti öğrendi.

Hiç kimse beş duyu organını bizden daha iyi kullanamaz. Duyduğumuz ve gördüğümüz kadar iyi koku alırız, gördüğümüz ve duyduğumuz kadar iyi hisseder, tat alırız. Tabiattan başka belleği tam anlamıyla geliştiren yer yoktur.

Küçük bir çocukken bana sessizlik, suskunluk aşılandı. Kızılderili karakterini şekillendiren en önemli özelliktir bu. Avcı ve savaşçı olarak bu en gerekli özelliktir.  Coşkunca eğlenceye hoşgörü gösterildiği zamanlar da vardır ama edebe uygunluk ve ciddiyet esastır.

Beyaz adam nasıl iyi bir avukat ya da hatta Amerika Cumhurbaşkanı olmayı düşlerse ben de çocukken cesur bir erkek olmayı düşlerdim.

Büyüklere, bilhassa yaşlılara saygıyı öğrendim. İzinleri olmaksızın, onların tartışmalarına katılmam, onların önünde konuşmam hoş görülmezdi. Kızılderilinin görgü kuralları oldukça katıdır. Örneğin, birbirimize doğrudan doğruya ve adımızla seslenmekten sakınmak da bunlardan biridir. Karşımızdakine “Sen ne düşünüyorsun?” diye sormayız. “Genç Kartal ne düşünüyor” deriz. Saygımızı göstermek üzere, şahısların adları yerine akrabalık sözcükleri yahut hürmet belirten sıfatları yeğleriz.

Ohiyesa, Siyu Kabilesi

 

Yalan söz dinlemek sıcak su içmeye benzer.

Atasözü (Kabilesi bilinmiyor)

 

Geçmişi öğrenmek ve davranışlarımızı ona göre ayarlamak önemlidir, dünya yüzündeki hayatımızın sigortasıdır. Ben bunu derim, benden önce gelmiş geçmiş insanlarım bunu dedi.

İgnatia Broker, Ojibway Kabilesi

 

Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun mokasenleri ile yürü!

Atasözü, (Cheyenne) Çeyen Kabilesi

(Mi Taku Oyasin, Kızılderili Hikmetleri, Ayşe Göktürk Tunceroğlu, Alfa yayınları)

 

 

Çocuklarınızla yemek yerken konuşun; söylediğiniz her şey siz göçüp gittikten sonra da hatırlarında kalacaktır.

Atasözü, Nez Perce Kabilesi

 

İsteklerinize değil, ihtiyaçlarınıza kulak verin.

Atasözü, Siyu Kabilesi

 

Çocuklarınızı da tıpkı ağaçlar gibi sulayacaksınız.

Atasözü, Hopi Kabilesi

 

Dağlar ile, taşlar ile, ağaçlar ile,

Bedenim ve kalbim ile,

Bir dili konuşur kelimelerim.

Bana yardım edin hepiniz

Tabiatüstü gücünüz ile.

Ve sen gündüz

Ve sen gece!

Hepiniz beni görün

Ben bu dünya ile birim!

Dua, Yokut Kabilesi

 

Taşlı bağın duaya değil, kazmaya ihtiyacı vardır.

Atasözü, Navajo Kabilesi

 

Yemekten önce yemeğe şükür için daima zaman ayırın.

Atasözü, Arapho Kabilesi

 

Kartala özen, çalıkuşuna değil!

Atasözü, Omaha Kabilesi

(Mi Taku Oyasin, Kızılderili Hikmetleri, Ayşe Göktürk Tunceroğlu, Alfa yayınları)